Kış aylarında sofralarımızdan eksik olmayan sebzelerin başında pancar, karnabahar, brokoli, havuç ve turp gibi sebzeler gelmektedir.

Bununla birlikte havaların soğumasıyla baklagillere olan yönelimin artması da oldukça doğaldır.

Aslında kış sofralarında bu renk ve çeşitliliğin yer alması, sağlığımız açısından birçok olumlu etkiyi beraberinde getirir.

Sofrada yer alan renkli sebzelerin artması, öğündeki antioksidan seviyesinin de yükseldiğini gösterir. Antioksidanlar; vücutta stres, çevresel faktörler ve hastalıklar sonucu oluşan serbest radikallerle savaşan koruyucu bileşiklerdir.

Serbest radikaller hücre yapısına zarar vererek bağışıklığın düşmesine ve zamanla birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Antioksidanlar ise bu zararlı etkiyi baskılayarak hücreleri korur, bağışıklık sisteminin dengeli çalışmasına katkı sağlar.

Özellikle kırmızı, mor ve koyu yeşil renkli sebzeler antioksidan açısından oldukça zengindir.

Pancar, mor lahana, brokoli ve havuç gibi sebzelerin kış sofralarında sıkça yer alması bu nedenle büyük bir avantajdır. Kış aylarında bağışıklığın daha kolay zayıfladığı düşünüldüğünde, sofraya bu renkleri eklemek sadece hastalıklardan korunmak için değil, genel sağlığı desteklemek için de önemlidir.

Antioksidanlardan zengin bir beslenme modeli, birçok hastalık için önleyici bir yaklaşım olarak da değerlendirilebilir.

Kış sebzeleriyle hazırlanan salatalar ise bu dönemin en pratik ve etkili öğün desteklerinden biridir.

Salatalara eklenen limon suyu, portakal suyu gibi C vitamini açısından zengin besinler antioksidan etkiyi daha da güçlendirir.

C vitamini, bağışıklık sistemini destekleyen güçlü bir antioksidan olmasının yanı sıra demir emilimini artırarak vücudun besinlerden daha iyi faydalanmasını sağlar.

Bu da özellikle kış aylarında hem enerji düzeyinin korunmasına hem de hastalıklara karşı direncin artmasına katkı sunar.

Baklagillerin bu tabloya eklenmesiyle beslenmenin kalitesi bir adım daha ileri taşınır.

Mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi baklagiller; liften zengin olmalarının yanı sıra bitkisel protein ve önemli aminoasitler içerir. Aminoasitler, vücudun kas yapımı, bağışıklık hücreleri ve birçok metabolik süreç için temel yapı taşlarıdır.

Sebzelerle, C vitamini kaynaklarıyla ve baklagillerle oluşturulan dengeli öğünler hem protein kalitesini artırır hem de uzun süre tok kalmayı kolaylaştırır.

Sonuç olarak kış sofralarında sebze, meyve ve baklagil çeşitliliğini artırmak; bağışıklığı destekleyen, doyurucu ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturur.

Tabağınızdaki renkler arttıkça, vücudunuzun aldığı koruyucu destek de artar. Kış aylarını daha sağlıklı geçirmek için sofranızda bu renkli birlikteliğe mutlaka yer açın.

Diyetisyen Berre Sude Mestan

@dyt.berremestan