İnegöl Yardım Derneği Başkanı ve İnegöl'ün eşraflarından Nida Menteş'in, bir grup cami imamıyla yaptığı sohbette kurduğu şu cümle günlerdir zihnimden çıkmıyor:

"Köyler ve mahalleler gezilecek, camilerin tuvaletleri temizlenecek, hijyen malzemeleri konulacak. Bunun için bir temizlik timi kurulacak."

İlk bakışta hayır kokan bir hizmet...
Ama biraz düşününce insanın içini acıtan bir gerçeğe dönüşüyor.
Bu, bir toplumun kendi mabedine bile sahip çıkamadığının itirafıdır.

Düşünebiliyor musunuz?
Allah'ın evinin tuvaletini temiz tutabilmek için özel ekip kurmak zorunda kalıyoruz.
Daha acısı ise şudur:
Kirleten de bizim insanımız...
Temizleyecek olan da...
Çocukluğumuzdan beri "Temizlik imanın yarısıdır." sözünü ezberledik.
bu hadis, cami tuvaletinin kapısına kadar geliyor; içeri giremiyor.
Evindeki tuvaleti pırıl pırıl bırakan insan, Allah'ın evindeki tuvaleti nasıl bu kadar pervasızca kirletebiliyor?

Çünkü mesele temizlik değildir.
Mesele karakterdir. Mesele edeptir.
Mesele, kimsenin görmediği yerde de Allah'ın gördüğünü unutmuş olmaktır.

İmamın görevi tuvalet temizlemek değil, gönülleri diriltmektir.
Belediye kiri temizler; ama kirletmeme terbiyesini hiçbir kurum öğretemez.

Asıl suçlu, aynaya baktığımızda gördüğümüz kişidir.
Çünkü bu sadece kir değildir.
Bu, kul hakkıdır. Bu, emanete ihanettir.
Bu, ortak mala yapılan saygısızlıktır.
Bu, Müslüman ahlakına yakışmayan bir vurdumduymazlıktır.

Çünkü kirlenen sadece tuvaletler değildir.
Kirlenen vicdanlarımızdır.
Kirlenen ortak yaşam ahlakımızdır.
Kirlenen medeniyet anlayışımızdır.

Namaz, insanı kötülükten ve çirkinlikten alıkoymuyorsa; geriye sadece şekil kalır.
İbadet, insanı temiz bırakmıyorsa, kirlenen yalnız zemin değildir; kalptir.

Utanma duygusunu kaybeden toplumlar önce mabetlerini kirletir.
Sonra sokaklarını... Sonra şehirlerini...
En sonunda da geleceklerini...

Asıl ihtiyaç duyduğumuz şey temizlik timi değil, ahlak seferberliğidir.
Çünkü medeniyet; arkanızdan birilerinin pisliğinizi temizlemesi değil, arkanızda tertemiz bir iz bırakabilmektir.
Önce aynaya bakalım.

Selam ve dua ile