Sağlıklı beslenme denildiğinde çoğu zaman kusursuz hazırlanmış tabaklar, her öğünde doğru seçimler ve hiç kaçamak yapmamak aklımıza geliyor. Oysaki sağlıklı beslenmek mükemmel olmak değil sürdürülebilir olmaktır.

Beslenmede en sık karşılaştığımız sorunlardan biri mükemmeliyetçi düşünce yapısıdır. “Bugün diyeti bozmayacağım” diye güne başlıyor sonra bir dilim tatlı yediğimizde bütün günün bozulduğunu düşünüyoruz. Ardından “Nasıl olsa bozuldu” diyerek daha fazla yiyor ve ertesi gün yeniden başlama kararı alıyoruz. Bu durum zamanla bir kısır döngüye dönüşüyor.

Asıl problem çoğu zaman yediğimiz bir dilim pasta değil o pastayı yedikten sonra kendimize yüklediğimiz anlam oluyor. Bir yiyeceği iyi ya da kötü olarak sınıflandırmak ve küçük bir kaçamağı başarısızlık olarak görmek beslenmeyle kurduğumuz ilişkiyi zorlaştırıyor. Çünkü hiçbir insan her gün her öğünde kusursuz seçimler yapamaz.

Mükemmeliyetçilik özellikle kilo verme sürecinde kişiyi sürekli kontrol altında hissettirebilir. Her şeyi doğru yapmaya çalışırken sosyal hayatımızdan uzaklaşabiliriz. Arkadaşlarımızla yemek yemekten çekinebilir doğum günlerinde pasta yemeyi sorun haline getirebiliriz. Bir süre sonra sağlıklı beslenmek hayatımızı kolaylaştıran bir alışkanlık olmaktan çıkar ve sürekli uymamız gereken bir kurallar listesine dönüşür.

Oysa önemli olan tek bir öğün değil genel düzenimizdir. Bir gün fazla yemek ertesi gün aç kalmayı gerektirmez. Bir tatlı yemek bütün haftanın emeğini silmez. Aynı şekilde bir gün sağlıklı beslenmiş olmak da uzun vadede dengeli bir beslenme düzeninin yerini tutmaz.

Bu nedenle beslenmede hedef yüzde yüz doğru olmak yerine çoğu zaman doğru seçimler yapabilmek olmalı. Bazen plan dışına çıkabiliriz bazen canımız farklı bir şey isteyebilir bazen de yoğun bir gün geçirip düzenimizi değiştirmek zorunda kalabiliriz. Burada önemli olan kendimizi suçlamak yerine bir sonraki öğünde normal düzenimize devam edebilmektir.

Çünkü sağlıklı beslenme bir sınav değildir. Her gün tam puan almak zorunda olduğumuz bir sistem de değildir. Esneklik sağlıklı beslenmenin karşıtı değil aksine sürdürülebilir olmasının en önemli parçalarından biridir.

Kendimize “Ya hep ya hiç” demek yerine “Bugün istediğim gibi olmadı ama bir sonraki öğünde devam edebilirim” diyebilmek beslenme alışkanlıklarımızı uzun vadede çok daha sağlıklı bir noktaya taşıyabilir.

Mükemmel beslenmek zorunda değilsin. İhtiyacın olan şey kusursuzluk değil sana ve hayatına uyum sağlayan dengeli bir düzen.

Dyt. Berre Sude Mestan