Gecenin nefti karanlığında çam ağaçlarının tam ortasında taşlarla çevrilmiş kamp ateşinin etrafında toplanmıştık.
Başımızda bize paten öğreten abimizle birlikte on beş kadar ortaokul ve lise öğrencisiydik. Havanın soğukluğunu kıran kamp ateşine eşlik ediyordu yüreklerimizin sıcaklığı. Böyle bir atmosferde Allah'ın kelamından, Peygamber (sav)’in sözlerinden birkaç tanesini duymak için çırpınan gönüllerimiz sessizce bekliyordu. Bizler Paten Futbol Kulübü üyeleriydik. Trabzon'da 26 ülkenin katılmış olduğu paten futbolunda dünya birincisi olmuş bir grup genç olarak gururluyduk.
Ortaokuldaki kardeşlerimize abilik yapmak liseli olarak bize düşüyordu. Akşam namazını henüz kılmayan bazı kardeşlerle camiye giderken ardımızdan ilahi ve ezgi nidaları ateşin dumanına karışıp semalara ulaşıyordu.
Bu manzaranın biraz öncesinde arkadaşlarımızın kimisi cep telefonlarında oyunlar oynuyor, kimisi bir arkadaşıyla konuşuyor kimisi ekrandan ekrana zıplayıp geziyordu.
Namazdan döndüğümüzde üzerimize gergin uykulardan, kör gecelerden nağmeler damlıyordu. Ateşin başında ateşli ezgilerin ve ilahilerin kelimeleri kıvılcımlar gibiydi.
Büyük Hatip eline aldığı fenerle ismini sorduğu arkadaşlarımın yüzüne ışık tutuyordu. İnsan ismiyle aydınlanıyor. Tek tek soruyordu ve böylece isim isim tanışıyordu bizimle.
Liseli yıllarından beri gençlerin kampına katılmış, türlü sıkıntılar çekmiş kır saçlı hatip, hatırımızda kalıcı güzel sözler söyleyecekti bize. Bizim genç yaşta iyi ile kötüyü ayırt edecek bir kalbe sahip olmamızı istiyordu ki bizim için bulunmaz hazineydi.
Beyaz geniş arabasıyla onca kilometrelik yolu gelirken biz gençlerin aklında kalacak spot cümleler düşünmüş. Daha yoldayken aklına gelmiş bu akşamın en güzel cümlesi: “Size kalp ameliyatı yapacağım.”
Evet, bütün kalp ameliyatları kalbin de sorun olanlar için geçerliydi. “Hepinizde kalp var değil mi?” deyince içimden bir gülesim geldi. Espri olsun diye “ben evde bıraktım da geldim” diyecektim az kalsın.
Ve yolculuk başladı.
“Kalp, beden ülkesinin başkentidir.. Eğer kalbi onarabilir ya da düzeltebilirsek bütün azalar düzelecektir.
“Amir’in Numan bin Beşir'den işittiğine göre...” diye başlayan hadisin bu cümlesini okumadı ama Peygamber (sav) şöyle buyurdu, dedi. Aslında insanların kalbini ameliyat edecek olan göklerin talebesi yeryüzünün öğretmeni Hz. Peygamber (sav)’in sözüydü. İşte kalp ameliyatı başlıyor. Hadi başlasın artık meraktan öleceğim.
"Bil ki vücutta öyle bir et parçası vardır ki o iyi (doğru ve düzgün) olursa bütün vücut iyi (doğru ve düzgün) olur; o, bozulursa bütün vücut bozulur. Bilin ki! o, kalptir." Merak oku hedefine değmişti.
Evet, bir havuz düşünelim temiz suyu içinde barındıran. Fakat bu havuza bağlanmış borular lağımdan su boşaltıyorsa... O zaman, havuzun temizliğinden bahsedebilir miyiz? Geniş çaplı iki borudan çağlayan misali su akıyor kalp havuzuna. Havuzun yanından bile geçmek istemez kimse.
Eğer borulardan gelen su temiz olursa havuzdaki su da temiz olur, orada yüzebilirsiniz değil mi?
“Kalbinizi bir havuz gibi düşünün. Bu kalp havuzuna bağlı iki tane kanal/boru var, nedir bunlar?”
Soru kolay gibi geldi. Ama cevaplar memnun etmedi. Soran cevapladı:
“Biri göz borusu diğeri kulak... Kalp havuzuna akan bütün sular yani gözümüzle gördüklerimiz, kulağımızla işittiklerimiz kalbin ne halde olduğunu haber veriyor bize.”
Etkiledi bu örnek beni, sağlam anladım ama. Bunu eve dönünce anlatırım bizimkilere. Dikkatimizi dağıtmayalım.
AHMET TAŞTAN