Bu sorunun cevabını verenlere çıkarmayı planladığım ıslak imzalı kitabımı hediye edeceğim.
Kediler nankörmüş...
Tilkiler kurnazmış...
Kargalar kindarmış...
Yılanlar sinsiymiş...
Peki ya insana ne denmeli?
Asıl korkulması gereken ne yılandır ne de kurttur.
Çünkü yılan zehrini saklamaz.
Kurt dişini gizlemez.
Tilki de tilkiliğini inkâr etmez.
Onlar yaratılışlarının gereğini yaparlar.
İnsan ise çoğu zaman yüzünde tebessüm, dilinde dostluk, kalbinde ihanet taşır.
Hiçbir tilki makam uğruna kendi türünü satmaz.
Hiçbir kurt servet için sürüsünü parçalamaz.
Hiçbir yılan çıkarı uğruna kendi soyuna tuzak kurmaz.
Çünkü hayvanın hilesi içgüdüsüdür.
Peki insanın hilesi nedir?
Makam için dost satan...
Para için vicdanını susturan...
Menfaat uğruna doğruları eğip büken...
Hakikati bildiği hâlde susan...
İnsanın hilesi; hırsıdır, kibridir, tamahıdır ve vicdanını susturabilmesidir.
Bugün dünyayı yaşanmaz hâle getiren ne aslanlardır ne kurtlar ne de yılanlardır.
Savaşları çıkaran...
Şehirleri yıkan...
Yetimin hakkını yiyen...
Mazlumun gözyaşından servet devşiren...
Kimdir?
İnsan, vicdanını kaybettiğinde yılandan daha sinsi, tilkiden daha kurnaz, kurttan daha acımasız olur.
Çünkü hayvan doyunca saldırmayı bırakır.
Hırsına esir olan insan ise doymaz.
Mesele insan olarak doğmak değildir.
Mesele, insan kalabilmektir.
Kedilere "nankör", tilkilere "kurnaz", yılanlara "sinsi" diyoruz...
Peki; içinde hem cahilliği hem zulmü hem merhameti hem de adaleti taşıyan, iyilikle meleklerden üstün olabilen, kötülükle canavardan aşağıya düşebilen insana ne denmeli?
İşte ödüllü sorumuz budur.
Selam ve dua ile…