Ali KURNAZ yazdı Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi Öğrencisi
Hangi dinden, mezhepten, cenahtan yahut ırktan olursak olalım; sistematik tahakkümün ve bitmek bilmeyen bir ölüm zincirinin olduğu yerlerde bu güce karşı gelen her insan saygıyı ve anılmayı hak etmektedir. Aziz Gabriel şüphesiz bu sıfatları hak eden yegâne isimlerden birisidir. Bu yazıyı bizim tarihimizde ve dinimizde bu örneklerden insanlar olmadığı için değil, zalime karşı duruşun ne kadar önemli, etkili fakat dünyaca ne kadar da hor görülen bir şey olduğunu anlatmak için yazıyorum.
Aziz Gabriel, 1929-1995 yılları arasında Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinde doğmuş ve yaşamış bir Ortodoks Azizdir. Sovyet Bürokrasisi; Anti-Teist ve Ateist bir yapıya sahipti. Marx’ın öğretileri hasebiyle dinsiz bir toplum yaratılma ideali her daim vardı. İsa’ya ait olan Katedraller yıkılıyor, insanların dini tercihleri hükümetçe baskılanıyordu.
SSCB’de bu durumlar ne kadar çok açık-seçik olmasa bile Balkanlardaki Komünist Devletler bunu çekinmeden kullandı. Arnavut Komünist Enver Hoca’nın camileri yıktırdığı ve çok büyük çoğunluğunu tahrip ettiği görülmektedir. Balkanlı Tarihçi ve Emekli Diplomat Abdi Baleta’da da Enver Hoca’nın yaptıklarının arkasında bir nefret abidesi değil; daha sistematik, dini dezenformasyon hedefi güden bir çıkar kurumu olduğunu düşünmektedir. O halde bu insanların karşı karşıya olduğu durum daha vahim bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu katliam ortamında, Aziz Gabriel’de bir inanan ve insan olarak yapması gerekeni yaptı ve bu zulme karşı sesini çıkaran nadir insanlardan birisi oldu. 1965 yılında, 1 Mayıs İşçi Bayramında şehrin ortasında Lenin’in –SSCB’in Kurucusu- heykelini ateşe verdi. Bunun sonucunda Sovyet Gizli Polisi tarafınca yakalandı, işkenceye maruz kaldı, deli raporu verildi ve ilaçlara zorunlu tutulup deli edilmeye çalışıldı.
Günün sonunda, pek çok ırktan ve dinden insana bu zulmü sistematik bir biçimde uygulayan bu tahakküm sahibi devlet 1991 yılında yıkıldı ve Gürcistan özgür kaldı. Aziz Gabriel halkınca, Ortodokslarca ve pek çok farklı mezhepten Hristiyanca bu özgür eylemi hasebiyle sahiplenildi. Her türlü zorluğa karşı ayakta durması hasebiyle “Fool for Christ” yani “İsa’nın Divanesi” olarak adlandırıldı.
Gabriel, 1995 yılında, özgür Gürcistan Topraklarında hayata gözlerini yumdu. Bugün Sovyetler, baskı ve zulümleriyle hatırlanırken; Gabriel ise dine ve insanlık uğruna yaptığı bu eylemlerle hatırlanıyor. Toplumun tabularına karşı durdu, deli olarak adlandırıldı, işkenceye uğradı fakat hakkı konuşmak hiçbir statü kaybı yaşatmadığı vakit herkes onun peşinden gitti!
Tarih boyunca insanlar hep böyle bir devrimcinin ortaya çıkıp onlar adına konuşmasını ve acı çekmesini istemiştir. Bu kişi ortaya çıkınca ve güç oraya varınca da o kişi şüphesiz yalnız kalmıştır. Keza Gabriel’de bu deneyimini inancı için çok sınayıcı olduğundan bahsetmektedir. En nihayetinde; Gabriel, dinini özgürce yaşamak isteyen ve bu yolda talebi olan bir inanandı ve mücadelesi bugün bizim bile konumuz olmaktadır.
Yazımı sonlandırmadan bir hususa da değinmek istiyorum. Gördüğümüz üzere Psikoloji ne zaman bir bilim olduğundan bu yana devletler ve zalimler kendileri gibi düşünmeyene karşı “Deli” sıfatını kullanmaktan ve buna tıbbi bir kılıf bulmaktan asla çekinmemektedir. İlaçlar yoluyla insanları zıvanadan çıkartırlar ve onları yeniden halkın içine sokarak güçlerini kanıtlamak isterler. Bu bağlamda Psikanaliz, Psikoloji, Psikiyatri ve Tıp; güç sahibinin bir numaralı aracıdır.
Bu yolla gücünü meşrulaştırır ve gözdağı verir. Burada bu bilimin araştırmacılarına ve üyelerine düşen çok önemli ahlaki sorumluluklar ortaya çıkmaktadır. Öncelikle kendi disiplinlerinin ismini ve yapısını bir kan aracına getirmemelilerdir ve bilimi ancak insanlığın yararına kullanmalılardır.
Günümüzde, haksızlıklara karşı duran herkes bütün benliğiyle toplumdan soyutlanacaktır. Bu durum da, bu çağın neden bir “Tahakküm Çağı” olarak adlandırabileceğimizi açıklamaktadır.
Her şeyini tiranlara karşı mücadele için veren erdemli insanlara saygılarımla.
Ali KURNAZ
Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi Öğrencisi