Down sendromu bir hastalık değil, genetik bir farklılıktır.

Down sendromu olmayan bireylerde 46 kromozom bulunurken, Down sendromlu bireylerde 21. kromozomun 3 adet olması nedeniyle toplam kromozom sayısı 47’dir.

Bu genetik farklılığa dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler, 21.03 (21 Mart) tarihini Dünya Down Sendromu Günü olarak kabul etmiştir.

Down sendromlu çocuklar için eğitim bebeklik döneminde fizyoterapi, bireysel eğitimler ve dil terapisi ile başlar ve yaşam boyu ihtiyacına ve yaşına göre değişerek ve çeşitlenerek devam eder.

Down sendromlu bireyler uygun eğitim programları ile pek çok başarıya imza atıyor ve toplum hayatı içinde kendilerine alan oluşturabiliyorlar.

Tabii burada erken ve sürekli eğitimin en önemli kısım olduğunun altını çizmek gerekir.

Bir özel eğitim öğretmeni olarak eğitsel anlamda ele alacak olursak erken müdahale dediğimiz o kritik dönem Down sendromlu çocuklarımız için çok önemlidir.

Eğitimlerin nasıl planlanacağı?

Ne zaman başlayacağı? Nasıl devam edeceği güçlü bir şekilde inşaa edilmelidir. Bu sürece ailelerimizi de dahil etmeliyiz ve işbirliği içerisinde olmalıyız. Çünkü erken müdahale ilk olarak ailede başlar.

Bebeğiniz daha ilk günlerden itibaren sizinle ve çevresi ile iletişim halindedir.

O sebeple ebeveynlerin bebeklerine uyaran sağlaması, onunla konuşması, sohbet etmesi, dokunması, kucaklaması, dolaştırması, günlük bakımını yaparken bunu bir oyun ve etkileşim fırsatına çevirmesi önemlidir.

İlgi ve etkileşim buradaki en önemli unsur, oyun ise en vazgeçilmez aracımızdır. Her çocuk farklıdır diyoruz işte burada da tek tip eğitim devre dışı kalıyor.

Çocuklarımıza vereceğimiz eğitimlerin içeriği ve süresi çocuğun bireysel farklılıklarına göre uyarlanmalıdır.

Bu noktada ebeveynlerin en önemli görevi çocuklarını gözlemleyerek iyi oldukları ve zorlandıkları alanları tespit etmek ve çevrelerindeki uzmanlarla bunları konuşarak çocuklarına uyan bir eğitim programı talep etmektir.

Nereden Nereye...

Eskiden okuyamaz bile denilen bu bireyler artık lise, hatta üniversite bitirebilmekte, ikinci bir dil öğrenebilmekte, çalışabilmekte, bağımsız bir şekilde hayatlarını sürdürebilmektedirler.

Biz de buradayız diyebilmektedirler.

Farklılıklarımızla varız, var olmaya da devam edeceğiz.

Özel Eğitim Öğretmeni

Dilber Hüseyinoğlu