Bir gün eşek, kendinden son derece emin bir şekilde:
"Ot mavidir." dedi.
Oradaki kurt itiraz etti:
"Hayır, ot yeşildir."
Tartışma büyüdü. İkisi de haklı olduğuna inanıyordu.
Sonunda meseleyi çözmek için ormanın kralı olan aslanın huzuruna çıktılar.
Eşek söze başladı:
"Majesteleri, kurt otun yeşil olduğunu söylüyor. Oysa ot mavidir. Haklı olan benim, değil mi?"
Aslan hiç düşünmeden:
"Evet, haklısın. Ot mavidir." dedi.
Ardından muhafızlarına döndü:
"Kurdu zindana atın."
Kurt şaşkınlık içinde itiraz etti:
"Ama efendim, ot yeşil değil mi?"
Aslan sakin bir ifadeyle cevap verdi:
"Evet, ot yeşildir."
Kurt daha da şaşırdı:
"O hâlde neden beni cezalandırıyorsunuz?"
Aslanın cevabı ibretlikti:

"Seni cezalandırma sebebim otun rengi değil.
Senin suçun, akıldan uzak bir eşekle tartışmaya girmen ve zamanını onunla tüketmendir."

Kıssadan Hisse
Hakikatin ne olduğu kadar, hakikati inkâr edenlerle nasıl mücadele edilmesi gerektiği de önemlidir.
Her tartışma kazanılmaya değmez.
Cehaletle inat birleşince akıl geri çekilir.
Kiminle konuştuğunuzu iyi seçin.
Boş tartışmalar insanı yorar.
İnatçı insan delilden değil, egosundan beslenir.
Bazı kişiler gerçeği öğrenmek için değil, sadece söylediklerinin kabul edilmesini ister.
Böyle insanlarla yapılan tartışmaların sonunda kazanan olmaz.
İnsanın seviyesini, tartıştığı kişiler de gösterir.
Hakikat, tartışmayla değişmez.
Nasihat kabul etmeyene zorla hakikati kabul ettiremezsiniz.
Boş sözlerden yüz çevirmek müminlerin vasfıdır.
Kibir, insanın gerçeği reddetmesine sebeptir.
Akıllı insan, her söze cevap vermez.
Bazen en güçlü cevap susmaktır.

"Kırk âlimle tartıştım, hepsini yendim; bir cahille tartıştım, o beni yendi."
(İmam Şâfiî )

Selam ve dua ile...