Zengin bir kişi, evinin balkonunda oturmuş, dışarıyı seyrediyordu.
Gözü, çöp kutularından yiyecek bir şeyler arayan yoksul bir adama takıldı.
İçinden, “Allah’ım! Sana şükürler olsun.
Beni onun gibi yoksul yaratmadın.” dedi.
Yoksul adam ise el arabasıyla götürülen engelli birini gördü.
Kendi hâline baktı, derin bir nefes aldı.
ve “Allah’ım! Sana şükürler olsun.
Hiç değilse yürüyebiliyorum.” diye dua etti.
Engelli adamın gözü, sirenleri çalarak yolda ilerleyen bir ambulansa takıldı.
Ambulans, bir hastayı hastaneye yetiştirmek için zamana karşı yarışıyordu.
Engelli adam da içinden, “Allah’ım! Sana şükürler olsun.
Ben en azından hasta değilim.” dedi.
Ambulanstaki hasta hastaneye ulaştırıldı.
Bir süre sonra gözleri, üzeri örtülü bir bedenin morga götürülüşüne takıldı.
O an kendi nefesini hissetti.
“Allah’ım! Sana şükürler olsun.
Ben hâlâ hayattayım.” diye geçirdi içinden.
Herkes, kendisinden daha zor durumda olduğunu düşündüğü birini görmüş ve sahip oldukları için Allah’a şükretmişti.
Peki, bütün bu insanların ortak noktası neydi?
Hepsi kendi hayatında şikâyet edecek bir şey ararken, aslında şükredecek ne çok nimete sahip olduklarını fark etmişlerdi.
Bu anlatımda Allah'a şükür etmeyen kimdi?
Sadece ölen kimseydi... ! ! !!
Sahip olduğumuz nimetleri sıradanlaştırıyor, elimizdekilerin kıymetini bilmiyoruz.
Başkalarının hayatlarına bakıyor, onların sahip olduklarına imreniyor, kendi hayatımızdaki güzellikleri görmüyoruz.
Oysa belki de bir başkasının hayalini kurduğu hayatı yaşıyoruz.
Sahip olduklarımızı değil, sahip olamadıklarımızı sayıyoruz.
En büyük yoksulluğumuz, cebimizdeki paranın azlığı değil; kalbimizdeki şükrün eksikliğidir.
Allah Kur’an’da buyuruyor;
“Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım.” (İbrahim, 14/7)
Kaybetmeden kıymet bilmiyoruz?
Şükretmek için başımıza bir felaket gelmesini bekliyoruz?
Gözümüz Kendimizden daha fazlasına sahip olanlarda?
Bugün bu satırları yazabiliyorsam, sen de okuyabiliyorsan, birbirimize bir söz ulaştırabiliyorsak ne büyük nimet…
Şikâyetlerimizin arasına biraz şükür…
Telaşlarımızın arasına biraz tefekkür…
İhtiyaçlarımızın arasına da başkalarının dertlerini sığdıralım.
Allah’ım! Bize verdiklerinin kıymetini bilmeyi, nimetlerini şükürle karşılamayı, darlıkta sabretmeyi, bollukta paylaşmayı nasip et.
Gözümüzü başkalarının sahip olduklarından değil, kendi nimetlerimizden ibret alacak şekilde aç.
Kalbimizi kanaatle, dilimizi hamd ile, hayatımızı iyilikle güzelleştir.