YEREL YÖNETİM


“Yerel Yönetim; belli bir coğrafi alanı temel alarak örgütlenmiş yerinden yönetim esaslı bir kurum türünü ifade eder. Yerel yönetimler vatandaşların yerel ve ortak nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kanunlar çerçevesinde kurulan ve karar organı halkın seçimi ile belirlenen, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir.” 1


“Yerel yönetimler bir ülkede demokratik olarak halkın kendisi ile ilgili kararları almada ve yönetime katılmada en fazla etkisini koyduğu birimlerdir. Bu bağlamda, yerel yönetimler bir ülkedeki demokratik gelişim süreçlerini ortaya çıkaran, yönlendiren ve bunların en yukarıdaki yönetim kademelerine ve parlamentoya kadar taşınmasına öncülük eden önemli bir işlevi yerine getirmektedir.”2


“Yerel yönetim; siyasal, hukuki bir kavram ve sosyal-idari bir kurum olarak geç ortaçağlar Avrupa’sı ürünüdür. Öz mali kaynaklarını kendi organlarının kararları doğrultusunda kullanan özerk mali idari yapı ve bu mali yapının tüzel kişilik kazanması yoluyla özgürleşmesi; gerçekte 12. Yüzyıl Avrupa’sında başlayan ve boyutları bugüne kadar uzanan bir tarihsel olgudur.”3


“Çağdaş yerel yönetim, sadece bir idari organizasyon biçimi değildir, en önemli öğesi siyasal katılma bilincidir. Yerel yönetim örgütünün yönetilenlerdeki bu bilinçle birlikte, merkezi hükümet karşısında var olması gerekir. Merkezi yönetiminde yerel yönetimin varlığını tanıması, hatta kaçınılmaz olduğunu düşünmesi diğer koşuldur. Osmanlı İmparatorluğu’nda bu anlamda modern Mahalli İdarenin kuruluşu Tanzimat Reformlarıyla söz konusu oldu.” 4


Güçlü bir yerel yönetimin varlığı, kentler ve köylerin bayındırlığını sağladığı gibi demokratik ve siyasal yaşama katılmayı destekler ve tabii ki yurttaşlık bilincini geliştirir.

“Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasası’nın ‘Mahalli İdareler’ başlıklı 127. Maddesinde ‘Mahalli İdareler il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları yine kanunda gösterilen seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir’ şeklinde ifade ediliyor. Belediyeler ise mahalli idarelerin en geniş kapsamlı organizasyonunu oluşturmaktadır.

BELEDİYE


Eski Yunan (cite) ve Roma (municipe) şehir tarzı bugünkü belediyecilik anlayışının temellerini teşkil eder. Fransızcadaki “municipalite” İngilizcedeki “municipality” Roma şehrini ifade eden “Municipe” (belediye) kökenlidir.


“Tanzimat’la birlikte kullanılan Belediye terimi, Mecelle-i Umur-i Belediye’de ortak menfaatler ve karşılıklı ihtiyaçların zorlaması ile bir beldede oturan halkın, beldelerine ve dolayısıyla kendilerine ait meseleleri, hükümetin kanunla belirttiği sınır ve sorumluluk dairesinde seçmiş oldukları vekilleri vasıtası ile halletmeleri şeklinde; Kamus-ı Türki’de ise bir şehrin umumi işleri ve sair ihtiyaçlarına bakan idare şeklinde tanımlanmaktadır.”6


Türk Dil Kurumuna göre Belediye; il, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremanetidir.


“Günümüzdeki anlamıyla belediye kent niteliği taşıyan bir yerleşim yerinde bireylerin ortak yerel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü, kamu tüzel kişiliğine sahip ve karar organları o yerleşim yerinde ikamet eden vatandaşlar tarafından seçimle oluşturulmuş yerel yönetim birimi olarak ifade edilmektedir.”7


“3 Nisan 1930 tarihli 1580 Sayılı Belediye Kanunu 1. Maddesinde Belediye’nin tanımı: Belediye; beldenin ve belde sakinlerinin mahalli mahiyette müşterek medeni ihtiyaçlarını tanzim ve tesviye ile mükellef hükmi bir şahsiyettir.”8


