Sağlıklı beslenmeye başladınız, sebze tüketiminizi artırdınız, tam tahıllı ürünleri tercih ettiniz ve öğünlerinize baklagilleri eklediniz.

Ancak bir süre sonra karın bölgenizde şişkinlik, gaz ve rahatsızlık hissi yaşamaya başladınız. Peki, sağlıklı beslendiğimiz hâlde neden şişkinlik yaşarız?

Şişkinlik denildiğinde akla ilk olarak laktoz intoleransı ve gluten hassasiyeti geliyor. Süt ve süt ürünlerini tükettikten sonra şişkinlik yaşayanlar laktozdan, ekmek yedikten sonra rahatsızlık hissedenler ise glutenden şüphelenebiliyor.

Oysa şişkinliğin tek nedeni besin intoleransları değil. Hızlı yemek yemek, büyük porsiyonlar tüketmek, kabızlık, stres ve bağırsak hareketlerindeki değişiklikler de şişkinliğe neden olabiliyor.

Sağlıklı besinler de neden şişkinlik yapar?

Sindirim sistemimiz tükettiğimiz besinleri parçalayarak vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besin ögelerini emiyor. Sindirilemeyen bazı karbonhidratlar ise kalın bağırsağa ulaşarak burada yaşayan bakteriler tarafından fermente ediliyor.

Bu süreçte gaz oluşması oldukça doğal. Ancak gazın bağırsaklarda ilerleyişi ve kişilerin sindirim sistemi hassasiyeti, şişkinliğin ne kadar hissedileceğini etkileyebiliyor.

Özellikle nohut, mercimek ve kuru fasulye gibi baklagiller, brokoli, lahana ve karnabahar gibi sebzeler ile elma ve armut gibi bazı meyveler fermente edilebilen karbonhidratlar içeriyor. Bu besinler bağırsak mikrobiyotası için yararlı olmasına rağmen bazı kişilerde gaz ve şişkinliği artırabiliyor.

Sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri olan lif de tüketim miktarı aniden artırıldığında benzer şikâyetlere yol açabiliyor.

Uzun süredir az lif tüketen birinin birdenbire bol miktarda salata, baklagil ve tam tahıllı ürün tüketmeye başlaması bağırsakları zorlayabiliyor. Bu nedenle lif tüketimini kademeli artırmak ve gün içine yaymak önem taşıyor.

Çözüm bazı besinleri hayatımızdan çıkarmak mı?

Şişkinlik yaşadığımızda ilk yaptığımız şeylerden biri sütü, ekmeği veya baklagilleri beslenmemizden çıkarmak olabiliyor. Ancak her şişkinlik laktoz intoleransı ya da gluten hassasiyeti anlamına gelmiyor.

Örneğin süt ürünleri sonrasında şikâyet yaşayan bir kişide laktoz intoleransı söz konusu olabilirken ekmek tüketimi sonrasında yaşanan şişkinlik, buğdayda bulunan fermente edilebilir karbonhidratlarla da ilişkili olabilir.

Çölyak hastalığı ise glutene karşı gelişen bağışıklık tepkisiyle ortaya çıkan farklı bir durumdur. Bu nedenle yalnızca şişkinlik yaşadığımız için glutensiz beslenmeye başlamak doğru değildir.

Çölyak şüphesinde testler yapılmadan gluteni kesmek tanı sürecini zorlaştırabilir.

Baklagilleri uygun şekilde ıslatıp pişirmek, porsiyonları kişisel toleransa göre ayarlamak, yeterli su tüketmek ve yemekleri acele etmeden yemek şikâyetlerin azalmasına yardımcı olabilir.

Kabızlık da şişkinliğin önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle bağırsak hareketlerini destekleyen yeterli lif ve sıvı alımına, düzenli fiziksel aktiviteye ve tuvalet alışkanlıklarına dikkat etmek gerekir.

Stresin de bağırsak hareketlerini ve sindirim sistemi hassasiyetini etkileyebileceğini unutmamak gerekir.

Dyt. Berre Sude Mestan