Osmanlı Devleti’nin kökleri, aşiretten devlete uzanan o çetin ve şanlı yolculuğu, 1299 yılında Bilecik, Yarhisar ve İnegöl’ün Osman Bey tarafından fethiyle tarihin akışını değiştirmiştir. Bu stratejik fethin ardından İnegöl, Osmanlı coğrafyasında devletin doğuşuna adeta bir beşik olmuştur.
Kuruluş döneminin bu kritik kavşağında beylik merkezi kısa sürede evrilmiş; 1300 yılında fethedilen Yenişehir beylik merkezi yapılırken, 1326'da Bursa’nın fethinin kesinleşmesiyle yönetim kalbi Bursa’ya taşınmıştır.
İnegöl’ün fethi doğrudan kahraman komutan Turgut Alp eliyle gerçekleştirilmiştir. Kutlu fetih sonrasındaki eski Türk töre gereği, bölgenin bir bölümü Turgut Alp ve aşiretine dirlik (tımar) olarak tevcih edilmiştir.
Fakat Turgut Alp fethin ardından kasaba merkezine yerleşmeyi tercih etmemiş, günümüzde kendi adıyla anılan Turgutalp Köyü'ne yerleşmiştir. Aşiretini de bu coğrafyaya yerleştirdiği için burası tarihî kaynaklarda haklı olarak “Turguteli” adıyla anılmıştır.
Turgut Alp, fethedilen bu yeni coğrafyanın emniyetini sağlamak adına çok sıkı tedbirler almıştır. Bu maksatla, günümüzde “Sırnaz dedesi” olarak bilinen Genceli Dede’yi bölgede gözcü görevlendirmiştir.
Bununla da kalmayan Turgut Alp, Domaniç ile İnegöl arasındaki kritik yörük yollarının kesiştiği “Diğrihi çayırı” üzerinde “İrmiyâz’a = Atış alanı” kurdurmuş; buraya emniyet ve güvenlik birliklerini yerleştirerek bölgenin güvenliğini güvence altına almıştır.
Zamanla bu güvenlik biriminin konumlandığı sahada, İnegöl’ün tımarlı sahibi Hamza Bey’in oğlu Derviş Mehmed Bey tarafından Noktacı Kāsım Efendi namına bir “zaviyeli tekke” inşa edilmiştir. Çevresinin iskâna açılmasıyla birlikte de burada “Yenice” adıyla yepyeni bir mahalle vücut bulmuştur.
Bölgenin manevi ikliminde ise Turgut Alp, İnegöl coğrafyasında “Bâbî geleneğ*nin önde gelen temsilcisi olan Baba Sultan’a derin bir hürmet beslemiş, ömrü boyunca onunla yakın temas kurmuştur. Orhan Gâzî ile Baba Sultan’ın tanışmasına da vesile olan Turgut Alp sayesinde, Orhan Gâzî bölgedeki ilk imar hareketini Baba Sultan köyünde **Geyikli Baba** adına cami, zaviye ve türbe inşa ettirerek başlatmıştır.
İnegöl coğrafyasındaki ikinci büyük imar ve kalkınma hareketi Yıldırım Beyazıt (1389-1402) döneminde gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Yıldırım Beyazıt;
Kurşunlu beldesinde ise bir kervansar ve bir zaviyeli Cuma mescidi inşâ ettirmiştir.
1299 ile 1389 yılları arasında İnegöl coğrafyasının yönetiminde ve kalkınmasında rol oynayan önde gelen isimler şunlardır:
* Turgut Alp’in oğlu İlyas Bey,
* Osman Gâzî’nin oğulları Pazarlu ve Çoban beyler,
* Bursa bey sarayı genel sekreteri Aksungur/Sungur Paşa.
Yıldırım Beyazıt (1389-1402) devrinde ise padişahın gözde dirlik sahipleri olan Hoca Fîrûz Bey, Yahşî Bey ve Îsâ Bey uzun yıllar bu coğrafyaya mühürlerini vurmuşlardır. Bu şahsiyetlerin isimleri ve izleri, günümüze kadar gelen köy ve mezra adlarıyla yaşatmaya devam etmektedir.
Tarih 1402 yılını gösterdiğinde, Yıldırım Beyazıt ile Timur arasında gerçekleşen Ankara Çubuk Meydan Muharebesi’nde Osmanlı ordusu mağlup olmuştur. Bu mağlubiyetle birlikte Yıldırım Beyazıt’ın Anadolu’da tesis ettiği Türk birliği Timur tarafından parçalanmış ve Osmanlı şehzâdeleri arasında tam on yıl sürecek kanlı bir iktidar mücadelesi başlamıştır.
1413 yılına kadar kesintisiz süren bu taht kavgalarının ardından, Amasya ümerasından Beyazıt Paşa ile kardeşi Hamza Bey*’in desteklediği Şehzâde Çelebi Sultan Mehmet (1413-1420) rakiplerini etkisiz hale getirerek iktidarı ele geçirmiş; dağılma noktasına gelen Osmanlı Devleti’ni 1413 yılında adeta yeniden kurmuştur. (DEVAM EDECEK)
Sıradaki yazımızda görüşmek üzere! Yaşam sevinciniz eksik olmasın!
MURAT ALTIN