Son günlerde İnegöl tatlı bir telaşın eşiğinde. Kent Konseyi Başkanı Sayın Bülent TEMELLİ yeni dönemde başkanlığa aday olmayacağını belirtti. Ardından hiç kimse kendini kamuoyuna sunmadan halk sosyal medyada, İnegöl’ün kamuoyunun oluştuğu mekânlarda çeşitli isimler dillendirilmeye başlandı.

Bu İnegöl için imrenilecek bir durum, günümüzde yabancılaşmanın arttığı bir dönemde insanların herhangi bir menfaat beklemeden sivil toplum örgütlerinde sorumluluk almak istemesi muazzam bir durum. İnsanlar artık sorumluluk almayarak bir nevi özgürlükten kaçış süreci yaşıyor. Aslında sorumluluk almak, özgürlüğü istemek anlamına geliyor.

Kent Konseyi Başkalığı için İnegöl sosyal medya mecrasında ve efkâr-ı umûmiyenin oluştuğu mekânlarda birbirinden değerli 3 isim gündeme geliyor: Mehmet Hanefi YILDIRIM, Turhan ŞAHİN ve Kemal AYGEN.

Ercan Eroğlu Kent Konseyi Köşe Gençgazete (1)-1

Yerel yönetimler, demokratik yönetimin yurttaşa en yakın düzeyini oluşturan temel kurumsal yapılardır. Merkezi yönetimden farklı olarak belediyeler, vatandaşın gündelik yaşamını doğrudan etkileyen kararların alındığı ve kamu hizmetlerinin somut biçimde deneyimlendiği alanlardır. Bu nedenle yerel demokrasi yalnızca belirli aralıklarla gerçekleştirilen seçimlerden ibaret değildir. Kent Konseyi, İnegöl'de efkâr-ı umûmiyenin oluştuğu ve farklı toplumsal kesimlerin düşüncelerinin ortak akla dönüştürüldüğü bir platform olmalıdır.

Günümüz demokratik yönetim anlayışında geleneksel “yönetim” kavramından “yönetişim” kavramına geçişi de beraberinde getirmiştir. Yönetişim, kamu politikalarının yalnızca devlet kurumları tarafından belirlenmesi yerine, kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, akademik çevreler ve yurttaşların farklı düzeylerde karar süreçlerine dahil olmasını ifade eder.

Bu çerçevede iyi yönetişim; katılım, şeffaflık, hesap verebilirlik, kapsayıcılık, etkinlik, hukukun üstünlüğü ve ortak akıl gibi ilkeler üzerinden değerlendirilir. İnegöl Kent Konseyi, temsilî demokrasinin sınırlarını katılımcı demokrasi mekanizmalarıyla genişletme potansiyeline sahip bir kurumsal alandır.

Bu nokta özellikle İnegöl gibi ekonomik, demografik ve toplumsal yapısı sürekli değişen kentler açısından önemlidir. İnegöl; sanayi, tarım, ticaret ve hizmet sektörlerinin birlikte var olduğu, farklı bölgelerden yoğun göç almış, genç nüfusu ve üretim kapasitesi yüksek bir kenttir.

Böyle bir toplumsal yapıda kent sorunlarının tek bir kurumun bakış açısıyla değerlendirilmesi mümkün değildir. Ulaşım, konut, çevre, su kaynakları, tarım alanlarının korunması, sanayinin gelişimi, istihdam, eğitim, gençlik, kadınların kent yaşamına katılımı, engellilerin erişilebilirliği ve kültürel yaşam gibi konular birbirleriyle ilişkili çok boyutlu meselelerdir. Dolayısıyla bu sorunların çözümü, farklı bilgi ve deneyimlerin aynı karar sürecinde buluşturulmasını gerektirmektedir.

Bir toplantı düzenlemek, vatandaşları toplantıya davet etmek veya görüşlerini almak tek başına gerçek anlamda katılım anlamına gelmez.

Katılımın demokratik niteliği, yurttaşların sunduğu görüşlerin karar alma süreçlerinde nasıl değerlendirildiği ve ortaya çıkan sonuçların kamuoyuyla ne ölçüde paylaşıldığıyla ilgilidir.

Bu nedenle kent konseylerinin, önerilerin hangi kurumlara iletildiğini, nasıl değerlendirildiğini ve hangi sonuçların ortaya çıktığını izleyebilmesi önemlidir. Bu yaklaşım, katılımı sembolik olmaktan çıkararak hesap verebilirliğin bir parçası haline getirir.

