50 kilo altın ve gizli evrak dolu çanta hepimizin gündemine bomba gibi düştü.
Sorular peş peşe sıralandı.
Telefonlarımız susmadı.
İnsanlar merak içinde…
Dünyada bundan çok daha değerli şeyler kayboluyor.
Üstelik onları arayan da yok!
Bizim kayıp valizimizde altın değil,
İnsanlığın en kıymetli hazineleri vardı.
Bir valiz altın kaybolduğunda kıyameti koparıyoruz.
Peki, insanlık kaybolurken neden bu kadar sessiziz?
Çünkü altının fiyatını biliyoruz.
ama insanlığın değerini unuttuk.
Asıl kayıp altın değil.
Asıl kayıp, insanın insana verdiği değerdir.
Kayıp ilanı hâlâ geçerli.
Ödül olarak para verilmeyecektir.
Çünkü aradığımız şeylerin hiçbirinin fiyatı yoktur.
Hepsinin bir değeri vardır.
Asıl kayıp, insanlığın kaybettikleridir.
Çünkü altının bir değeri var.
Çünkü altın para ediyor.
Kayıp olan insanlık para etmiyor.
Onu aramak için kim seferber olurdu?
Vicdanımız kaybolsaydı kaç ekip görevlendirilirdi?
Merhametimiz kaybolsaydı kaç ülke alarma geçerdi?
İnsanlığımızın izini süren özel timler kurulur muydu?
Peki, gerçekten kaybettiklerimizin bir listesini çıkarsaydık karşımıza nasıl bir tablo çıkardı?
Bir çanta dolusu altın için seferber olan insanlık, kendi içinde yitirdiği hazinelerin farkına varabilir miydi?
Gelin, şimdi hep birlikte o kayıp çantayı açalım. İçinde altın, para ya da mücevher yok. Her biri paha biçilemez, fakat zamanla birer birer kaybettiğimiz değerlerimiz var.
İşte insanlığın kayıp hazineleri ve hepimizin üzerinde düşünmesi gereken o kayıp listesi:
1 kg Vicdanımız kayıp.
1 kg Merhametimiz kayıp.
1 kg Adaletimiz kayıp.
1 kg İnsanlığımız kayıp.
1 kg Ahlakımız kayıp.
1 kg Dürüstlüğümüz kayıp.
1 kg Kul hakkına hassasiyetimiz kayıp.
1 kg Haya ve edebimiz kayıp.
1 kg Sorumluluk duygumuz kayıp.
1 kg Güvenimiz kayıp.
1 kg Hakkaniyetimiz kayıp.
1 kg Samimiyetimiz kayıp.
1 kg Sadakatimiz kayıp.
1 kg Ahde vefamız kayıp.
1 kg Vefamız kayıp.
1 kg İnsafımız kayıp.
1 kg İnsana verdiğimiz değer kayıp.
1 kg Paylaşma duygumuz kayıp.
1 kg Yardımlaşma ruhumuz kayıp.
1 kg Cömertliğimiz kayıp.
1 kg Hoşgörümüz kayıp.
1 kg Alçak gönüllülüğümüz kayıp.
1 kg Kanaatimiz kayıp.
1 kg Şükrümüz kayıp.
1 kg Sabrımız kayıp.
1 kg Emanete sahip çıkma bilincimiz kayıp.
1 kg Hakkı savunma cesaretimiz kayıp.
1 kg Doğruyu söyleme cesaretimiz kayıp.
1 kg Özeleştiri yapma erdemimiz kayıp.
1 kg Niyet temizliğimiz kayıp.
1 kg İhlasımız kayıp.
1 kg İnce ruhumuz kayıp.
1 kg Nezaketimiz kayıp.
1 kg Saygımız kayıp.
1 kg Dinleme yetimiz kayıp.
1 kg Empati kurma becerimiz kayıp.
1 kg Komşuluk hukukumuz kayıp.
1 kg Aile bağlarımız kayıp.
1 kg Dostluklarımızın samimiyeti kayıp.
1 kg Barışımız kayıp.
1 kg Huzurumuz kayıp.
1 kg Birlik ve beraberlik ruhumuz kayıp.
1 kg İsraftan kaçınma bilincimiz kayıp.
1 kg Zamanın kıymetini bilme duygumuz kayıp.
1 kg Ölçülülüğümüz kayıp.
1 kg Mahremiyet bilincimiz kayıp.
1 kg Özümüze bağlılığımız kayıp.
1 kg Umudumuz kayıp.
1 kg Kendimiz kayıbız.
“Her şeyimizi bir bir kaybettik.
Kaybettiklerimizin farkına bile varmadık.
Şimdi dönüp kendimizi arıyoruz.
Oysa belki de en başından beri aradığımız, kaybettiğimiz insanlığımızdı.”
Nereden geldiğimizi, neden yaşadığımızı, kime karşı sorumlu olduğumuzu unuttuk.
İnsanı yalnızca tüketen, kazanan, yarışan ve üstün gelmeye çalışan bir varlığa dönüştürdük.
Oysa insan olmak; yalnızca yaşamak değil, başkasının yaşamasına da değer vermektir.