Cinayete ses çıkarmayan katilin suç ortağıdır.
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.
Susanlar vebalin ortağıdır.
Bizi aldatan bizden değildir. (Hz. Muhammed A.S)
“Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin.
Buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin.
Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin.
Bu ise imanın en zayıf derecesidir.” (Hz muhammed)
Bu metin bir ikazdır.
Tarih, çürümeyi görüp susanları da çürüyenlerle aynı sayfaya yazar.
Bize emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile ve istikbal göz göre göre eriyor.
Toplumlar bir günde yıkılmaz.
Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır.
Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz.
Bu olay çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti.
Helali haramı ayırmadan "köşeyi dönmek" marifet oldu.
İnsan değersizleştiriliyor.
Kadim değerlerle bağı bilerek koparılıyor.
Değerlerle bağı kalmayan insan orman kanununa tabi oluyor.
Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez.
Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur.
Fon krizinden imara, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma rüşvet ve yolsuzlukların suçluları ve sorumluları kim olursa olsun, hesap vermelidir.
Haysiyetin incindiği, mahremiyetin satıldığı, şiddetin alkışlandığı yerde susmayacağız.
Bu ihtarı duymayanlar, yarın çocuklarımızın sorusuna cevap veremeyecek.
İyiliği öğreteceğiz, yaşayacağız, yayacağız ve koruyacağız.
Geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız.
Fon olaylarından sonra;
Hüdâyi Vakfı tarafından bu açıklama yapıldı.
Diğer bir açıklamada İnsan ve değer hareketi derneğinden geldi.
Dernek: Toplumda İslami kimlikle tanınmak, dini söylemleri kullanmak, iktidara yakın olmak veya manevi değerlerden söz etmek, hiç kimseye bir dokunulmazlık kazandırmaz.
İnanç, çıkarlarımızı korumak için kullandığımız bir örtü değil.
Çıkarlarımızla çatıştığında dahi bağlı kalmak zorunda olduğumuz temel ölçüdür.
Son olarak da İnsan ve Medeniyet Hareketi derneği de
“Müslüman kimliğiyle tanınan kişilerin hakka, hukuka ve ahlaka aykırı davranışları, yalnızca kendi itibarlarını değil, İslam’ın toplum nezdindeki itibarını da zedeler”. Şeklinde açıklama yaptılar.
Çok uzun olduğu için bu açıklamaların bir kısmını aldım.
Araştırdığım kadarı ile bunların dışında hiçbir kurum, kuruluş, Cemaat ve STK açıklama yapmadı.
İslami vakıf dernek cemaat ve STK’ lar bu olayları görmezden geldi.
Haksızlık karşısında konuşması gerekenler neden sustu?
Hükümetle ters düşmeyelim diye mi?
Menfaatlerimiz zarar görmesin diye mi?
Elimizdekileri kaybetmeyelim diye mi?
Yoksa sıra bir gün bize de gelir korkusuyla mı?
Gibi… gibi… sebepler olabilir.
Başka bir ifade ile
Tarafını susarak belli ettiler.
Sebep ne olursa olsun, hakikat suskunluğa kurban edilemez.
Bir davaya bağlılık, yanlış yapanı korumak değildir.
Bir yapıyı sevmek, onun hatalarını örtmek değildir.
Üç maymunu oynayanlar şunu unutmasın:
Görmemek, gerçeği ortadan kaldırmaz.
Duymamak, hakikati susturmaz.
Konuşmamak da insanı ya da kurumu sorumluluktan kurtarmaz.
Küçük bir hatırlatma!
Allah görüyor. Allah duyuyor. Allah biliyor.
Selam ve dua ile…