Ekip, küçük bir insan grubudur; ortak çıkarlar, değerler ve tarih etrafında biçimlenirler. Günümüzde, iç paydaş kavramına önem vermeden ve çalışanların mutluluğunu sağlamadan, dış paydaşların mutluluğunu sağlamak mümkün değildir. Çalışanların mutluluğuyla beraber, ekip çalışmasını sağlamak işletmenin verimliliği açısından zorunlu duruma gelmiştir. Ekip üyeleri birbirlerine ve ekibin ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmalıdır. Ekip üyeleri sahip oldukları bilgileri “istif etmek” yerine başkalarıyla paylaşarak (bildiklerini ya da yapabileceklerini aktararak) birbirleriyle işbirliği yapmaya ve tüm ekip faaliyetlerinde birlikte çalışmaya istekli davranmalıdır. Ama hepsinden önemlisi, etkili bir iletişimin var olması için ekip üyelerinin birbirlerine saygı ve güven duyması gerekir. İçerideki iletişimin sağlıklı olmasını isteyen lider; çalışanlarıyla iç içe olmayı içine sindirebilmeli, mütevazi olmayı öğrenmeli. Takım içi iletişim kanallarını açmak için çaba gösteren bir lider, takım ruhu güçlü ve iletişim kurabilen bir ekibe sahip olur. Bir ekip lideri ekibiyle arasındaki tüm engelleri, becerebildiğince kenara kaldırmalı. Ekibinle beraber yemek yiyemiyor, oturup konuşamıyor, dertlerini paylaşamıyorsan beraberce üretemez ve yönetemezsiniz de.
Güzel fikirlerin devamlılığını sağlamanın en iyi yöntemlerinden birisi mutlaka ödüllendirmedir. İnsan yaptıklarının başardıklarının sonunu görmek ve birileri benim ne başardığımı görsün ister. TRT3 Meclis Televizyonu canlı yayına başlayınca konuşma yapan milletvekili sayısı üç kat artmış. Ekip çalışmasının tam olarak sağlanılabilmesi, çalışanların kafa yapılarına da bağlıdır. Eğer ki aşağıdaki yaklaşımlar, çalışanlar için gündeme gelebiliyorsa, burada ekip çalışmasından bahsetmek mümkün olamaz. “Bu benim sorunum değil.”,“Bir de onların işiyle mi uğraşacağız!”,“Ben bu işin böyle olmayacağını söylemiştim.”, “Ben demedim mi?”,“Üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokma”, “Oylama yapalım.”,“Ben ne söylüyorsam onu yap, fazla soru sorma.”…
Yapılması gereken önemli bir iş vardı. Herkes, birisi nin bu işi yapacağına emindi. Gerçi işi herhangi biri de yapabilirdi ama hiç kimse yapmadı. Birisi buna çok kızdı. çünkü iş herkesin işiydi. Herkes, herhangi birinin bu işi yapabileceğini düşünüyordu. Ama hiç kimse, herkesin yapmayacağının farkında değildi. Sonunda herhangi birinin yapabileceği bir işi, hiç kimse yapmadığı için herkes, birisini suçladı.
Bu yazdıklarımı eminimki daha önce çok okudunuz ama maalesef bir kurumda başarılı bir ekip ve lider yoksa yaşanılanlar bundan farklı olmayacaktır.
Enka Holding Onursal Başkanı Dr. Şarık Tara’nın, VI. Liderlik Zirvesindeki sözlerine bir göz atalım: “Bir şirketin muvaffak olabilmesi için mutlaka şirketteki tüm çalışanları seveceksiniz ve takdir edeceksiniz. Gençlere görev vereceksiniz ve göreceksiniz ki sizden daha iyi yapıyorlar. Siz mutlu olacaksınız ve herkesi mutlu edeceksiniz. Tek başına bir iş yapılmaz. Mutlaka bir takıma ihtiyacınız var.”
Satırlarımı Henry FORD’un bir sözüyle bitirmek istiyorum: “Bir araya gelmek bir başlangıç, beraberliği sürdürmek bir ilerlemedir, beraber çalışmak ise başarıdır!”
İletişim dolu iyi haftalar, sağlıklı günler diliyorum.