Bir toplumda temel kriz çoğu zaman ekonomik ya da siyasi görünür; fakat kökeni çoğunlukla kurumsaldır.
Kurumların zayıflaması ve adalet-güven ilişkisinin bozulması, diğer bütün sorunları tetikleyen bir zincir reaksiyon yaratır.
Burada yazılanlar ve yazılacak olanlar elbette yeterli değil ama biz bir başlangıç yapalım. Şimdi aşağıda saptanılan sorun alanlarını ve çözüm önerilerini tartışalım.
a. Kurumsal Güven Erozyonu
Uzun süredir tartışılan mesele:
-Liyakat sorunu,
-Yargı bağımsızlığı tartışmaları,
-Şeffaflık eksikliği,
-Kurumların kişiselleşmesi.
Bir ülkede insanlar:
-Mahkemelerin tarafsız olduğuna,
-İhalenin adil dağıtıldığına,
-Sınavın hakkaniyetli olduğuna,
-Kamu kaynağının doğru kullanıldığına
inanmıyorsa, sistem işlemeye devam etse bile meşruiyet zayıflar. Bu güven kaybı ekonomiden siyasete kadar her alanı etkiler.
b. Ekonomik Yapısal Sorun
Ülkemizin ekonomik modeli uzun süredir:
- İnşaata ve tüketime dayalı büyüme,
- Dış borca bağımlılık,
- Düşük katma değerli üretim üzerine kurulu.
Bu da:
-Yüksek enflasyon,
- Gelir adaletsizliği,
- Genç işsizlik,
-Beyin göçü üretiyor.
Sorun sadece “fiyat artışı” değil; üretim yapısının niteliğidir.
C. Eğitim ve Nitelik Sorunu
Uzun vadeli kalkınmanın anahtarı eğitimdir. Ancak:
-Sürekli değişen sistem,
-Ezbere dayalı yapı,
-Eleştirel düşüncenin zayıflığı,
-Öğretmenlik mesleğinin değersizleştirilmesi,
Türkiye’nin insan kaynağını sınırlıyor. Eğitim, sınıf atlama aracı olmaktan giderek uzaklaşıyor.
D. Kutuplaşma
Toplumsal ve siyasal kutuplaşma:
-Ortak aklı zayıflatıyor,
-Rasyonel tartışmayı engelliyor,
-Uzlaşma kültürünü yok ediyor,
Bu durum, ülkemizin sorun çözme kapasitesini maalesef düşürüyor.
Çözüm Önerilerimiz
Yukarıda yazılan sorun alanları ile ilgili neler yapılabilir? Gerçekçi ve uygulanabilir başlıklar halinde yazalım:
Güçlü Kurumlar İçin;
-Yargı bağımsızlığının güvence altına alınması,
-Liyakat temelli kamu atamaları,
-Şeffaf ihale sistemi,
-Bağımsız denetim mekanizmaları.
Üretim Modeli Değişimi İçin;
-Yüksek teknoloji ve katma değerli üretim,
-Tarım ve sanayide planlı dönüşüm,
-Ar-Ge yatırımı.
-KOBİ’lere stratejik destek,
Eğitim Reformu İçin;
-Ezber yerine analitik düşünce,
-Mesleki eğitimin güçlendirilmesi,
-Üniversite-sanayi işbirliği,
-Öğretmen niteliğinin artırılması, mesleğin statüsünün güçlendirilmesi.
Vergi ve Gelir Adaleti
-Dolaylı vergilerin azaltılması,
-Servet ve rant vergilerinin artırılması,
-Sosyal devlet mekanizmalarının güçlendirilmesi.
Demokrasi ve Diyalog İçin;
-Kutuplaşmayı azaltacak dil,
-Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi,
-Katılımcı bütçe uygulamaları.
Özetle Yazarsak;
Ülkemizin en büyük sorunu bize göre: Kurumsal güven ve adalet eksikliğidir. Ekonomi de eğitim de bunun etrafında şekilleniyor. Güçlü, şeffaf ve hesap verebilir kurumlar kurulmadan kalıcı refah çok zor görünüyor.
Bir ülkeyi refaha, yurttaşlarını huzura ve mutluluğa; güçlü bir ekonomi, nitelikli bir eğitim ve inovasyon, tarım ve etkili bir planlama ulaştırabilir.
Şimdi ekonomik ve toplumsal kalkınma için, refah için daha çok demokrasi zamanı!
Okuma Önerisi: Dar Koridor, Daron Acemoğlu-James A. Robinson
Ercan EROĞLU Eğitim Bilimleri Uzmanı, Araştırmacı