“3 Temmuz 2005 tarihinde kabul edilmiş olan 5393 sayılı Belediye Kanununun 3. Maddesi belediyeyi (Resmi Gazete 2005) Belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini ifade eder şeklinde tanımlamaktadır.”9


Avrupa’da Belediyecilikte önemli gelişmeler 18. Yüzyılın sonunda Fransız ve Sanayi Devrimi ile tarım toplumundan sanayi toplumuna geçmeye başlanmasıyla yaşandı. Kentlerin sanayinin merkezi olarak ortaya çıkması ve buralara köylerden yoğun göç olması yeni bir dönemin başlangıcıydı. 19. yüzyılda ise kentler yoğun nüfus, çarpık kentleşme, hava kirliliği, altyapı yetersizliği gibi sorunlarla karşılaştılar. Bu sorunların çözümüne yönelik arayışlar ve çabalar Avrupa Belediyeciliğini derinden etkiledi ve yerel yönetimlere bir anlam kazandırdı.


“Ülkemizin tarihinde modern belediyelerin kuruluşu, geleneğe dayalı özerk bir şehir yönetiminin evrimi sonucunda değil, doğrudan modernleşmeci bir bürokrasinin şehirlerin fizik ve hizmetler yönünden ıslahı amacıyla gerçekleşmiş bir reformdur. Zira Ortadoğu bölgesinin yöneticisi şehirde asayiş, ticaret ve ticarette de kalite ve fiyat denetimi gibi işlevlerini 19. Asır dünyasında ancak bu sayede devam ettirebileceğini görmüştür.

“Şehirlerin veya kırsal toplulukların idari-mali konularda özerk hareket etmeleri ve yönetim organlarını yerel toplulukların oluşturması gibi bir olgu, birçok ülkenin tarihinde olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğu’nda da ancak yakın zamanda başlamıştır.”11


Türkiye’de iki çeşit belediye bulunmaktadır. Bunlardan ilki tamamen 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre kurulan ve faaliyet gösteren il, ilçe ve belde belediyeleri, ikincisi ise yalnızca büyük kentlerde faaliyet gösteren ve farklı bir statüye sahip bulunan, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na göre kurulan büyükşehir belediyeleridir.

Belediye İdaresi, verilen hak ve imtiyazlarla birlikte sadece kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulan bir idari yapı kimliğinin ötesinde, beldede bazı kamusal hizmetlerin üretilmesinde söz sahibi olan, günlük yaşamın işleyişine yardımcı olan ve düzenleyen bir organizasyondur. Beldenin yönetimi için belediye üç temel organa sahiptir. Bu organlar; Belediye Meclisi, Belediye Encümeni ve Belediye Başkanıdır.

(Turhan Şahin’in, “İnegöl Belediyeli Yıllar” Kitabından)

Turhan ŞAHİN

Kaynak: gencgazete.net

1 Tarkan Oktay, Belediye Organları: Meclis, Encümen, Başkan, Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yay., İstanbul,
1.b, 2019, s.18.
2 Hikmet Çolak, Demokrat Parti Döneminde Yerel Seçimler, (Doktora Tezi), Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp
Tarihi Enstitüsü, 2013, s.IV.
3 İlber Ortaylı, Tanzimat Devrinde Osmanlı Mahalli İdareleri (1840-1880), TTK Yay., Ankara, 3.b., 2018, , s.1.
4 Ortaylı, a.g.e., s.15.
5 Selçuk Karabulak, Türk Kamu Yönetiminde Belediyecilik Tarihi, (Yüksek Lisan Tezi), İstanbul Aydın
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Mahalli
İdareler ve Yerinden Yönetim Bilim Dalı, 2013, s.5.
6 Yücel Öztürk, Kuruluşundan 1950’ye Kadar Bursa Belediyesi ve Hizmetleri, (Doktora Tezi), Erzurum: Atatürk
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, 2014, s.5.
7 Karabulak, a.g.t., s.6.
8 Nilgün Adıgüzel, Cumhuriyet Döneminde Belediyecilik (1923-1938), (Yüksek Lisan Tezi), Abant İzzet Baysal
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Türkiye Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı,
2010, s.36.
9 Karabulak, a.g.t., s.6.
10 Ortaylı, a.g.e., s.121.
11 Ortaylı, a.g.e., s.123.
12 Karabulak, a.g.t., s.6.