Bir toplumda başarı öykülerinin yaygın oluşu, o toplumda ekonomik büyüme ve kalkınmanın hızlı olduğunu anlatır. Başarı öyküleri bize düşündüklerimizi gerçekleştirmenin zor olmadığını, güç olsa bile bu projelerin başkaları tarafından gerçekleştirildiğini anlatmaktadır. Başarı öykülerinin arka planında yatan gerçekler bazen çok basit bazen de çok karmaşık olabilir.
1996-97’de Peugeot otomobiller Türkiye’ye ilk geldiğinde o dönemin Türkiye Müdürü Massıo basınla yapacağı toplantıya bir türlü başlamıyor, ofisin camından bakarak dışardan geçen arabaları izliyordu. Asistanı basın mensuplarının bir an önce toplantıya başlamak için acele ettiklerini söylediğinde Massıo’nun cevabı ilginçti: “Otoyoldan bir tane Peugeot geçsin, toplantıya ondan sonra başlayacağım.”
Azimli ve kararlı olmak hemen hemen bütün başarı öykülerinin ortak noktasıdır. Ancak bazen tek başına azimli olmak da yeterli olmaz. Başarı öykülerinin temelinde yatan asıl önemli faktör de geleceği başkalarından farklı okumak, bu konudaki işaretleri farklı yorumlamaktır. Yoksa siz de olaylara herkesin baktığı gibi bakıyor ve onları herkesle aynı şekilde yorumluyorsanız o zaman onlardan daha başarılı olmanız için ortada bir neden de olamaz.
Hem ayrıntıları, hem de işin genel tablosunu çok iyi görebilenler başarılı olurlar. Ayrıntılardan sıkılanlar veya ayrıntılara boğulanlar asla başarılı olmazlar. Başarılı olmak istiyorsanız şüpheci, azimli, kararlı, hızlı ve zamanlaması doğru olan biri olacaksınız. Konfüçyüsün şu sözünü hatırlayalım: ‘’Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın.” “Bu benimde aklıma gelmişti”, “Bunu ben de biliyordum” demek yetmiyor. Önemli olan bunun, kimsenin aklına gelmeden sizin aklınıza gelmesi ve düşünce halinde kalmayarak talebi olan bir yatırıma dönüşebilmesidir. Müşterilerinizin veya iç-dış paydaşlarınızın sordukları soruları asla boş ve saçma olarak düşünmeyin. Size boş ve saçma gelen bu soruların başkaları için servet olabileceğini aklınızdan uzak tutmayın. Fırsatlar herkesin görebileceği kadar yakınımızdadır ama onları çok az kişi görebilir, daha az sayıda kişi değerlendirebilir.
Başarı öyküleri hep zor olanı başaranları, farklı olanları anlatır, bu nedenle başarılı olmak başkalarını taklit etmek ile bundan doğru zamanda vazgeçmeyi gerektirir. Herkesin başarı öykülerinden payını almasını diliyorum. Ufkunuz daima açık olsun... Sağlıklı günler, iyi haftalar diliyorum.

Orhan ERDOĞAN