KUR'AN OKUMANIN VE ÖĞRENMENİNGAYESİ

Kur'an nazım ve mana olarak inmiştir. Onun metni de manası da mucizedir. Bu yüzden doğru olarak metnini okumayı öğrenme yanında, Arapça dilini anlamaya çalışarak, bunu yapamıyorsak güvenilir meal ve tefsirlerden ondaki mesajı da anlamaya çalışmak gerekir.

Hz. Peygamber döneminde Kur'an-ı Kerimi öğretmek üzere Medine çevresine dağılan muallimler (kari'ler) okunuşu yanında, onun içindeki hükümleri, peygamber kıssalarını ve hikmetli öğütlerini de tebliğ ederler, başka bir deyimle Kur'an'ı öğretirken İslam'ı da tebliğ etmiş olurlardı.

Nitekim başlangıçta İslam'a ve Müslümanlara karşı düşmanca davranan Hz. Ömer'in iman etmesine, ablasının evinde okuduğu Taha Suresinin ilk ayetleri sebep olmuştur. O ayetlerde Allah'ın büyüklüğü, yerde ve gökte olanların hepsinin Allah'a ait olduğu, onun gizli açık her şeyi bildiği, en güzel isimlerin ona ait olduğu anlatılıyordu. Bunları dinleyen Ömer, Hz. Peygamber'in ve sahabenin toplu bulunduğu Erkam b. Ebi'l-Erkam'ın evine giderek Müslümanlığını ilan etmiştir.1

MERYEM SÜRESİ İMANA GETİRDİ

İslam'ın 5. yılında vuku bulan Habeşistan hicretiyle, Habeş Necaşisi'nin muhacirlere sahip çıkması da yine dinlediği Meryem Suresi'nin ilk 34 ayetinin etkisiyle olmuştur.

Çünkü bu ayetlerde; Zekeriya ve Yahya peygamberlerden söz ediliyor, Hz. Meryem'in İsa'yı babasız olarak nasıl dünyaya getirdiği, İsa'nın beşikteki konuşmaları, peygamber oluşu anlatıldıktan sonra "İşte, hakkında şüphe ettikleri Meryem oğlu İsa -gerçek söze göre- budur." Ayetine gelince, kral ve çevresindeki Hıristiyanlar gözyaşlarını tutamamış ve bu sözlerin Hz. Musa ve Hz. İsa'ya inenlerle aynı kaynaktan olduğunu söylemişlerdir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) de Kur'an'ın bu mana etkisini şöyle dile getirmiştir:

"Şüphesiz ki, ileride karanlık geceler gibi fitneler olacak. Ey Allah'ın Resulü Ondan kurtuluş nasıl olur? denildi. O buyurdu ki: Yüce Allah'ın kitabı ile. Onda sizden öncekilerini, sizden sonrakilerin haberleri ve sizinle ilgili hükümler vardır. O hak ile batılı ayıran ilahi bir kitaptır, bir eğlence aracı değildir. Onu böbürlenerek terk edenin Allah belini kırar. Kim doğru yolu ondan başkasında ararsa Allah onu sapıklığa düşürür. O, Allah'ın sağlam ipi ve apaçık nurudur. Hikmet dolu Kur'an'dır. Dosdoğru yoldur. Nefsani arzular onun sayesinde saptırmaz, görüşlerin dağılmamasına sebeptir. Alimler ona doymaz, Allah'tan korkarak günah işlemekten çekinenler, ondan usanmazlar. Onun ilmini bilen ileri gider. Onunla amel eden sevap kazanır. Onunla hükmeden adalet eder. Ona sımsıkı sarılan doğru yolu bulur."2

Nuh (a.s)'ın gemisinden söz eden bir ayette, "Biz onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?"3 buyurulur.

Aynı surede dört kez tekrarlanan, "Andolsun ki biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?"4 ayetleri, Kur'an okuma ve öğrenmekten maksadın, onu anlamak ve içindeki hükümlerle amel etmek olduğunu gösterir.

ÖNCEKİLERİN VE SONRAKİLERİN İLMİ

Aşağıdaki hadis-i şerifler mü'minleri Kur'an'ı anlayıp incelemeye teşvik etmektedir: "Kim öncekilerin ve sonrakilerin ilmini öğrenmek isterse Kur'an'ı incelesin."5

"Bu Kur'an'ı okuyunuz. Çünkü Yüce Allah size her bir harfi için on sevap verecektir. Şunu bilin ki ben size "Elif- Lam- Mim" bir harftir demiyorum. Fakat Elif bir harftir, Lam bir harftir, Mim bir harftir."6

SORU 2) "BAYANLARIN ADET GÜNLERİNDEKUR'AN OKUYUP OKUTMASI CAİZ MİDİR?"

Cevap:Kur'an-ı kerimde abdest ve boy abdestinden söz eden ayetin baş tarafında bulunan, "Ey iman edenler Siz namaz kılacağınız zaman.." ifadesi,

bu özel temizliğin namazla ilgili olduğunu gösterir. Kabe-i Muazzama tavafı da bir çeşit namaz hükmünde olduğu için abdest hali onda da gerekli görülmüştür.

Bunun dışında kalan mescide girme, Kur'an okuma veya Mushafa dokunma gibi konularda görüş ayrılıkları olmuştur.

