VAY MIDIR?

Duman duman hasret çöktü içime,
Ardındayım geçit vermez dağların.
Hep niyetlensem de vuslat göçüme,
Sarmalında çırpınırım ağların.

Ay ve güneş birbirini kovalar,
Aydınlanır bütün dağlar ovalar.
Dert, karanlık gönüllere yuvalar.
Umut, kandilidir gönlü sağların.

Dertler okunur mu hal dillerinden?
Sezilir mi nemli mendillerinden?
Nur sızar mı gönül kandillerinden?
Aşk oduyla eridikçe yağların

Umutlar yeşerten mevsim bahar mı?
Bir ömre birden çok bahar sığar mı?
Tekrar ilkbahara dönüşü var mı?
Yaprağına gazel düşmüş bağların.

Ömür dediğin şey deli tay mıdır?
Hızla akıp giden hırçın çay mıdır?
Pişmanlıkla dilden çıkan vay mıdır?
Dönüşü yok akıp giden çağların.

23 Nisan 2024 Emin Yıldız

VERMEZ

Göründüğümden gencim, yanılır yaşlı sanan
Saçlarımdaki aklar yaşımı ele vermez
Gül dalında bülbülüm, göz yaşıyla ıslanan
Sırılsıklam sevdalar kokumu güle vermez

Gönül, derdine çare yok diye inanır da
Sessizliğimi gören beni dertsiz sanır da
İçimde fırtınalar, kavgalar yaşanır da
Bir hecesini dahi dudağa dile vermez

Deli gönül uslanmaz ne yapsam beyhudedir
Oysa ki ruhum sakin, mizacım asudedir
Gönlüm sanki nefsimin emrine amadedir
Beni bin derde salar, kendine çile vermez

Çetin bir esarettir nefsine teslim olmak
İmkansız kadar zorken, onda huzuru bulmak
Her canlının en doğal hakkıyken nefes almak
Şu nefsim, nefes alma hakkımı bile vermez

15 Ekim 2024 Emin Yıldız