Önce Urfa ardından Maraş. Sadece bir gün arayla ‘ideal insan yetiştirme yuvası’ olan okullarımızdan ne yazık ki katliam haberleri geldi. Öğretmen ve öğrencilerimizi kaybettik. Sendikalar eylem kararları aldı. Siyasîler açıklamalar yaptılar, gerekli tedbirlerin alındığını söylediler. ‘Gerekli tedbirler’in hiçbir işe yaramayacağını, Yusuf Tekin’in tam da bu sözleri söylediği sıralarda Maraş’taki ikinci hadisenin yaşanmasından anlıyoruz maalesef.

Gerekli tedbir dedikleri ne mesela? Hadisenin yaşandığı okula polis dikmek mi? Ya da tüm okullara polis görevlendirmek mi? Bunların çözüm olacağını zannedecek kadar basit düşünmüyorsunuzdur umarım. Her caddeye jandarma dahi koysanız hangi bir çocuğu gözetleyecek veya arayacak bu insanlar?

Bir kültürü ithal etmeye başladığınızda isteseniz de istemeseniz de o kültürü bütünüyle yavaş yavaş almaya başlarsınız. Yıllardır Batıyı taklit ediyoruz. Giyiminden, yemeğinden, müziğinden sporuna kadar her şeyi alıyoruz. Aldığımız şeyler bunlarla sınırlı kalmıyor tabi. Batının tekniğini alırken aslında bir Batılının insana ve kainata bakış açısını da devşiriyoruz. Yani bir Amerikalının dinlediği gibi müzik dinliyor, onun gibi giyiniyor, onun gibi saçını tıraş ediyorsan; komşuna, arkadaşlarına, akrabalarına, öğretmenine ve tabiata da bir Amerikalı gibi bakıyorsun demektir. Bu bir anda olmasa da yavaş yavaş topluma yerleşir illa ki. İşte bugünlerde yaşadığımız hadiseler bu durumun göstergesi.

Amerika’da School Rampage (Okul Baskını / Cinneti) olarak adlandırılan bu tür olaylar yeni değil 2000’li yıllardan beri yaşanıyor. Son zamanlarda yılda yaklaşık 300 hadise meydana geliyor. ABD yukarıda saydığımız güvenlik tedbirlerini almaya çalışsa da bir türlü önüne geçemiyor eylemlerin. Geçemeyecek de.

Avrupa’da ise bu hadiseler yılda 1-5 kez yaşanıyor. Avrupa’da silaha ulaşmak Amerika gibi kolay olmadığından olsa gerek ABD’ye kıyasla şimdilik fena sayılmaz.

Nasıl ki teknolojik gelişmeler evvela Batıda ortaya çıkıyor ve ardından bize geliyorsa Batıda çıkan problemleri de bir süre sonra tıpkı o gelişmeler gibi ithal edeceğiz demektir. Yani Batının tekniğinden geri olduğumuz miktarda Batının problemlerinden de beriyiz.

Bugünlerde 2 defa birden yaşadığımız ‘Okul Baskını’ olaylarını 5-10 yıl sonra yılda 20-30 kez yaşamayacağımız ne yazık ki aklımıza uzak görünmüyor.

Asıl köklü çözüm siyasetten geçiyor ama siyasîlerin bu taraklarda bezi olmadığını öğreneli çok oldu. Onlar kendi menfaatleri peşinde koşturmaya devam edecekler.

Biz kendi başımıza çareler üretmeye bakalım bence. Bir sonraki yazımda öğretmenlerin, okul idarelerinin, il/ilçe müdürlüklerinin, velilerin ve STK’ların neler yapması gerekiyor onları tespit etmeye çalışalım.

Mustafa Yıldırım

Mil Maarif-Sen Bursa İl Temsilcisi