Kıymetli okurlarım; geçen haftalarda aileden başladık, gençliğe uğradık... Şimdi ise günümüzün büyük bir kısmını geçirdiğimiz, karakterimizin en büyük sınavı olan meydana, yani iş hayatına giriyoruz.Selam olsun alın teriyle, helal rızık peşinde koşan dostlara,
Hepimiz daha iyi bir hayat sürmek, çoluk çocuğumuza güzel bir gelecek bırakmak istiyoruz. Buraya kadar her şey çok insani. Ancak ana metnimizde de vurgulandığı gibi, sosyal hayatımızı bitiren en tehlikeli unsurlardan biri de yalan ve hiledir.
Ne yazık ki günümüzde dürüstlük "beceriksizlik", hile hurda ise "ticari zekâ" gibi görülmeye başlandı. İşte biz buna tam anlamıyla ahlaki yozlaşma diyoruz."Kısa Günün Karı" mı, "Ebedi Zarar" mı? "Dünya nimetlerine tamah eden kişi, sahip olduğu malı veya mevkiyi kaybetmemek için her şeyi yapacak hâle gelir."
İşte iş hayatındaki bütün kavgaların, ayak kaydırmaların ve haksız kazançların kökeni bu cümlede saklı.İş yerinde dürüst davranmak yerine yalan ve hileye başvurmak, belki kısa vadede kasayı doldurur ya da koltuğu sağlamlaştırır.
Ama ya o toplumdaki güven duygusu? Birbirimize güvenemediğimiz, sözün senet sayılmadığı bir piyasada hangi huzurdan bahsedebiliriz? Unutmayın, yalanla kazanılan her kuruş, aslında geleceğimizden çalınan bir huzurdur.
Dünyevileşme Çarkında Kul Hakkı…Dünyevileşme; dini ve ahlaki değerleri önemsememek, sadece dünyevi hazları öncelemek olarak tanımlanıyor. İş hayatında bu hastalık, kendini "kul hakkı"nı hiçe sayarak gösteriyor.
İşçinin hakkını vermemek, kalitesiz malı "birinci sınıf" diye satmak, haksız rekabetle başkasının ekmeğiyle oynamak...Oysa Rabbimiz bizlere dünya ve ahiret dengesini gözetmemizi emrediyor.
Peygamber Efendimiz (sav) ise gerçek zahitliğin malı mülkü terk etmek değil, elimizdekine değil Allah katındakine güvenmek olduğunu hatırlatıyor.Eğer biz işimizi yaparken Allah’ın bizi gördüğünü (ihsan bilincini) unutursak, bencilce davranmaya ve sadece kendi cebimizi düşünmeye başlarız.
Sözümüz Özümüz Bir Olsun. Müslüman, işinde en güvenilir olan kişidir. Onun tartısı doğru, sözü sadık, vaadi kesindir. Ahlaki yozlaşmaya karşı en büyük siperimiz, yaptığımız işi en güzel (ihsan) şekilde yapmaktır.
Yolsuzluk ve rüşvet gibi toplumu çürüten virüslerin tek ilacı; sadakat, dürüstlük ve haramdan kaçınma iradesidir.
NUR GÜL SENA
Kaynak: Temel Dini Bilgiler (İslam-1) Ders Kitabı- MEB