Bir hüzün var içimde.
Bir gariplik.
Anladım ki ya ben fazlayım bu şehirde.
Ya da biri eksik.
Çok değerli bir yeğenimizi,yazarımızı ve bir Kur'an talbesini kaybettik.Bazen kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerlerden bahsedilir.Bilmiyorum bu durumu yaşamışsınızdır sanırım.Gerçekten bazen o kadar üzülüyorsunuz ki bu üzüntünüzü dile getirecek kelime bulamıyorsunuz.Mevcut kelimeler yeterli gelmiyor.
İşte Mükrime yeğenimizin vefatını ve üzüntüsünü dile getirmek için aynı durumu yaşıyoruz.Mükrime yeğenimizin vefatını duyan herkesin dile getirmeye çalıştığı kelimelerin yetersizliğini fark etmişsinizdir.
Bir söz vardır denir ki" BAZI CENAZELER HER EVDEN ÇIKAR".
Cenaze öncesi ve sonrası birbirine sarılanlanda bu haleti ruhiye vardı çünkü söyleyecek söz bulamıyorlardı.
Vefatı esnasında toplanan o muazzam kalabalık bile onun nasıl değerli bir insan olduğuna şahitlik ediyordu.
Mükrime yeğenimizin kendisine ait özel güzellikleri vardı.Güler bir yüzü vardı.Tatlı ses tonuyla hep gülümserdi.Allah O'nu gülümseyerek Cennetine misafir etmiştir İnşallah.
Zaman zaman duyarsınız.Biri vefat ettiğinde onun için "arkasında büyük bir boşluk bıraktı" derler.Belki yeri doldurulamaz anlamında doğrudur ama Mükrime yeğenimiz için farklı yaklaşacağım.
"Yeğenim! Yerin doldurulmaz.Çünkü sen yaptığın her işi dolu dolu yaptın.
-Anne- Babanın razı olduğu bir hayırlı evlat oldun.
-Eşinin razı olduğu Saliha bir bayandın.
-Herkesin gıpta ile baktığı pırlanta gibi çocuklar yetiştiren bir anne idin.
-Akrabaları ,konu komşuları sürekli arayıp sorandın.
-Bütün bu işlere rağmen ilim ile uğraşmayı hiç bırakmadın.Kitap yazdın,dergilere makaleler gönderdin,yüksek lisans ve doktora yaptın.
Hiç eksiğin olmadı ki. Dolayısıyla arkanda hiç boşluk bırakmadın.Arkasında boşluk bırakanlar işlerini eksik yapanlardır.
İster aile hayatında olsun,ister sıla-ı rahim olsun ve ister ilmi çalışmalarda olsun hep işlerini dolu dolu yaptın yeğenim".
Mükrime yeğenimiz bir Kur'an talebesiydi.Tefsir alanında doktorasını yeni bitirmiş bir alime adayıydı.Çünkü Dinimiz İslam bizden şunu istiyor:
-İlminizi artırın alim olun.
-Alim yetiştirin.Çünkü yaşadığımız ortamın alimlere ihtiyacı vardır. -Her ilin , her ilçenin,her mahallenin hatta her sokağın bir alimi olmalıdır.
Öyle alimler ki:
-Ayakları kaydıran değil,ayağa kaldıran,
-Dikleşen değil ama dik duran,
-Geçmişinden mutlu ,geleceğinden umutlu,
-Gelişmeleri ve değişimleri bilen,
-Yaşadığını anlatan,anlattığını yaşayan alimler.
Çünkü yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:"Eğer bilmiyorsanız bilenlerden sorunuz"(Nahl-43).
Eğer Mudanya/Güzelyalı mezarlığına yolunuz uğrarsa üst yoldan biraz ilerleyin ,sağ tarafta çamların gölgesinde yatan "Rüzgara Yetişmek" kitabının yazarı bir Fidanı ve onu yetiştiren kıymetli babasını göreceksiniz.İşte o zaman onlara fatiha okumayı ve dua etmeyi unutmayın.
Abdulvasih DURAN