Özer Yılmaz'ın köşe yazısı

Toplumların bir arada daha mutlu ve daha refah içinde yaşamalarına katkı sağlamak adına birçok etkinlik yapılır. Bizim toplumumuz etkinlikler bakımından diğer toplulara nazaran daha zengin kültüre sahip.  Bunun en bariz örneği bizlerde hem milli bayramlar hem de dini bayramların sayısı diğer toplumlara göre daha fazla. Bayramlar, toplumları bir arada tutmaya yarayan en önemli harç özelliğini taşımakta. Ülkemiz, her hizmet sektöründe olduğu gibi fiesta sektöründe de oldukça zengin bir kültüre sahip. Siz bardağın hangi tarafından bakarsanız bakınız, bardak sizin zihniyetinize ya da düşünce felsefenize, ya da yaşam tarzınıza göre hep dolu olarak karşınızda duracak. Milletimizin, mutlu olması için birçok nedeni var, bardağın görünmeyen yüzünü boş kabul ederek insanlar arası mutsuzluk tohumu ekmenin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Toplumda bir sinerji oluşturmak gerek. Milletimiz, mutlu olmayı, huzurlu yaşamayı yeryüzünde bulunan diğer topluluklardan daha çok hak ediyor. Tarih boyunca o kadar çok acı çekmiş ki, çektiği bu acıların sonucunda mutlu yaşamayı gerçekten en çok hak eden bir millet olmuşuz.    

Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran irade Osmanlı İmparatorluğunun yetiştirdiği insanlardan oluşmakta ama Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Osmanlı İmparatorluğunun tam anlamıyla bir varisi olduğunu düşünmenin çok gerçekçi olmadığını düşünmekteyim. İki yapıyı birbirinden ayıran ve farklılaştıran o kadar çok neden var ki bunu yazmaya ne sayfalar yeter ne de günler. Ama Türkiye Cumhuriyetinin dünya siyasetine yön verme bakımından Osmanlı İmparatorluğunun tam varisi oluğunu da kabul etmek gerekir. Bu düşünceyi ifade ettikten sonra iki yapı arasında ki farklılıkları tarih bilimcilere bırakmanın daha yerinde olacağını düşünmekteyim.

Milletimizin hüzünlenmesi içinde birçok nedenleri var. Bunu da yazmaya ne sayfalar yeter ne de günler. Geçmişi anmak; gelecekte, geçmişte yapılan hatalara yeniden düşmemek esas ana düşünce ve yaşamın ana kaynağı olması gerekiyor. İnsanlar fil hafızalı, geçmişi çabuk unutabiliyor, geçmişe çabuk sünger çekebiliyor, geçmişin üzerini külle hemen kapatabiliyor. Geçmişi unutmayla ilgili birçok kavram üretilebilir ama bunlar sorunun çözümüne katkı sağlamıyor ama malum tarih tekerrürden ibaretmiş. Geçmişte yaşanmış hüzünlü yaşamlar hatırlatılmalı ki gelecek kuşak aynı hatalara düşmesin. İleriye daha bir özgüvenle bakabilmesin. Toplumun geleceğe özgüvenle bakması, siyasi mekanizmaların birinci görevi olarak tarih sahnesinde yerini alması gerekiyor.

Düşünebiliyor musunuz 21 Nisan ile 23 Nisan arasında toplumsal sevinçlerimizin yaşanması için o kadar çok nedenler oluştu ki, sizin mutlu olmanızın nedenleri bardağın hangi tarafından bakacağınıza bağlı. Ramazan Bayramının sevinç günleri, mübarek Cuma günü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ortak paylaşıldı. Bu üçü birlik, üç bayramın iç içe yaşanması toplumsal sinerji için bir neden olarak kabul edilmeli. Mübarek Cuma günü Ramazan Bayramının birinci gününe; Ramazan Bayramının son günü ise milli bayramımız olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına denk geldi. Bu tür güzel günler hiçbir topluma nasip olmayacak mutluluk günleri. Bu mutluluk günlerinden kim nasıl nasiplenmek isterse ona göre nasiplenebilir. Eğer milli hassasiyetiniz varsa mutluluk kırıntılarını ruhunuzda yakalar, milli duygularla işin felsefesini anlamaya çalışırsınız, ya da dini hassasiyetiniz varsa mutluluk kırıntılarını ruhunuzda yakalar, dini duygularla işin felsefesini anlamaya çalışırsınız. Her iki duyguyu aynı anda yaşayan insanların ise mutlukları katmerli, yeter ki siz toplumsal sinerjiyi yaymayı kendinize görev kabul edin.

Toplumsal sinerjinin yanında bir de evrensel entropi var. Evrensel entropi, toplumları olumlu da etkileyebilir, olumsuz da. Toplumsal ilerleme, yeni üretim sahalarının oluşması, insani ilişkilerin olumlu işlemesi, evrensel entropinin olumlu kullanılmasına bağlı. Evrensel entropi uygun kullanılırsa toplum ilerler, muasır medeniyetler seviyesine çıkar; olumsuz kullanılırsa, toplumun bütün enerjisini alıp götürür, toplumda kaotik ortamın oluşmasına zemin hazırlar, toplumda elde edilen bütün başarılar olumsuz gösterilir ve toplumda yaşama azmi sıfırlanır. Evrende bulunan entropi bütün toplumlar için aynı düzeyde, onu hangi toplum olumlu olarak daha çok kullanırsa gelişimi o düzeyde fazla oluyor.

6 Şubatta meydana gelen asrın felaketinin yaraları henüz sarılamadı ama milletimiz bir oldu, birlik oldu yaraları sarmaya çalışıyor. Tabi o bölgede olduğu gibi bütün ülkemizde asrın felaketi nedeniyle hüzünlü günler yaşıyoruz. Ramazan Bayramının gelişi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 103. Yıl dönümünün kutlanması hüzünlü günlerin gölgesinde yapılıyor olsa da evrensel entropinin toplumsal sinerjiye dönüşmesi en büyük dileğimiz olacaktır. Toplumsal sinerji her halükarda toplumsal kaotiğin ortadan kalkması, gelişme ve ilerlemenin anahtarı olacaktır. Toplumsal kaynaşmanın nedenlerinden olan Ramazan Bayramı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını tebrik ediyor, Vatanımıza ve milletimize nice mutluluklar getirmesini diliyorum.