Eğitim üzerine yazmaya devam ediyoruz. Ünlü bir komedyen demişti ya, Eğitim şart. Sonraları bu ifade slogana dönüştü; Eğitim Şart! Evet, eğitim üzerine yazmak şart.
Eğitim sistemlerinin başarısını ölçmek için kullanılan uluslararası araştırmalar arasında TIMSS (Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması), en güvenilir kaynaklardan biri olarak kabul edilmektedir. TIMSS yalnızca öğrencilerin matematik ve fen alanlarındaki bilgi düzeylerini ölçmekle kalmaz; aynı zamanda başarıyı etkileyen sosyal, ekonomik ve eğitimsel faktörleri de analiz eder.
TIMSS 2023 Türkiye Raporu incelendiğinde, Türkiye'nin fen bilimleri alanında son yirmi yılın en dikkat çekici performanslarından birini sergilediği görülmektedir. Özellikle ilkokul düzeyinde elde edilen sonuçlar, Türkiye'nin fen eğitiminde dünya ölçeğinde üst sıralara yükseldiğini göstermektedir. Bununla birlikte veriler, başarıyı sınırlayan yapısal sorunların devam ettiğini ve eğitim politikalarının yalnızca akademik sonuçlara değil, fırsat eşitliğine de odaklanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

TIMSS 2023 sonuçlarına göre Türkiye, dördüncü sınıf fen bilimleri alanında 570 puan alarak 58 ülke arasında dördüncü sıraya yerleşmiştir. Bu sonuç, Türkiye'nin tarihinde ulaştığı en yüksek uluslararası sıralamalardan biridir. Aynı araştırmada uluslararası ortalama 494 puan olarak hesaplanmıştır. Türkiye böylece dünya ortalamasının 76 puan üzerine çıkmıştır.
Daha da dikkat çekici olan nokta, OECD ülkeleri arasında Güney Kore'nin ardından ikinci sıraya yükselmiş olmasıdır. Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunu geride bırakan bu performans, fen bilimleri öğretiminde önemli bir dönüşüm yaşandığını göstermektedir.
Sekizinci sınıf düzeyinde de tablo oldukça olumludur. Türkiye, fen bilimlerinde 530 puan alarak 44 ülke arasında yedinci sıraya yerleşmiştir. Uluslararası ortalamanın 478 puan olduğu düşünüldüğünde Türkiye'nin önemli bir başarı elde ettiği görülmektedir. Ayrıca Türkiye'nin puanı Finlandiya ve İngiltere dışındaki tüm Avrupa ülkelerinin üzerindedir.
TIMSS 2019 ile karşılaştırıldığında Türkiye'nin puanını 15 puan artırdığı ve katılımcı ülkeler arasında en fazla gelişme gösteren ikinci ülke olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar, fen bilimlerinde ilerlemenin geçici değil, uzun yıllara yayılan istikrarlı bir yükseliş olduğunu göstermektedir.
Gerçekten de Türkiye'nin fen bilimleri performansı uzun yıllardır yükselmektedir. Dördüncü sınıf düzeyinde 2011 yılından itibaren, sekizinci sınıf düzeyinde ise 1999 yılından itibaren her TIMSS döngüsünde puanlar düzenli olarak artmıştır.
Bu durum, eğitim sisteminde yapılan bazı yapısal iyileştirmelerin öğrenci başarısına olumlu yansıdığını göstermektedir. Ancak başarıyı yalnızca merkezi sınavlar veya müfredat değişiklikleriyle açıklamak yeterli değildir. TIMSS verileri, okul öncesi eğitimden sosyoekonomik koşullara kadar birçok faktörün fen başarısını etkilediğini ortaya koymaktadır.

Fen bilimlerindeki yükselişin en önemli göstergelerinden biri yeterlik düzeylerindeki değişimdir. Dördüncü sınıf öğrencileri arasında ileri düzey fen yeterliğine sahip olanların oranı 2011 yılında yalnızca yüzde 3 iken 2023 yılında yüzde 26'ya yükselmiştir.
Üst düzey yeterlikte bulunan öğrencilerin oranı ise yüzde 15'ten yüzde 36'ya çıkmıştır. Buna karşılık düşük başarı düzeyindeki öğrencilerin oranı sürekli gerilemiştir. Bu veriler, yalnızca ortalama puanın değil, yüksek başarı gösteren öğrenci sayısının da önemli ölçüde arttığını göstermektedir.
Benzer bir gelişim sekizinci sınıflarda da görülmektedir. 1999 yılında ileri düzey fen yeterliğine sahip öğrenci oranı yalnızca yüzde 1 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 17'ye yükselmiştir. Alt düzeyde bulunan öğrencilerin oranı ise yüzde 37'den yüzde 20'ye düşmüştür. Başka bir ifadeyle Türkiye, yalnızca ortalamayı yükseltmekle kalmamış, öğrencilerinin daha büyük bir bölümünü üst yeterlik düzeylerine taşımayı başarmıştır.
TIMSS sonuçları fen bilimlerinde dikkat çekici bir başka özelliği daha ortaya koymaktadır. Türkiye'deki öğrenciler yalnızca bilgi ezberleme gerektiren sorularda değil, uygulama ve akıl yürütme becerileri gerektiren sorularda da başarılıdır.
Dördüncü sınıf öğrencilerinin fen bilimlerinde akıl yürütme puanı 574 olarak hesaplanırken, bilme puanı 572'dir. Sekizinci sınıfta ise durum daha belirgindir. Öğrencilerin akıl yürütme puanı 543, uygulama puanı 537 iken bilme puanı 503'tür.