Ercan Eroğlu Kent Konseyi Köşe Gençgazete (1)

Sonuç olarak İnegöl Kent Konseyi'ni yalnızca belirli dönemlerde toplantılar yapan veya çeşitli etkinlikler düzenleyen bir kuruluş olarak görmek, sahip olduğu demokratik potansiyeli daraltmak anlamına gelir.

Kent konseyi, doğru bir yönetişim anlayışıyla ele alındığında, belediye yönetimi ile yurttaşlar arasında sürekli iletişim sağlayan, sivil toplumun bilgi ve deneyimini yerel politikalara taşıyan, farklı toplumsal kesimleri ortak meseleler etrafında buluşturan ve katılımcı demokrasiyi güçlendiren önemli bir mekanizma olabilir.

İnegöl Kent Konseyi yöneticisinin en önemli özelliği “kenti yönetmek” değil, kentin konuşmasını, düşünmesini ve ortak akıl üretmesini sağlamak olmalıdır. Kent Konseyi'nin hukuki mantığı da zaten doğrudan belediye yönetmekten ziyade demokratik katılımı ve çok aktörlü yönetişimi geliştirmektir.

İnegöl'ün geleceği konusunda yalnızca belediyenin ne yapacağı değil, aynı zamanda kent halkının kendi geleceği hakkında ne kadar söz sahibi olacağıdır.

Sonuçta demokratik yerel yönetimin kalitesi yalnızca yapılan hizmetlerin sayısıyla değil, o hizmetlerin hangi süreçlerle, kimlerin katılımıyla ve hangi toplumsal ihtiyaçlar dikkate alınarak belirlendiğiyle ölçülmelidir.

İnegöl Kent Konseyi'nin mevcut resmi tanımı da kurumu, kentin geleceğini birlikte şekillendiren ve katılımcı yönetişim anlayışıyla hareket eden bir yapı olarak ifade ediyor.

İnegöl Kent Konseyi’nde yönetici seçimini yalnızca “iyi bir yönetici” arayışı olarak değil, kentin ortak aklını oluşturabilecek, farklı toplumsal kesimleri bir araya getirebilecek bir kolaylaştırıcı liderlik meselesi olarak görmek gerekir.

Çünkü Kent Konseyi’nin mevzuattaki temel işlevleri; demokratik katılımı geliştirmek, çok aktörlü yönetişimi güçlendirmek, kent stratejilerinde ortak akla katkı vermek, katılımcılık ve uzlaşma kültürünü geliştirmek, kaynakların etkili ve adil kullanımına katkı sağlamak ve kent yönetiminde saydamlık-hesap verebilirlik ilkelerini desteklemektir.

Ercan Eroğlu Kent Konseyi Köşe Gençgazete (2)

Ben bir İnegöllü olarak yukarıda anlatılanlar kapsamında, İnegöl Kent Konseyi’ne seçilecek başkan/yürütme kurulu yöneticisinde şu özellikleri özellikle arardım:

1. Tarafsız ve kapsayıcı olmalı: Kent Konseyi bir siyasi parti, belediye veya belirli bir meslek grubunun temsil organı değildir. Yönetici, farklı siyasi görüşlerden, mesleklerden, mahallelerden, kimliklerden, ekonomik ve sosyal kesimlerden insanlarla çalışabilmeli; kendisine yakın olanları değil, kendisinden farklı düşünenleri de dinleyebilmelidir.

Başkanın temel sorusu şu olmalıdır:

2. İnegöl'ü bütüncül okuyabilmeli: İnegöl yalnızca sanayi kenti değildir. Aynı zamanda tarım, orman, mobilya, küçük ve orta ölçekli işletmeler, göç, genç nüfus, eğitim, kültür, turizm ve hızlı kentleşmenin birlikte şekillendirdiği bir kenttir. Dolayısıyla yöneticinin yalnızca kendi meslek alanını değil, İnegöl'ün ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik bütünlüğünü okuyabilmesi gerekir.

3. Dinleme ve müzakere becerisi güçlü olmalı: Kent Konseyi başkanının en önemli yetkinliklerinden biri belki de konuşmak değil dinlemektir. Çünkü farklı grupların talepleri birbirleriyle çelişebilir. Sanayicinin, çiftçinin, esnafın, gençlerin, kadınların, engellilerin, çevre gruplarının, yeni göç edenlerin beklentisi aynı olmayabilir. Yönetici bu farklı talepleri çatıştırmak yerine müzakere ederek ortak payda oluşturabilmelidir.

