“İnegöl şehrinin kuruluş yeri dikkate alındığında şehrin İnegöl höyüğü ile karakterize edilen alanda, güney-kuzey doğrultusunda akışa sahip Bedre deresinin batısında, ama onun taşkın tehlikesinden uzak ve nispeten güvenli bir sahada ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.”

“İnegöl höyüğünün incelenmesiyle birlikte, höyük kısmının güneyinin mezarlık olarak değerlendirildiği ama asıl oturma ve çarşı (agora) alanının daha yüksek olan doğu kısım üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu dönemde İnegöl, günümüzdeki Sinanbey Mahallesinin güney sınırının ötesine geçerek Cuma, Yenice ve Orhaniye Mahallelerinin ilk nüvelerini teşkil edecek şekilde güney kısımda yeni bir dizi meydana getirmiş ve asıl höyük alanının sınırlarını da aşmıştır.”

“Osmanlıların fethettikleri bir yerde ilk olarak en büyük dini mâbed camiye tahvil edilirdi. Ancak uygun bir yapı yoksa yeni bir yapı inşa edilirdi. Genel olarak Cuma Camii olarak tahvil edilen veya inşa edilen bu yapı dini sembolün yanı sıra siyaseten de şehrin artık Müslümanların hâkimiyetine girdiğinin göstergesiydi. Bu yapının yanında genel olarak hamam da inşa edilerek temizliğe verilen önem gösterilirdi.”

“Turgutalp İnegöl’ü fethedince buraya yerleşmemekle birlikte; günümüzde Sinanbey Mahallesi olarak bilinen sahanın, tam ortasına bir zaviye tesis eylemiş. Bu zaviye ile birlikte dini ve sosyal ihtiyaçlar karşılanmıştır.

Bu dönemde zaviye kavramı misafirhaneli-mescid anlamında kullanılıyordu. Bu zaviyenin yeri günümüz Sinanbey (Arap) Camii civarıdır.”

“Sonra askeri eğitimlerin yapılacağı atış alanı tesis edilmiştir. Diğrihi Çayırı veya İrmyâz adı verilen bu yer Kasım Efendi Camii civarındadır.

Daha sonra da ticari faaliyetlerin yapılacağı, kervanların konup göçeceği bir ticaret bölgesi tesis edilmiştir ki Nakkarezen çiftliği denilen bu mahal de günümüzde İnegöl Kırcalı Camii ile İnegöl Kız Meslek Lisesinin bulunduğu alanlardır.”

“1727 yılında Küçük Cafer Paşa, Beylik hanını inşa ettirince burası Sinanbey Mahalle Mezarlığı olmuştur.”

“İslam devri şehirleri üçlü bir yapı teşkil ederdi. Cami, cami çevresindeki çarşı, ticarethaneler ve üçüncü olarak da çarşıdan sonra gelen yerleşim birimleri yani mahalleler.

Bu mahalleler dayanışmalı, komşuluk ilişkileri kuvvetli küçük toplumsal birimler halindeydiler.”

“İçten dışa doğru, merkezi büyük cami ve meydan, idare binaları, çarşılar, pazar yerleri, merkeze ulaştıran ana caddeler ikinci derecede caddelerle ayrılan mahalleler ve kabristan, harman yerleri, bağ, bahçeler şeklinde bir plan karşımıza çıkar.”

1299’da “İnegöl’ün fethinden sonra bu coğrafyaya yerleşen Osmanlılar, bu bölgelerde imar faaliyetine başlamış, İhtiyaçlar doğrultusunda çeşitli yapılar inşa etmişlerdir. Yıldırım Bayezid zamanı daha da artan imar faaliyetleri neticesinde Yıldırım (Cuma) Camii inşa edilmiştir.” (DEVAM EDECEK)

TURHAN ŞAHİN'İN "İNEGÖL BELEDİYELİ YILLAR" isimli eserinden düzenlenip yayına hazırlanmıştır.