Kemal deli dolu biriydi, astığı astık kestiği kestikti. Haksızlıklara tahammül edemez, her haksızlığa çelik gibi karşı dururdu. Uzun boylu, gür düz saçlı, sarışın çekik gözlüydü. Göz kapakları perde gibi gözlerini kapatıyordu. Onu ilk kez gören Orta Asya’dan göç etmiş biri diye düşünürdü.
Dışarıda tanıdığı ya da tanımadığı kişilere karşı göstermiş olduğu deli dolu davranışını eşi Nimet Hanım’a da yansıtırdı. Nimet Hanım’dan hatasız hizmet ister, kendisi elini sıcak sudan soğuk suya vurmazdı. Eşine karşı ne kadar şiddetli, hiddetli, ceberut davranıyorsa çocuklarına karşı ise o kadar şefkatli, naif, merhametli ve cömert davranırdı.
İki erkek bir kız çocuğu vardı. Kız çocuğu bebekti, tavana asılı salıncak beşikte zamanını uyuyarak geçirirdi. Kemal akşam eve geldiğinde önce onu görmek isterdi. Kızına karşı düşkünlüğünün sebebi korunaksız olduğundan mı yoksa ileride onun da hanımı gibi bahtsız olacağını düşündüğünden mi olduğu meçhuldü. Kız çocuğuna karşı sonsuz bir sevgi besliyordu, bıkıncaya kadar onunla ilgilenirdi.
Kızıyla yeterince ilgilendiğine kanaat getirince erkek çocuklarını sırasıyla sırtına alır, at oyununun yanında onların gönlünü hoş tutmak için çeşitli hayvan taklidi yapar, değişik oyunlar oynardı. Kendisini adeta çocuklarına adamıştı. Onlara hikâyeler anlatır, onların mutlu olmasını, çevresine gülücükler dağıtmasını isterdi. Çocuklarının mutlu olduğunu görmek ona ayrı bir keyif verirdi.
Bazen cebinde lokum, bisküvi, kuruyemiş getirir, oynarken sürpriz yapar, oyun içinde çocuklarına verirdi. Çocukları babasından aldıkları hediyelerle mutlu olur kahkaha atarak mutluluklarını babalarıyla paylaşırlardı.
Çocuklarına karşı göstermiş olduğu hassasiyeti eşine karşı göstermezdi. Nimet Hanım’a karşı merhameti kaybolur adeta cehennemi yaşatırdı. Çocukların bakımı, evin temizliği, yemeklerin yapılması yetmezmiş gibi tarla, taban, hayvanların bakım işlerinin yapılmasını da Nimet Hanım’dan beklerdi.
Seymen 12, Gazi ise yedi yaşındaydı. Kemal sabah evden çıkmadan önce çocuklarını sırayla sever, bazı nasihatlerde bulunur sonra dışarı çıkardı. O gün yine dışarı çıkacaktı. Seymen’i karşısına aldı, diz çöktü Seymen ile aynı hizaya geldi. Saçını okşadı, mıncıkladı. ‘Oğlum bu evin reisi benden sonra sensin. Bu evin direği sensin, annene kardeşlerine sahip çıkacaksın, bana söz ver olur mu?’
Seymen ‘Aa baba beni utandırıyorsun, o da nerden çıktı, annem var ya, onun yanında bana söz düşer mi? Ama yine de söz veriyorum, senin emanetin benim için kutsal bir değerdir.’ Seymen’den aldığı sözden büyük bir mutluluk duydu sonra da Gazi’yi kucağına aldı, yanağını sıktı, onu kendince şımartmaya çalıştı. ‘Gazi’m senin adını niçin Gazi koydum biliyor musun?
Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ülkemizi düşmanlardan kurtarmak için yedi düvele karşı savaş açtı. Savaşlarda kurşun yedi, yaralandı. Ülkemizi yoktan var etti. Çok mücadele etti. Bunun için ona Gazi unvanı verildi. Senin de dirayetli ve mücadeleci olman için atamıza saygı amacıyla onun kahramanlık adını sana verdim. Bana söz ver, sen de dirayetli olacaksın, haksızlıklara karşı duracaksın garipleri koruyacaksın.’
Babasına söz verdi ama ne için söz verdiğini kavrayacak yaşta değildi. Bazı kavramların ne olduğunu tam bilmiyordu.
Kemal, çocuklarıyla hasbihalin sonunda Nimet Hanım’a her hangi bir şey söylemeden evden çıktı. Alışveriş için şehre indi. Alışveriş yapmadan önce her zaman ki gibi Hergele Meydanı’nda ki kahvehaneye gitti. Daha önce aralarında sudan sebeplerle tartışma yaşadığı bir grup, kahvehanede oturmuş sohbet ediyorlardı. Selam verdi ama selamına cevap veren çıkmadı.
Kemal bu olaya içerlendi, bağırarak ‘Ulan ben sizi adam yerine koydum ve Allah’ın selamını size verdim. Siz kim oluyorsunuz da Allah’ın selamını almıyorsunuz.’ Diyerek hiddetle grubun içine daldı, rasgele yumruk sallamaya başladı. Kemal’in yumrukları bir kaç kişiye denk geldi ama ‘el mi yaman bey mi yaman’. Yumruklarıyla içlerine daldığı grup Kemal’in üzerine çullandı.
Kemal, kavgada büyük darbeler aldı, ağır yaralandı. Acilen hastaneye yetiştirdiler, tedavisi uzun süre davam etti, tedaviye olumlu cevap vermedi, vefat etti. Nimet Hanım ile çocukları için hayata tutunmanın mücadelesi yeniden farklı başlıyordu.
ÖZER YILMAZ