4. Veriye ve bilgiye dayalı çalışmalı: Kent Konseyi yalnızca toplantılar yapan ve temenniler üreten bir yapı olmamalıdır. İnegöl'ün; nüfus değişimini, göç hareketlerini, genç işsizliğini, eğitim göstergelerini, konut sorununu, ulaşımı, su kaynaklarını, tarım alanlarını, sanayi yapısını, çevresel sorunlarını veriler üzerinden değerlendirebilecek bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır.

5. Belediyeden bağımsız ama belediyeyle çalışabilmeli: Bence en kritik özelliklerden biri budur. Kent Konseyi'nin belediye ile çatışmacı olması gerekmez; ancak belediyenin uzantısı da olmamalıdır. Yönetici gerektiğinde belediyeyle işbirliği yapabilmeli, gerektiğinde ise kent adına eleştirel görüş ortaya koyabilmelidir. Yönetmeliğe göre kent konseyinde oluşturulan görüşler ilgili belediyeye gönderilir ve belediye meclisinin ilk toplantısında değerlendirilir. Dolayısıyla Konseyin etkisi, belediyenin yerine geçmekten değil, kente ilişkin görüş ve önerilerin karar süreçlerine taşınmasından kaynaklanır.

6. Sivil toplum örgütlerini harekete geçirebilmeli: Başkanın kişisel çevresinden çok kurumsal ağ kurma kapasitesi ve iletişim becerileri önemlidir. İnegöl'deki: STK'lar, meslek odaları, üniversite/akademi dünyası, sendikalar, esnaf, sanayiciler, çiftçiler, gençler ve kadın örgütleri, mahalle temsilcileri, kültür kuruluşları arasında sürekli iletişim kurabilmelidir. Eğer incelerseniz, Kent Konseyi Yönetmeliği de sivil toplumun gelişmesini ve kurumsallaşmasını Konseyin görevleri arasında sayıyor.

7. Gençleri ve kadınları karar mekanizmasının merkezine almalı: Bu yalnızca temsil meselesi değil, kentin geleceği açısından stratejik bir meseledir. Yönetmelik, çocukların, gençlerin, kadınların ve engellilerin yerel karar alma mekanizmalarında aktif rol almalarını Kent Konseyinin görevleri arasında açıkça düzenliyor. Dolayısıyla iyi bir yönetici gençleri toplantıya davet eden değil, gençlerin karar üretmesini sağlayan kişidir.

8. Lider, proje üretebilmeli ve sonuç alabilmeli: Kent Konseyi'nin en büyük risklerinden biri “toplantı yapan ama sonuç üretemeyen kurum” görüntüsüne düşmektir. Bu nedenle yönetici; sorun → araştırma → ortak akıl → proje → ilgili kurum → uygulama → izleme → sonuç zincirini kurabilmelidir. Örneğin İnegöl'ün su sorunu ele alınıyorsa yalnızca panel düzenlemek yerine, bilim insanları ve ilgili kurumlarla birlikte veri toplamak, çözüm alternatifleri geliştirmek ve uygulamanın izlenmesini sağlamak gerekir.

9. Şeffaf ve hesap verebilir olmalı: Kent Konseyi'nin kendi içinde de iyi yönetişim uygulanmalıdır. Başkan; hangi kararların alındığını, hangi projelerin yürütüldüğünü, hangi kurumlarla çalışıldığını, hangi önerilerin belediyeye gönderildiğini, bunların akıbetini kamuoyuna açık biçimde paylaşmalıdır. Bu yaklaşım, Yönetmeliğin kent yönetiminde saydamlık, katılım ve hesap verebilirlik ilkelerine yaptığı vurguyla doğrudan örtüşür.

10. İnegöl'ün hafızasına ve geleceğine birlikte bakabilmeli: Vizyoner liderlik örneği sergileyebilmelidir: İnegöl'ün güçlü bir ekonomik ve toplumsal tarihi var. Ancak kent yönetimi yalnızca geçmişin değerlerini korumakla sınırlı kalmamalı. “İnegöl nasıl bir kentti?” ile “İnegöl 20 yıl sonra nasıl bir kent olmalı?” sorularını birlikte sorabilen bir yöneticiye ihtiyaç var. Bu nedenle kültürel miras, kent kimliği, doğal alanlar, tarım, sanayi, eğitim, gençlik ve teknoloji arasında bağ kurabilmek çok önemlidir.

Ercan EROĞLU Eğitim Bilimleri Uzmanı, Araştırmacı

[email protected]