Ayrıca Kur'an-ı kerimde “Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.’’ (37/143-144) ifadesi, vahiy ile kurulan bağın sürekliliğinin bu dönüşümde belirleyici olduğunu göstermektedir. Bu da temasın derinliği ve devamlılığının psikolojik iyileşme sürecindeki kritik rolünü açıkça ortaya koymaktadır.
Bu süreç, Tablo 2’de ortaya konulan vahiy ile temasın psikolojik dönüşüm modelinin somut bir örneği olarak değerlendirilebilir. İlk aşamada Hz. Yunus’un vahiy ile teması, onun kriz anında yeniden ilahi referansa yönelmesiyle gerçekleşmektedir. Bu yöneliş, “Lâ ilâhe illâ ente…” (Enbiyâ, 21/87) duasında açıkça görülmekte olup, bireyin anlam üretim sürecine girişini ifade etmektedir.
İkinci aşamada bu temas, bireyin anlam çerçevesini yeniden kurmasına zemin hazırlamaktadır. Hz. Yunus’un duasında yer alan “ben zalimlerden oldum” ifadesi, onun yaşadığı durumu yeniden yorumladığını ve kendisini ilahi bir bağlam içerisinde konumlandırdığını göstermektedir. Bu durum, olayların rastlantısal değil, anlamlı bir bütünün parçası olarak kavranmaya başlandığını ortaya koymaktadır.
Üçüncü aşamada birey, yaşadığı krizi yeniden yorumlamaktadır. Hz. Yunus’un içinde bulunduğu durum, artık yalnızca bir cezalandırılma ya da çıkmaz olarak değil; bir farkındalık ve dönüşüm süreci olarak anlam kazanmaktadır. Bu yeniden yorumlama, psikolojik yükün niteliğini doğrudan değiştirmektedir.
Dördüncü aşamada içsel kontrol algısında belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Hz. Yunus’un duası, onun pasif bir çaresizlik durumundan çıkarak aktif bir bilinç ve sorumluluk düzeyine geçtiğini göstermektedir. Bu durum, bireyin kendisini yeniden konumlandırarak psikolojik olarak daha güçlü bir özne haline geldiğini ortaya koymaktadır.
Beşinci aşamada stres ve kaygı düzeyinde azalma meydana gelmektedir. Vahiy ile kurulan anlam temelli ilişki, belirsizliği azaltarak bireyin içsel yükünü hafifletmekte ve psikolojik dengeyi yeniden tesis etmektedir.
Son aşamada ise psikolojik iyi oluşun güçlendiği görülmektedir. Nitekim “Biz de onun duasını kabul ettik ve onu sıkıntıdan kurtardık…” (21/88) ifadesi, bu sürecin yalnızca dışsal bir kurtuluşla değil, aynı zamanda içsel bir iyileşme ile sonuçlandığını ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda Hz. Yunus örneği, vahiy ile temasın bireyin psikolojik yapısında aşamalı ve sistematik bir dönüşüm oluşturduğunu somut bir şekilde göstermektedir. Bu süreç, vahyin yalnızca anlam sunan bir kaynak değil, bu anlamın nasıl üretileceğini, nasıl yorumlanacağını ve nasıl içselleştirileceğini belirleyen kurucu bir mekanizma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Dolayısıyla vahiy, bireyin yaşadığı krizi ortadan kaldırmaktan ziyade, o krizi anlamlandırma biçimini dönüştürerek psikolojik iyileşmenin gerçek zeminini inşa etmektedir.
Ş. Betül DEĞİRMENCİ
İlahiyatçı & Yüksek Kimyager