Kurumunuzdaki sistem doğru işlerse geleceği ve kurumu yönetebilirsiniz. İyi takım oyunu için iki temel kural vardır: Hem kurallar iyi olacak hem de oyuncular iyi olacak. Kalite süreçleri işlemiyorsa ve doğru bir planlama yoksa çalışanların kalitesi fayda etmez; sistemi işletemezsiniz.
Kurumunuzda çalışanlarınız verimsizse muhtemelen iş yerinizde aşağıdakileri yapıyorsunuz demektir.

Lider olarak iş yerinizde yeni fikirlere ve hoşgörüye yer vermiyorsanız çalışanlar yaptıkları işi sevmez, sorumluluk almaktan kaçar ve bir an evvel işi bitirmek için her yolu denerler.
Hayal gücü, özgünlük ve yenilik gibi kavramlardan uzak bir yapınız varsa “disiplinli samimiyet” ortamında “özgürlük atmosferi” oluşturamazsınız. Makinelerin yaptığı tekdüze işleri çalışanlarınızdan bekliyorsunuz. Hâlbuki insanların bilgilerine, zekâlarına, keşif ve becerilerine ihtiyacınız var.
Eleştirel bakış açılarına tahammül edemiyor, böyle bir ortamı tehlikeli buluyorsunuz. Empati (karşınızdakinin yerine kendinizi koymak) yapmıyorsunuz. Despot bir yönetim anlayışınız var. Verimliliğin can damarı sayılan altı şeyi geliştirememişsiniz:
1. Hayal gücü
2. Buluşçuluk
3. Özgüven
4. Otokontrol
5. Motivasyon
6. Öz disiplin

Uyumsuzsunuz, gerekli enerjiniz yok, durgunsunuz ve iş birliğini tesis edememişsiniz.
Bencillik hâkim; herkes ayrı telden çalıyor. Çalışanlar size ve firmanıza yeterince güvenmiyor. Sadakatsizlik yaygın. Artık eskisi gibi disiplin anlayışının insanları şirkete bağlaması imkânsız.
Herkes asıl ne yapacağını net olarak bilmiyor; herkes her işi yapıyor. Günlük, haftalık ve aylık olarak yapacakları işin, ortaya koyacakları üretimin miktarı, tarihi ve saati belli değil. Hangi sürede ne kadar verimlilik ortaya koymaları gerektiğini bilmiyorlar.
İş yerinizde yarışma (rekâbet) esaslı bir çalışma sistemi yok. Çok çalışan, yalnızca yorgunluğuyla kalıyor. Âdil bir ödül-ceza sistemi de yok.
Büyük hedef ve ideallerinizi anlatıp ekibi ikna ederek hedefe kilitleyememişsiniz. İşinizin tam olarak başında değilsiniz; bu yüzden dönen dolaplardan ve gidişattan habersizsiniz. Görev taksimini net olarak yaptığınız hâlde, yerli yersiz her işe karışarak çalışanlarınızın motivasyonunu katlediyorsunuz.

Çağımızın hızlı değişimi, bilinen kavramların yeni bir bakış açısıyla yeniden tanımlanmasını gündeme getirmektedir. Verimlilik kavramı da bunlardan biridir. Araştırma sonuçları, çalışanların verimliliği geniş bir perspektiften algıladıklarını ve verimlilik tanımının içine kalite, yaşam kalitesi, toplumsal fayda ve insan odaklılık gibi faktörleri kattıklarını göstermektedir.
Verimlilik başarıyla özdeşleştirilmekte; verimliliğe odaklı bir iş kültürünün başarı, mutluluk ve toplumsal refah yaratacağı da çalışanlar tarafından dile getirilmektedir.
Günümüz işletmeleri, değişen iş koşulları ve rekabet çerçevesinde verimli olmayı, verimliliği artırmayı ve verimliliğe dayalı bir iş kültürü yaratmayı zorunluluk olarak görmelidir.
Gelişen ve verimli bireylerin oluşturduğu gelişen işletmeler, toplumsal refahı yaratmanın anahtarıdır. Toplumun önde gelen kişilerinin ve yöneticilerin verimliliğe ilişkin yaklaşımları ve davranışları, iş yaşamının ve toplumun kalitesini yükseltecektir.
Sağlıklı günler, iyi haftalar dilerim.