Gelişmişlik düzeyleri konusunda devletler sınıflandırılırken geri kalmış ülkeler, azgelişmiş ülkeler ,gelişmekte olan ülkeler ve gelişmiş ülkeler diye sınıflandırılırlar .Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında yer almaktadır .Bu tespit hoşumuza gitmeyebilir veya kime göre ,neye göre, kim yapıyor gibi bir çok soruyu sorabiliriz. Mesele bu sorulara cevap vermek değil.Bu bir durum tespitidir bu durum bir başka yazının konusu olabilir. Gelişmiş ülkelere baktığımızda en önemli kaynak yetişmiş insan gücüdür. Yetişmiş insan gücü olması yetmez, bu kaynağı doğru kullanabiliyor muyuz ?Gelişmiş ülkeler ehliyet ve liyakata üretken insana önem verirler.
Bizim ülkemizde ise maalesef ehliyet ,liyakat ,üretkenlik ,verimli insan yerine bizim bağın üzümü olsun anlayışı vardır . Kişileri layık olmadıkları makamlara getirmek , hem kişiye eziyet hem de ülkemize ihanettir .Atalarımız ne güzel söylemiş “adam hacı mı olur varmakla Mekke’ye ,eşek evliya mı olur taş çekmekle tekkeye “gerek eğitim gerekse hukuk ve siyaset alanlarında liyakat eksikliği ciddi bir toplumsal ve ahlaki erozyona yol açmaktadır.
Biat beynin en büyük düşmanıdır biat aklı dışarı çıkarır ,merakı öldürür , sorunu düşünmez çözüm üretemezsiniz .Çünkü beynini kiraya vermişsindir ,senin yerine başkaları düşünür sonra da üretemiyoruz ,verimlilik olmuyor diye hayıflanırız.
1983-1985 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı yapmış sayın M.Vehbi Dinçerler’den dinlemiştim . Sayın Vehbi Dinçerler bakanlık görevine başladığının ikinci günü 17 genel müdürle toplantı yapar . Genel müdürlere sırayla kendilerini tanıtmalarını ister. Genel müdürlerin büyük çoğunluğu şurada doğdum ,şuralıyım , şu üniversiteden mezun oldum evliyim üç çocuk babasıyım diyerek sözlerini sonlandırırlar. Genel müdürler arasında sadece iki genel müdür ise mevcut tanıtımı yaptıktan sonra; şu konuda Yükseklisans yaptım, şu hakemli dergilerde makaleler yazdım ,şu kitabım var gibi cümleler kurar. Herkes kendisini tanıttıktan sonra bakan bey şu iki genel müdür kalsın diğer arkadaşlar istifalarını masama bıraksınlar demiştir .Cücelerle çalışırsanız dev olursunuz, devlerle çalışırsanız devleşirsiniz.
Konfor çürütür rahat içinde hiçbir zor başarılamamıştır .Bütün büyük başarılar sorun ve dertlerle mücadele edenlerle sağlanmıştır. Yatarak büyüyen tek şey karpuzdur kabaktır.” Kamil odur ki koya dünyada eser, esersiz göçenin yerinde yeller eser” iyi haftalar sağlıklı günler dilerim.