Geçtiğimiz hafta yazdığım ‘İnegöl Mobilyacısının Süngerle İmtihanı’ başlıklı yazımı “Tabii ki süngerciyle de oturup konuşmak lazım, onları da dinlemek lazım. Bir sonraki yazıda onu da işlemeyi düşünüyorum” diyerek bitirmiştim.
Çarşamba günü de İnegöl’de sünger üretimi yapan Serra Sünger firmasının misafiri oldum. Yaklaşık 1 saat süren bir ziyaret oldu.
Firma sahibi Abdullah bey, şirket yöneticilerinden birkaç isim, hatta bir sünger bayii abimiz de oradaydı.
Anlattılar, 2025 Aralık ayının faturalarından bugünkü faturalarına, hatta özel mesajlaşmalarına kadar bir çok konuda gelinen noktayı anlattılar.
Ben 2009 yılında bu mesleğe başladığımdan beridir şunu yapmışımdır. Ortada bir iddia varsa, bir de bunun kendini anlatacak diğer tarafı vardır.
Mümkünse ikisinin görüşleri aynı haberde, yazıda, videoda vs.ne ise onda verilmelidir.
Ben de bu anlayışla süngercileri bir dinlemek istedim. Anladığım kadarıyla da; sizlerle paylaşacağım. Anladığım kadarıyla diyorum çünkü gerçekten karmaşık bir konu.
Ben Serra Sünger’deki arkadaşların ve Abdullah Bey’in anlattıklarını size aktarayım, takdiri de kamuoyuna bırakayım.
Poliüretan süngerin iki ana maddesi var: poliol ve izosiyanat. Bu ikisi karıştırılarak sünger imal ediliyor.
Şu an bu maddelere ulaşmak inanılmaz zor. Aralık ayında 100 olan olan bu hammaddenin fiyatları 200'e çıktı.
Ve çok ilginç, şu kriz ortamında size malı istediği kadar, istediği şartlarda, istediği fiyattan gönderebiliyor. Tam bir -işine gelirse- tarzı var.
Arz talep dengesi bozulmuş, tedarik zinciri bozulmuş.
Burada iki kritik soru var: Birincisi petrol fiyatları eski noktasına gelirse fiyatlar düşer mi? Bunun cevabı evet değil.
Nedenini sorduğumda aldığım cevap, evet bu ürünün hammaddesi petrol-gaz ve türevleri… Ancak fiyatın yukarı çıkması sadece petrol fiyatlarından kaynaklı değil. Doğal olarak düşmesi durumunda fiyatların geri gelme garantisi de yok.
İkinci sorum da bu hammadde Türkiye’de üretilemez mi? Onun da cevabı hayır.
2018 yılında “Kayseri OSB'den sünger hammadde üretim hamlesi” başlıklı bir haber var.
Bunun çalışması yapılmış ancak 8 senede adım atılamamış zira bu iş sanıldığı gibi kolay değil. Çok büyük rakipler var, bu tesisin kurulması milyarlarca dolar… Sadece kendime üreteyim deyip de kurulacak iş değil kısacası.
Yazımızı şöyle bitirelim. Sünger hadisesi mobilyacının canını sıkıyor. İç piyasada da ihracat anlamında da yüzü gülmeyen mobilyacı, hammaddeye gelen artışlardan bunaldı.
Doğal olarak daha fazla zam haberi duymak istemiyor. Öte yandan süngerci de bunu mobilyacılara sıkıntı olsun diye yapmıyorum, bana gelen hammadde de sürekli zamlanıyor diyor.
Mobilyacının feryadını geçen yazımda aktardım. Bugün de süngercinin cevabını paylaştım. Ben haklı haksız tarafında değilim. Kim haklı, kim haksız ona siz karar verin. Tek bir gerçek var İnegöl mobilyacısı zor şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor.
Cem Taşkıner