Mehmet Arif Selim'in köşe yazısı
Genel anlamda, dünyada yaşananlara karşı bir ilgi azlığı var ülkemizde. Seçim sürecinde, ülke içi gündemin seçime odaklanması anlaşılabilir bir durum olmakla birlikte, bu durumun süreklilik arz etmesi çokta sağlıklı bir şey değil kanımca.
Basitçe örneklendirelim: Biz evimizin içindeki tartışmalara, mesela evimizin boyasının renginin ne olacağı atışmalara dalıp, evde birbirimizle didişirken; evin dışındaki gelişmelere, evin dışındaki hırsızlara veya aile bireylerimizi hedefe koyan katillere veya sapıklara duyarsız kalabilir miyiz? O dışarıdaki tehlikeler bizi ilgilendirmiyor diyebilir miyiz?
Gezegenimizde ki hemen her olay bir şekilde etkiler bizleri de. Zira bizim evimiz nasıl ki bir sokağın, bir mahallenin, bir şehrin ve bir ülkenin içindeyse, ülkemiz de aynı şekilde gezegenimizin bir parçasıdır.
Ülke dışı gündemlere uzak kalmak, dünyadaki fırsatları kaçırmaya ve dünyadaki tehlikelere hazırlıksız olmaya yol açar.
Ukrayna ve Rusya denen iki ülke savaşırken "bize ne bundan" diyemeyiz, zira o savaşın etkileri ekonomik veya siyasi olarak bizi de etkiliyor.
Irak emperyalistler tarafından üçe dörde bölünürken, "biz ne " dersek; o Irak karışınca, otorite boşluğundan yararlanan terör örgütleri o topraklardan ülkemizi hedef almadı mı, almaz mı?
Kırgızistan'da geçen hafta bir darbe girişimi yaşandı, darbecilere karşı operasyon yapıldı. O darbeyi planlayanların önemli bir kısmının Fetö yapılanmasına mensup olanlar olduğu ortaya çıktı. Fetö güdümlü yani ABD güdümlü bir yönetim basa gelseydi Kırgızistan'da, bu Türkiye'ye bakışı ve Türkiye ile Kırgızistan ilişkilerini etkilemez miydi?
Libya'da Batı destekli Hafter ülkeyi ele geçirirse, Türkiye ile olan anlaşmaları iptal ederse, bu Turkiye'nin Akdeniz'deki varlığını ve haklarını tehdit etmez mi?
Son dönemde gezegenin he yerinde büyük bir kapışma var. Ukrayna, aylardır için savaş yaşayan Sudan, Yemen, Suriye, ABD'nin içindeki hesaplaşmalar gibi... Gelecek yüz yılın belki ikiyüz yılın sistemi oluşturuluyor, sistemi kendisi oluşturmak isteyen güçler gezegenimizin her cografyasında hamleler yapıyor. Ve bu hamlelerden dünyadaki her ülke hatta her birey etkileniyor. Farkında olsak da olmasak da asıl resim budur. Bizim ülkemizde de farklı küresel güçlerin mücadelesi değişik şekillerde devam ediyor.
Bu nedenle, ülke içinde gereksiz tartışma ve çekişmeler yerine, ülke dışı gelişmelere daha fazla odaklanmalı ve küresel tehlikelere karşı hem uyanık olmalı, hem de tüm ülke olarak milli meselelerde ortak tavır almalıyız. Gezegenin geleceğinin şekillenmesinde rol almak, tam bağımsız bir ülke olabilmek/kalabilmek, toprak bütünlüğümüzü koruyabilmek, daha müreffeh bir ülke olabilmek için buna mecburuz.
"Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurtamı tavuktan çıkar "tarzındaki basit, boş ve anlamsız tartışmalar yerine; büyük fikirlere, büyük planlara odaklanacak bir gündem oluşturmalıyız.
Devlet kurumlarını yıpratmaktan vazgeçerek, milli iradeye saygı duyarak, yalan ve manipülasyonlarla gelen psikolojik savaşlara karşı uyanık olarak, dünyadaki gelişmeleri yakından takip edip ona göre pozisyon alarak hareket etmeliyiz ki; binlerce yıllık yürüyüşümüzü geleceğe taşıyabilelim.
Yolun açık olsun, daha nice 100 yılların olsun Türkiye’m.