TANZİMAT YILLARI İNEGÖL (1839-1879)

“XIX. yüzyılda sancak temelli idari sistemden eyalet temelli yapıya geçilmiştir. Anadolu Eyaleti içinde 15 sancaktan biri Hüdavendigâr’dı.

1832 yılında Bursa, Karahisar, Kütahya, Bilecik, Erdek, Biga Mutasarrıflıkları, merkezi Bursa olan Hüdavendigâr Eyaletine bağlıydı. 1865 yılına gelindiğinde eyalete bağlı birimler Bursa, Karesi, Kocaeli, Kütahya, Karahisar livalarıdır. İnegöl kazası Bursa livasına bağlıdır.”76

“Osmanlı Arşivlerinde yer alan 01444 numaralı İnegöl Nüfus Defteri’ne göre İnegöl’de 1836-1843 tarihlerinde 3 mahalle ve 42 köy bulunmaktaydı. Mahallelerde 436 hanede toplam 1.025 kişi yer almaktadır. Köylerde ise 1.930 hanede 5.054 kişi vardır. Defterde kaydedilmiş toplam kişi sayısı 6.079’dur. Buna göre nüfusun % 83’,1’i köylerde, % 16,9’u ise merkezde yaşamaktadır. Kadının toplam nüfusa dahil edilmesi ile İnegöl’de nüfusun 12.000’in üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.”77

“Yüzyıllar boyunca devam eden tarımsal üretime dayalı geçimlik iktisadi düzenin XIX. yüzyılda da değişmediği söylenebilir. Ahali verimli İnegöl ovasında yüzyıllar boyunca en önemli ekonomik faaliyet olarak tarımla uğraşmıştır. Yüzyılın ortalarında tarımsal gelirler içinde en önemli pay tarımsal üretime aittir. Bu kapsamda en çok üretilen ürün buğdaydır. Arpa, çavdar, alaf, mısır, nohut, darı mercimek ve burçak çok ekilen tahılları oluşturuyordu.”78

“Fakir ailelerin ekmek yapımında buğday yerine kullandığı çavdarın ekim alanı genellikle buğdayın yetişmediği, iklimin sert olduğu yerlerdi. Arpa ise hayvan yemi olarak tercih edilirdi. Sebze olarak susam, fasulye, pirinç, sarımsak, mısır, soğan, lahana, biber, patlıcan, kavun ve karpuz ekilirdi.”79

“Tarıma dayalı ekonominin hüküm sürdüğü XIX. yüzyılda Anadolu’daki diğer kazalarda olduğu gibi İnegöl’de de hayvancılık önemli bir ekonomik uğraş olup daha çok tarımsal üretimi destekleyici ve tamamlayıcı nitelik taşıdığı söylenebilir. Hayvancılık genel olarak büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvancılığı şeklindeydi. Bunun yanı sıra arıcılık ve ipek böcekçiliği de önem arz ediyordu.”80

“1844-1845 yıllarına ait emlak, arazi, hayvan ve bunlardan sağlanan gelirlerin kaydedildiği temettuat sayımlarına göre çiftçilik üretiminin ¾’lük kısmını bitkisel üretimden sağlanan kazanç oluşturmaktadır. Bitkisel üretim içindeki en önemli kalemin halkın temel besin maddesi olan buğday olduğu görülmektedir. Sebze ve bostan tarımından % 15,9 ve dut bahçesi ile üzüm

bağlarından elde edilen gelir % 7,4‘e ulaşmaktadır. Gelir kaynağı dağılımında en az pay ise % 3,4’lük dilimiyle hayvancılık sektörüne aittir.”81

“İnegöl kazasının önemli doğal kaynaklarından biri de zengin ormanlarıdır. Etrafı ormanlarla kaplı ilçede birçok kişi geçimini orman ürünlerinden sağlamaktaydı. Ormanları genel olarak meşe, çam, gürgen, kayın ağaçları oluşturuyordu. Orman içerisinde yirmiye yakın hızar bulunuyordu. Buralarda imal edilen tahta ve keresteler Bursa ve sahillerine gönderilirdi.”82

“Nakliyecilik, taşımacılık ve arabacılık yapan insan sayısı bir hayli fazlaydı. Taşımacılıkta kullanılan at, eşek ve öküz türü hayvanların çokluğu sektörün büyüklüğünü göstermektedir. Meslekleri tespit edilenlerden kereste, odun, çıra, kömür nakli ile uğraşanların sayısı 1.150 olup meslekler içindeki oranı % 50’ye ulaşmaktadır.”83

(Turhan Şahin’in, “İnegöl Belediyeli Yıllar” Kitabından)

Turhan ŞAHİN

DİPNOTLAR

76 Polat, a.g.t., s.35.

77 Uzer, a.g.t., s.187

78 Polat, a.g.t., s.217.

79 Polat, a.g.t., s.217.

80 Polat, a.g.t., s.244.

81 Polat, a.g.t., s.218.

82 Polat, a.g.t., s.254.

83 Polat, a.g.t., s.254.