Bu sonuçlar, öğrencilerin öğrendikleri bilgileri kullanabilme ve yorumlayabilme becerilerinin geliştiğini göstermektedir. Günümüzde bilimsel okuryazarlığın temel ölçütlerinden biri olan problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerindeki bu yükseliş oldukça önemlidir. Ancak TIMSS verileri başarı kadar eşitsizlikleri de göstermektedir. Fen bilimlerinde olduğu gibi matematikte de sosyoekonomik durum başarı üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir.
Araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık dörtte biri düşük sosyoekonomik düzeyde bulunmaktadır. Yüksek sosyoekonomik düzeye sahip öğrencilerin fen puanları, dezavantajlı öğrencilerin puanlarından belirgin biçimde yüksektir. Bu durum, eğitim başarısının yalnızca okulda verilen öğretime bağlı olmadığını; ailelerin ekonomik ve kültürel kaynaklarının da belirleyici olduğunu göstermektedir.
TIMSS 2023 raporunun ortaya koyduğu önemli bulgulardan biri de okul öncesi eğitimin etkisidir. Araştırma sonuçları, okul öncesi eğitim süresi arttıkça fen bilimleri başarısının da yükseldiğini göstermektedir. Üç yıl ve daha uzun süre okul öncesi eğitim alan öğrenciler ile hiç okul öncesi eğitim almayan öğrenciler arasında büyük başarı farkları bulunmaktadır.
Bilimsel merakın ve temel gözlem becerilerinin erken yaşlarda geliştiği düşünüldüğünde, bu sonuç şaşırtıcı değildir. Fen eğitimindeki başarıyı artırmanın en etkili yollarından biri erken çocukluk eğitimini yaygınlaştırmaktır.
Öğrencilerin fen dersine yönelik tutumları da başarı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. TIMSS verileri, fen öğrenmeyi seven ve fen derslerinde kendine güvenen öğrencilerin daha yüksek puan aldığını göstermektedir. Bu nedenle fen eğitiminin yalnızca bilgi aktarımı olarak görülmemesi gerekir.
Öğrencilerin deney yapmaları, gözlem becerilerini geliştirmeleri, sorgulama ve araştırma süreçlerine katılmaları başarıyı artıran temel unsurlar arasında yer almaktadır. Nitekim rapor, dördüncü sınıflarda deney yapma sıklığının arttığını ve bunun olumlu sonuçlar doğurduğunu göstermektedir.
Buna rağmen Türkiye'nin fen eğitiminde çözmesi gereken bazı sorunlar bulunmaktadır. İlk olarak, laboratuvar ve uygulamalı eğitim olanakları tüm okullarda eşit değildir. Özellikle kırsal bölgelerdeki okulların önemli bir kısmında deney yapma ve uygulamalı öğrenme imkânları sınırlıdır. Bilimsel düşünmenin gelişebilmesi için öğrencilerin yalnızca kitaplardan öğrenmeleri yeterli değildir; gözlem yapmaları, deney kurmaları ve araştırma süreçlerine katılmaları gerekir.
İkinci olarak, eğitimde bölgesel eşitsizliklerin azaltılması gerekmektedir. Büyükşehirlerdeki öğrenciler ile dezavantajlı bölgelerdeki öğrenciler arasında fırsat farklılıkları bulunmaktadır. Fen başarısındaki yükselişin sürdürülebilir olması için eğitim yatırımlarının özellikle dezavantajlı bölgelere yönlendirilmesi gerekmektedir.
Üçüncü olarak, öğretmenlerin mesleki gelişimi desteklenmelidir. Dünyanın en başarılı fen eğitim sistemlerinde öğretmenler sürekli eğitim almaktadır. Türkiye'de de araştırma temelli öğrenme, STEM uygulamaları, proje geliştirme ve bilimsel sorgulama yöntemleri konusunda öğretmenlere daha fazla destek verilmelidir.
Sonuç olarak TIMSS 2023 sonuçları, Türkiye'nin fen bilimleri alanında uluslararası ölçekte önemli bir başarı hikâyesi yazdığını göstermektedir. Dördüncü sınıflarda dünya dördüncülüğü, sekizinci sınıflarda dünya yedinciliği ve yeterlik düzeylerindeki büyük yükseliş, eğitim sisteminin belirli alanlarda ilerleme kaydettiğini ortaya koymaktadır. Ancak kalıcı başarı yalnızca ortalama puanlarla ölçülemez.
Gerçek başarı, tüm çocukların bilimsel düşünme becerilerine erişebildiği, sosyoekonomik kökenin eğitim sonuçlarını belirlemediği ve bilimsel merakın erken yaşlardan itibaren desteklendiği bir eğitim sistemi kurabilmektir.
Türkiye'nin önündeki temel görev, elde ettiği akademik yükselişi eğitimde fırsat eşitliğiyle birleştirerek bilimsel okuryazarlığı toplumun tüm kesimlerine yaymaktır. Böyle bir dönüşüm gerçekleştiğinde TIMSS'te elde edilen başarılar yalnızca sıralamalardan ibaret olmayacak, ülkenin bilimsel ve teknolojik geleceğinin de teminatı olacaktır.
Ercan EROĞLU Eğitim Bilimleri Uzmanı, Araştırmacı