TERCÜME-İ AHVAL

Anlamamalarımızı anlamlı hale getirdiler

Dipsiz kuyularda saklı izanımız.

Diz boyu sularda şuur kayıkları

Kuma oturmuş.

Baştan kıçtan dalgalar şıpır şıpır,

Oyalar incecikten.

Okyanuslar ejderhalarla doluydu,

Yangınlardan su yanıyordu

Öyle biliyorduk.

Yüzmeye korkuyorduk

Hiç görmediğimiz balıklardan,

Tahayyülü zorlayan öğrenilmiş yalanlardan

Siyah beyaz filmlerdi hoşlandıklarımız

O kadar ayan beyan her şey;

Büyükler büyük, küçükler küçük

Saygılardan öpülen eller,

İki büklüm beller,

Ne kadar da terbiyeliydi sevgililer.

Bizler selamlıklardan uzak tutulan

Selam maymunlarıyız.

Kaşımızın kenarından avucumuzu gösteremeyiz,

Namusumuzdur onca şey gibi.

Olmayan silahımız, olmayan atımız,

Mangalda kül bırakmadığımız…

Teslimiyetlerimiz balmumu hükmünde,

Hangi halimiz istenirse dururuz.

‘Beatus ille, qui procul negotis’ vaziyetleri de

Sorun teşkil etmez.

Sorma itaat et, rahat et.

Fırat yeşilini bilmezsen bilme…

Poseidon’un laneti ulaşmaz

Derelerin çocuğuna,

Ummanlar bizim işimiz değil.

Tercüme-i ahvalimiz budur.

El gören kudurur Hazır ol, rahat dur.

Halil Sözmen, Sözlerim Kara Kediye, 2010, sayfa 43

KIYMAYIN

İlahi bir tablo içinde renk renk

Yeşile maviye al’a kıymayın

Müthiş bir estetik müthiş bir ahenk

Ağaca yaprağa dala kıymayın

Martılar balıklar yaşıyor bakın

Kimyasal atıkla boğmayın sakın

Yakamoz yakamoz gülsün bırakın

Denize deryaya göle kıymayın

Gözünün yaşını boşa dökmeyin

Hapsedip onu da boyun bükmeyin

Bağların yerine beton dikmeyin

Aman ha bülbüle güle kıymayın

Tertemiz havaya zehir dolmasın

Ormanlar kesilip arsa olmasın

Leylaklar sümbüller güller solmasın

Çiçeğe arıya bala kıymayın

Bakın şu heybetli dumanlı dağa

Yaşayan bir canlı varlıktır doğa

Rant için ormana ovaya bağa

Allah için bile kıymayın

Genç Gazete, 17 Mayıs 2022

HASAN HÜSEYİN YILMAZ

TURHAN ŞAHİN'İN İNEGÖL GEÇMİŞİ OLAN ŞAİRLERDEN ŞİİRLER SEÇKİSİ isimli eserinden düzenlenip yayına hazırlanmıştır.