Edebiyatımızda ülkemizin bağımsızlığını berk etmeye yönelik söylenmiş birçok söz ve terminoloji var. Hiç şüphesiz bunların başında Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği ‘İstikbal göklerdedir.’ sözü gelmektedir. Çağımızda vatan savunması ve vatanın bağımsızlığının korunması tek başına silahlı kuvvetlerin gücünün varlığıyla olmuyor.
Ülkelerin istikbal ve istiklalini etkileyen başka mecralar da var. Bunların başında enerji güvenliği gelmekte. Bunlara ilave olarak ihtiyaca uygun kurgulanmış eğitim sistemi ve bu sistem içinde iyi eğitim almış insan kaynağı, dijital ürünlerin güvenli üretilmesi, gıda ürünlerinin sağlıklı ve güvenli elde edilmesi, mevduatın güvenli el değiştirmesi, ticaretin güvenli yapılması, sağlık sisteminin sağlıklı işlemesi gelmekte.
Bu kadar girizgâhtan sonra asıl meseleye gelmenin faydalı olacağını düşünüyorum. Bugün teknolojik yönden en gelişmiş ordunun ABD ordusu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Teknolojik yönden en güçlü ülke olan ABD bile bağımsızlığını ve emperyalist ideallerinin devam etmesini, enerji ürünlerine sonsuz ve sorunsuz bir şekilde sahip olmasında görüyor.
Onun içindir ki dünyanın her köşesinde sözüm ona barış getireceğim teranesiyle kaos çıkarıyor. Dünyanın en büyük soykırımcı haydut, korsan ve Siyonist uşağı devleti ABD, bir korsan, bir haydut gibi başka ülkelerin enerji kaynaklarına konmak adına ülkelerin mallarına çöküyor.
Enerji kaynakları yönünden göreceli olarak yeterince güçlü olmadığını düşündüğümüz ülkemizde aslında kullanabileceğimiz enerji kaynaklarımız var. Esas olan bu kaynakları hizmete almayı göze alabilecek siyasi iradenin kararlı duruşu önemli. Bu amaçla enerji güvenliğinin sağlanması adına bazı önemli adımların atılmasının yanında öncelikle başka ülkelere bağımlı olmayı ortadan kaldıracak tedbirlerin alınması gerekiyor.
Enerji kaynağının yeterince kullanılmadığını göstermek adına ‘Su akar Türk bakar.’ Diye bir söz söylenirdi eskiden. Bu söze ‘Güneş akar Türk Bakar.’ Sözünü de eklemenin yerinde olacağını düşünüyorum. Yabancı ülkelere yaptığım ziyaretlerimde gittiğim ülkenin enerjiye ulaşma ve enerjiyi sağlama yollarını zaman zaman incelerim.
Yakın zamanda gittiğim Finlandiya da eğitim sisteminin insan odaklı yanını ve enerjiye ulaşım yöntemlerini inceleme fırsatım oldu. Evlerin hepsinin ama hepsinin çatılarının üzerine güneş enerjisi sistemi kurulmuş. Yazın elde edilen enerji fazlalığı enerji şirketine satılıyor, kışın ise mahsuplaşma oluyor. Bunun yanında dışa bağımlılık olmasın diye ısı pompası ve şömine sistemi kullanılıyor. Isı pompasının maliyetinin yarısını devlet karşılıyor.
Isı pompası 1852 yılında icat edilmiş. 1945 yılında evlerde, 1970 yılında ise ABD’ de yoğun olarak kullanılmaya başlamış. Her teknolojinin geç geldiği ülkemize ise ısı pompası teknolojisi yine geç gelmiş. ABD’den 20 yıl sonra.
Isı pompası ilk başta maliyetli gibi görünüyor olsa da devletin ve hane halkının cebinden çıkanlar birlikte değerlendirildiğinde ısı pompası sisteminin kuruluşu daha ucuza geldiği görünecektir. Doğalgaz teknolojisinin evlere kadar götürülebilmesi için öncelikle yollar köstebek yuvası gibi kazınıyor, kazılan yerlere borular döşeniyor, kazılan yerler yeniden kapatılıyor ve asfaltlama çalışması yeniden yapılıyor.
Bunun yanında abonelik ve güvence bedeli de eklendiği zaman doğalgaz teknolojisine ulaşmanın ısı pompası teknolojisine ulaşmaktan daha pahalıya geldiği ortaya çıkacaktır. Bütün bunların yanında ısı pompasını kullanmanın en önemli avantajı ise ülke hem dışa bağımlı olmaktan hem de fosil yakıt kullanmaktan kurtuluyor.
Ülkemiz, ısı pompası teknolojisi ile 1990’larda tanıştı. Isı pompasının kullanımının yaygınlaştırılması yerine niçin yabancı ülkelerden doğalgaz alımı yapılması için ha bire yeni yeni sözleşmeler niçin yapıldı? Doğalgaz enerjisi sonsuz bir enerji kaynağı olmadığı gibi yatırımı pahalı ve yabancı bir ülkeye bağımlı kılıyor. Bu anlamda doğalgaz hem pahalı hem bağımlı hem de istiklal ve istikbali tehdit eden bir ürün.
Doğalgaz evlerde pimi çekilmiş birer el bombası gibi. Halkın kullanımına sunulan bu ürün marifetiyle insanlar adeta sömürülüyor. İstiklal ve istikbal adına enerji güvenliğini sağlamak ve doğalgaz bağımlılığından kurtulmak için yeni stratejilere ihtiyaç var. Bunların başında ısı pompalarının kullanımının ve güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaştırılması geliyor.
ÖZER YILMAZ