Geçenlerde TV kanallarına göz gezdirirken bir kanalın sabah kuşağı programında kızının önünde yalvaran bir babayı görünce durdum. Normalde sabah kuşağı programlarını pek seyretmem.Malum bu tür programlar evden kaçanları,kaybolanları,birbirini dolandıranları v.b. konuları işleyen programlardır. Ancak tesadüfen rastladığım bu manzara dikkatimi çekti.
Sanırım sizler de sonradan duymuşsunuzdur.Haberlerde ve sosyal medyada da yayınlandı. Stüdyo da bir baba kızına yalvarıyor:"Kızım! Ne olur o kişiye gitme.Gel evine dön... Bir yandan baba bir yandan da anne yalvarıyor.
Kız 19 yaşında oğlan ise 26 yaşında aynı zamanda evli ve iki çocuk babası.Ayrıca taciz suçundan 8 yıl hapis almış bir yıl yatıp af ile çıkmış.İşi yok çalışmıyor. Sunucudan öğrendiğimize göre daha başka iddialar da var.
Stüdyoda ki avukatlar, seyirciler dillerinin döndüğü kadar bu durumu hatırlatıyorlar anne baba bir yandan yalvarıyor herkes kızdan "Tamam. Gitmeyeceğim, aileme döneceğim" cevabını beklerken kız her defasında " Hayır.Oğlanla gideceğim 'diyor.
Tam bir akıl tutulması cevap.İzleyen herkes inanıyorum ki sinirinden dilini ,dudağını ısırmıştır. Çünkü oğlan evli,iki çocuğu var, tacizden hapse girmiş,işi gücü yok ve daha bir sürü kötü iddialar var. İstanbul'da iki sene önce kafası koparılıp surdan atılan bir genç kızın olayını sanırım unutmamışsınız. Gündemi de epey meşgul etmişti hatırlarsınız...
Bir genç kız arkadaşı olduğu kişi tarafından katlediliyor... Oğlanın annesi verdiği ifade de , oğlunun psikoljik sorunlarının olduğunu, bunu kıza her defasında söylediklerini hatta oğlanın da kıza tehditkar türü mesajlar attığını ancak kızın oğlandan vazgeçmediğini söylemişti.
Hepimizin kız erkek çoluk çocuğu var. Rabbim evlatlarımızla imtihan etmesin. Evlat imtihanı hiçbir imtihana benzemiyor... Bu durumları düşünürken iki yıl önceki ki bu hadise gözümün önüne geldi.Demek ki "Su testisi su yolunda kırılır"mış dedim. Ben günümüzde ki bir kısım genç kızları da anlayamıyorum ve anlamakta da güçlük çekiyorum.. Nerede tuhaf saç tıraşlı, vücudu dövmeli,hapçı, müptezel,psikopat varsa hep onlarla beraberlerdirler.
Şimdiki zamanın bazı kızları sakin,huzurlu, mutlu bir aile kurmak isteyenleri tercih etmek yerine, kavga dövüşçü,silah bıçak taşıyan,hapse girmiş çıkmış olanları tercih ediyorlar. Cadde de, sokakta sözde sevgilisinden dayak yiyen hatta yaralanan kız,polis geldiğinde "şikâyetçi değilim"diyor. Ben bu halimle bu tiplere baktığımda bunlardan ne anne ne de baba olur diyorum. Celladına aşık olmuş böyle kızlara Devlet ne yapsın...
Ondan sonra ne kadın cinayetleri biter, Ne de evlere düşen ateş söner...
Peki ne yapmalı? "İnsan nerede düşerse orada ayağa kalkar" derler.
-Artık 18 yaşın doğru karar vermede yetersiz kaldığı bilinmelidir.
-Anne- Babanın çocukları üzerinde ki söz hakkının yaşı olmamalıdır.
-Aklı bir karış havada , kandırılmış gençlerin yanlış kararlarına Devlet re'sen müdahale etmelidir.
-Akrabalık ilişkileri kuvvetlendirmeli,dayı,teyze,amca,hala v.b.yakın akrabalar etkili ve sözü dinlenenler duruma gelmelidir.
-Komşu,sokakta ki hacı amcalar,hacı teyzeler gerektiğinde gençlere olumlu anlamda müdahale edebilmelidir .
-Eğitim ve Öğretim sistemimizi gözden geçirmeli,teorik,ezberci yerine doğru kararlar verebilecek ahlaklı insan yetiştiren proğramlar uygulanmalıdır.
-Okulda öğretmen,Cami de Hocalarımız çocuklarımızı ikaz ederken veliler destek vermelidir.
-Gelenek ve göreneklerimizi canlandırmalı,çocuklarımızı bu doğrultuda yetiştirmeliyiz.
-Ve en önemli husus ve olmazsa olmazı güzel Dinimizi öğretmeli,sevdirmeli ve Sevgili Peygamberimiz (sav) in ahlakını örnek göstermeliyiz.
UNUTMAYIN: Gök kubbe iki şeyin üstünde durur:
1-Büyüklerin göz yaşı ( Yani proje ve çözüm üretmek).
2-Çocukların tebessümü.( Onlara mutlu yarınlar hazırlamak).
Abdulvasih DURAN