Nitekim Kur'an'ın okuma adabından söz eden bir ayette, "Sen Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş olan şeytandan Allah'a sığın (yani euzü-besmele çek)."7 buyurulur.

Ancak besmelenin her surenin başında bir ayet olması ihtimali ve Hz. Peygamber'in her önemli işe başlarken besmeleyi tavsiye etmesi sebebiyle Kur'an okumaya euzü-besmele ile başlanılması ayrıca sünnet gereğidir.

Çoğunluk alimler, Kur'an'a abdestsiz, cünüp veya adetli kişinin dokunmasının ve onu okumasının caiz olmadığını söylerken dayandıkları delil, Vakıa suresindeki "Ona (Kur'an'a) ancak temiz olanlar dokunur." ayetidir.8

Onlar bu ayetteki "hüve=ona" zamirinin Kur'an'a gittiğini söylerken, İbn Hazm (ö.456/1063) ve bu görüşte olanlar zamirin, Kur'an'a değil, Levh-i Mahfuz'a gittiği görüşünü benimsemişlerdir. Çünkü bir önceki ayetlerde "Şüphe yok ki, o elbette şerefli bir Kur'an'dır, korunmuş bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) dır."9 ifadeleri, bu zamirin "korunmuş kitaba, yani Levh-i mahfuz"a ait olabileceğini göstermektedir.

Böyle olunca da, ayetteki "tertemiz olanlar" ifadesiyle melekler kastedilmiş olup, abdestsiz, cünüp ve adetli kişinin Kur'an'a dokunmasında bir sakınca bulunmaz.10

Diğer yandan İbn Hazm bu konuda Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Bizans İmparatoru Herakliyüs'e gönderdiği mektupta ayetin de bulunduğu,11 mektubun bir gayr-i müslime verildiği ve onun ayete dokunmasında bir sakınca görülmediği olayına dayanır.12

Hz. Ali'den rivayet edilen, "Nebi (s.a.v.) bize her durumda Kur'an okur ve okuturdu. Cünüplükten başka hiçbir şey buna engel olmazdı."13 hadisi de bu konuda önemli bir delildir.

ÖĞRENENLERE KOLAYLIK

Bu Kur'an ve sünnet delilleri dikkatlice incelendiğinde, öğrenme ve öğretme amacıyla, her durumda tefsir, hadis veya fıkıh kitaplarıyla meşgul olmak caiz olduğu gibi gibi, Kur'an ayetlerini kelime kelime öğretmede veya dua ve zikir niyetiyle Kur'an okumada da bir sakınca bulunmadığı sonucuna varılır.

İmam Malik'e göre öğrenme ve öğretme amacıyla adetli veya loğusa olan kadın Kur'an okuyabilir ve okutabilir. Çünkü cünüp derhal yıkanabilirken

adetli veya loğusa uzun süre yıkanamaz. Dayandıkları

delil istihsandır.14

Bu görüş, Kur'an-ı Kerim öğreten bayanlar için bir kolaylıktır.

Ebu Hanife'den bu konuda iki görüş nakledilmiştir. Ondan gelen bir rivayete göre, abdestsiz kişi, Kur'an'a el sürebilir ve okuyabilir. Bu görüş İbn Abbas,

Şa'bi vb. seleften gelmiştir. İkinci rivayete göre, abdestsiz kişi, sadece yazı olmayan dış kabuğuna el sürebilir, ama yine ezbere okuyabilir.15

Ancak şunu da belirtelim ki, bu görüş ayrılıklarından kaçınmak için, Kur'an'ı temiz ve abdestli olarak ele almak ve okumak, ona saygıyı belirten bir davranış sayıldığı için, ilk dönemlerden itibaren Müslümanların buna özen gösterdikleri görülür. Böyle bir davranışın, mü'minin ecrini ve feyzini artıracağında şüphe yoktur. Cenab-ı Hakk'ın, "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir."16 hadisiyle amel etmeyi nasip etmesini dileriz. Amin.


DİPNOTLAR:
1. Bk. İbn Sa'd, Tabakat, II, 268-269;

Süyuti, TArihu'l-Hulefa, Beyrut 1986,

124 vd.

2. Ahmed İbn Hanbel, Müsned, I, 91;

Darimi, Sünen, Fedailü'l-Kur'an, 1.

3. Kamer, 54/15.

4. Kamer, 54/17, 22, 32, 40.

5. Hindi, Kenzü'l-Ummal, I, H. No: 1982.

6. Darimi, Fedailü'l-Kur'an, 1.

7. Nahl, 16/98.

8. Vakıa, 56/ 79.

9. Vakıa, 56/77, 78.

10. bk. Muhalla, I, 81-84; Şevkani,

Neylü'l-Evtar, I, 243-245.

11. bk. Al-i İmran, 3/46.

12. İbn Rüşd, Bidaye, I, 81, 82.

13. İbn Mace, Tahare, 105, H.No: 593.

14. İbn Hazm, el-Muhalla, I, 78-80;

Zühayli, el-Fıkhu'l-İslami ve Edilletuh,

I, 380.

15. Kurtubi, Cami', XVII, 146, 147.

16. Buhari, Fazailü'Kur'an, 21.

.