Ali Kurnaz yazdı
Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen İshak Paşa, büyük tarihçi Uzunçarşılı’ya göre devşirmelerden olup Saruhanlı Paşayiğit’in kölesiydi. Saruhanlı Paşayiğit, Balkanların –özellikle Makedonya ve Teselya’nın– fetihlerinde kritik mevkilerde bulunmuş bir Osmanlı Paşasıdır hatta bu yararlılıklarından ötürü kendisine “Üsküp’ün Fatihi” ünvanı verilmiştir. Paşayiğit’in bu denli büyük bir insan olması İshak Paşa’nın hayatını tahmin edebileceğimiz üzere olumlu yönde etkilemiştir. İshak Paşa’nın kökenine dair iki ihtilaf bulunmaktadır: Bunlardan ilki onun bir devşirme olduğu, ikincisi ise İnegöllü İbrahim Ağa’nın oğlu olduğu düşüncesidir. Devşirme olduğu fikri daha güçlü görünmektedir zira herhangi bir aileye mensubiyeti gözükmemekte –hayır eserlerinde ya da kayıtlar buna dair bir bilgi bulamıyoruz– ve vali yani sancak beyi olarak da görev yaptığı bilinmektedir. Öncelikle soylu bir aileye mensup olsaydı, bunu onun isminde ve kayıtlarda bulabilirdik. Soylu ailelere mensup sadrazamların ailelerin isimlerini kullanmalarından hareketle yorumumuz güç kazanmaktadır. Dahası, devşirme kökenli olmadan sancak beyliği yani valilik görevini yerine getirmek pek görülmemiş bir olaydır. Keza eşi, Tacünnisa Sultan Hatun’un saraydan bir hanım olması, onun Osmanlı’ya devlet adamı yetiştiren mekteplerden çıktığının bir göstergesi olduğu düşünülebilir fakat bir yandan da bu bürokrasi mekteplerinden mezun olanların saraydan cariyelerle evlendirildiği bilinmektedir. Tacünnisa Sultan Hatun ise bir cariye değildi, bu noktada İbrahim Ağa’nın oğlu olma ihtimalide güç kazanmaktadır fakat Osmanlı’da tarih yazıcılığı geleneğindeki zayıflıktan ötürü bu gerçeği tam olarak yansıtamamaktayız.
Devlete idareci yetiştiren mektep olan Enderun, 1455 yılında kurulduğu için bu örneğimize tam olarak uymasa dahi devlete idareci yetiştiren kurumların Osmanlı’nın ilk dönemlerinden beri olduğunu bilebiliyoruz. Enderun’un II. Murad devrinde kurulduğu fikri de bulunmaktadır yani İshak Paşa Enderun’un ilk mezunlarından olabilir yahut İnegöllü İbrahim Paşa’nın oğlu olup, sivil hayattan askeriye sınıfına geçmişte olabilir. Halil İnalcık, İshak Paşa’nın kökeninin diğer İshak Paşalarla karıştığına inanıyordu. Alman Oryantalist Franz Babinger’e göre İshak Paşa Arnavut ve Yunan karışımı; Fransız Arnavut Tarihçisi Jean-Claude Faveyrial’a göre de bir Arnavut idi.
Bir devşirme olarak yetişmesi, İshak Paşa’nın devlete ve dine olan sadakatinin artmasına yol açmıştır ki Cem-Beyazıt olaylarında bile Beyazıt Han’ın tarafında saf tutmuş, sadakatini göstermiştir. Bu yönleriyle Paşa, gerçekten de İnegöl Halkı’nın devletine bağlığını simgeliyor olabilir. Paşamız, iki sadaretten oluşmak üzere sadrazamlık yapmıştır. Ayrıca İstanbul’un fethi sırasında Anadolu Beylerbeyi olduğunu ve bu fetihte görev aldığını biliyoruz. İlk sadareti,1469-1472 yılları arasında olmuş, Rum Mehmet Paşanın görevden alınması sonrası yaşanmıştır.
Fatih Sultan Mehmet tarafından göreve getirilen vezirimiz, ilk görev olarak Karaman’a gönderildi. 1470 Yıllarında Karamanlıların bir bölümünü İstanbul’a getirdi ve bu insanlar Aksaray Kasabasından olduğundan ötürü yerleştiklerinde o semte kasabanın adı verildi. Yani İstanbul’un Aksaray kasabasına ismini İshak Paşa’nın getirdiği Aksaraylılar vermiştir. 1472’de görevinden alınmıştır. İshak Paşa, Fatih Sultan Mehmet’in Dulkadiroğluları meselesinde, Fatih sefere çıktıktan sonra İstanbul’u muhafaza etmiştir. İkinci sadareti 1481-1482 yıllarında olmuş, II. Beyazıt tarafından göreve getirilmiştir.
Bu görevde bulunması kendisinden önceki Şehzade Cemi destekleyen Karamanlı Mehmet Paşa’nın etkisi olmuştur. İshak Paşa bu süreçte Beyazıt Sultanı desteklerken Mehmet Paşa Şehzade Cem’i desteklemiştir. Bir kez daha görürüz ki, İshak Paşa devletine olan bağlılıktan asla dönmemiştir. Mehmet Paşa’nın Cem’i desteklemesi sonucu II. Beyazıt zamanında da ikinci sadaretini yapmıştır. Beyazıt, Cem meselesinin verdiği paranoyaklıktan zararlı gördüğü kişileri tasfiye etti ve bu kişilerin aralarında İshak Paşa’da vardı. İshak Paşa itaatini bir kez daha göstererek herhangi bir karşıt eylem göstermedi ve Selanik eyaletine vali olarak atandı ve 1487’de Selanik’te vefat etti. İshak Paşa, devşirildiğinden ve sahibi olan Paşayiğit’in nüfusundan kaynaklı devlet geleneğiyle beraber büyümüş, devletine hayatının son anına kadar büyük bir saygı gösterdiği her hareketinden belli olmaktadır. Bu büyük devlet insanı, İnegöllülerin devlete ve dine bağlı olan duygularını geliştirmiş, bu şehrin her şeye olan sadakatini değiştirmiştir. Yaptırdığı bu eser vasıtasıyla İnegöllü, devlete olan yakınlığını daha sıkı sıkıya kurmuştur.