Bir gün önce yolum bir okula düştü.

Ana sınıfı olan bir okuldu.

Bir erkek veli geldi, ana sınıfı kapısında bir kadınla görüştü. Sanırım ana sınıfı öğretmeniydi velinin konuştuğu kadın. Ana sınıfında bir kaç tane kadın daha vardı.

Ana sınıfı öğretmeni olduğunu tahmin ettiğim kişi, bir çocuğun elinden tutarak sınıftan dışarı çıkardı.

Gelen velinin o çocuğun babası olduğunu tahmin ettim.

Ana sınıf öğretmeni: Çocuğunuzu alın, anneler günü kutlaması yapılacak…

Çocuk hüzünlü ve çaresiz bakışlarıyla bir babasına bakıyor, bir öğretmenine öylece masum masum.

O küçükçük yaşta nazının kimseye geçmeyeceğini öğrenmişti. Ne ağladı, ne itiraz etti, ne de mızmızlandı, bütün acısını yutarak sustu.

Sadece sustu.

Bir babasına bir de öğretmenine bakarak.

Hüzünlü ve çaresiz bakışlarıyla nasıl da çok şey anlatıyordu. Çünkü çocuğu gönderme düşüncesi çocuğun sorununu çözmemişti.

Dahası çocuğu gönderme şekli, çocuğu hüzne ve üzüntüye boğmuştu. Nitekim çocuğun bakışlarının ardında göz bebeklerinin ortasında tarifsiz bir üzüntü ve hüzün kümelenmişti.

Hiçbir kalemin yazamayacağı ve tarif edemeyeceği bir hüzün, bir üzüntü…

Babası çocuğun elinden tutup çaresizce okuldan çıktıktan sonra dayanamayıp sordum:

Neden çocuğu gönderdiniz?

Aldığım cevap beni derinden sarstı.

Annesi yok denildi.

Çocuğun üzüntüsü ve hüznü bana geçti.

Görünürde çocuk için bir iyi niyet vardı.
Ama çocuğu gönderme şekli çocuğun annesinin anneler gününde olmamasından daha fazla çocuğu yıktı, daha çok çocuğa zarar verdi.

Çünkü her şey çocuğun yanında konuşuldu.

Annesizliğin ne kadar zor olduğunu çocuk o suskunluğu ile nasıl anlatıyordu.

Buna benzer durumlar okullarda maalesef çok yapılıyor.

Daha önce bir okul panosunda görmüştüm.

“ANNEM ÇOK ÖZEL” diye yazılmıştı kocaman harflerle…

Acaba anne babası olmayan çocuklar, o yazıyı her gördüklerinde ne hissettmişler?

Annesizlik çok zor.

Böylesi durumlarda annesiz babasız çocukların ruhu, nasıl da yaralanıyor, nasıl da incinip üzülüyor bir bilseniz.

Demem o ki okullarda anneler günü kutlanmamalı…

Çünkü annesi olmayan çocuklar var.

Hatta sınıflarda her konuda anne baba vurgusu yapmaktan kaçınmalıdır.

Örneğin; “Karne günü herkes anne veya babası ile okula gelsin” denilmemeli.

O anda annesi ve babası olmayan çocukların sessiz sedasız ne düşündükleri ve ne hissettikleri, hiç farkında bile olunmuyor.

Annesi ölen, babası ölen hatta hem anne hem de babası ölen çocuklar var.

Dahası anne babası boşanan çocuklar var. Boşanıp çocuğu ile hiç iletişime geçmeyen anne babalar var.

Boşanınca eş olmayı bırakmakla birlikte anne babalığı bırakan eşler var maalesef.

Peki, anne baba denilmesin de ne denilsin?

Bütün zamanlarda “veli” denilmeli. Veli denilmesi hiçbir annesiz babasız çocuğu incitmez.

Evet, bugün anneler günü. Annesizlik çok zor. Annelerinizin kıymetini bilin. Annenizin kalbini kırmayın. Biliyor musunuz, yetimhanede çocuklar yataklarının kenarına “anne” yazıyor.

Hiçbir çocuğun annesiz kalmaması ve hiçbir anneye Allah evlat acısı vermemesi dileğiyle bütün annelerin anneler günü kutlu olsun.

@msahmarhan
Aile Danışmanı/Yazar
Mehmet Şah MARHAN