Yaklaşık 2 milyon hacı adayının heyecanla beklediği kuralar çekildi.
Allah, Türkiye'den 84 bin 942 kişiyi evine misafir olarak davet etti.
Ancak kura sonuçları kadar, tartışmalar da gündemin ilk sırasına oturdu.
Mevcut kontenjanlarla bekleme süresinin 20 yıla ulaşacağı konuşuluyor.
Bu sene fiyatlar bekleme listesini eritmek için mi artırıldı?
Türkiye'deki hac ücretleri neden birçok ülkeye göre daha yüksek?
Türk Hava Yolları hac sezonunda bilet fiyatlarını neden katlıyor?
Yıllarca para biriktiren insanlar fiyat artışları karşısında ne yapacak?
Yıllardır bekleyenlere öncelik verilemez mi?
Yaşlılara farklı bir kontenjan ayrılamaz mı?
Hangi ilden yazılırsak daha erken çıkar?
Kontenjan artırılamaz mı?
Protokol mensupları da vatandaş gibi kuraya giriyor mu?
Devlet görevlileri görevli olarak mı gidiyor, yoksa hacı kontenjanından mı faydalanıyor?
Özel hac organizasyonları bekleme süresini etkiliyor mu?
Ben ölmeden bana sıra gelir mi?
İl değiştirmek avantaj sağlar mı?
Nüfusu az olan illerde sıra daha mı hızlı ilerliyor?
Suudi Arabistan ile yeni kontenjan görüşmeleri yapılıyor mu?
Aynı otelde kalan farklı ülkelerin vatandaşları neden farklı ücret ödüyor?
Ömrü vefa etmeyenlerin hayali ne olacak?
Ardı arkası kesilmeyen sorular...
Bu soruların sorulması kimseyi rahatsız etmemelidir.
Çünkü hac, milyonlarca insanı ilgilendiren büyük bir organizasyondur.
Böylesine büyük organizasyonlarda şeffaflık çok önemlidir.
Şeffaflık arttıkça güven artar.
Sorular cevap buldukça söylentiler azalır.
Bilgi boşluğu oluştuğunda dedikodular büyür, güven zedelenir.
Vatandaşın merak ettiği konuların açık, net ve şeffaf bir şekilde cevaplandırılması, hem kuruma olan güveni artıracak hem de yıllardır bekleyen insanların gönlünü rahatlatacaktır.
Ama bütün bu tartışmaların üzerinde değişmeyen bir hakikat vardır.
Allah davet etmeden hiç kimse Kâbe'ye gidemez.
Çünkü Kâbe'nin sahibi biz değiliz.
Kâbe'ye gitmek sadece bir kura meselesi değildir.
Onun misafirlerini belirleyen de insanlar değil, Allah'ın takdiridir.
Bu davet gelmeden ne servet ne de makam işe yarar.
Hacca para ile değil, nasiple gidilir.
Bugün bekleyen, yarın davet edilen olabilir.
Bu sebeple ismi çıkanlar şükretsin...
Çıkmayanlar ise ümitsizliğe kapılmasın.
Belki de en güzel davet, henüz zamanı gelmeyen davettir.
Rabbim, bu yıl ismi çıkan kardeşlerimizin haclarını mebrur eylesin.
Yıllardır hasretle bekleyen bütün müminlere de en kısa zamanda Beytullah'ın misafiri olmayı nasip etsin.
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk...
Selam ve dua ile...