Ahmet Taştan

Karantina Günlüğü-2

25 Mart 2020 / Çarşamba 10:46:33 | YAZARLAR | Ahmet Taştan

Bugünleri fırsata çevirip daha farklı çalışmalar yapmamızı tavsiye edenler de söz konusu. Bununla beraber özellikle dinine değer verenlerin ibadetlerini yerine getirmeye çalışan insanlara yönelik tavsiyeleri dikkatimizi çekiyor.

Toplumsal sağlık açısından cemaatle namaz kılmanın sakıncalı görüldüğü böyle bir zamanda, evinizde eşinizle çocuklarınızla cemaat yapabilir, namaz kılabilirsiniz tavsiyesi oldukça etkileyici.

Camiye giden ile gitmeyeni buluşturacak ev cemaatleri oluşabilir. Bunun yanında kitap okuma çalışmaları ciddi derecede insanı meşgul edebilir.

 Ayrıca evin temizliği ve düzeni hatta yemek yapma konusunda eşlerine yardım ederek aile bağlarının, sevgilerinin kuvvetlenmesine vesile olabilir.

Sanal aleme gömülmekten kendimizi ciddi bir gayretle kurtulmamız gerekir.  Çünkü "seyretme" eylemi "yapmak" gibi değildir. Bir işin "öznesi"olmak ile "nesnesi" olmak meselesidir bu.

Sıkıntılarımızın arka planında yatan sebep bedenimizin bir faaliyet göstermemesidir. Ne yapacağı konusunda fikri olmayanlar çabuk sıkılıyorlar. Bu bunalım ve sıkıntılı günleri ancak bir işle meşgul olarak atıbilir.

 Rahmetli babamın çok güzel sözünü bir kez daha hatırlayalım. "Ayağını sıcak tut, başını serin Kendine bir iş bul, düşünme derin." Bunu dedikten sonra rahmetli "iş insanı açar, kafadaki dertleri dağıtır" derdi.

Karantinanın ilk günü evinde çocuklarıyla tüm oyunları oynayıp sıkıldığını belirtenler vardı. "Oku, oku nereye kadar" diyen paylaşımlara hak vermek zorunda kaldım. Herkesin karakteri ve işi farklı olduğu halde şimdi birkaç eyleme takılıp kalıyoruz.

Aslında bu karantina günlüğü yazma kararı ciddi bir meşguliyet oluşturur. Herkesin bakış açısı da farklı olacağından keşfedilen yeni anlamlar derlenebilir.

Bakın insanlar bu günlerde neler icat ettiler. "150 imam bir doktor etmiyor" cümlesini söyleyip ortalığı ayağa kaldıranlardan tutun da sağlık çalışanlarına destek veren güzel insanlara kadar farklı yaklaşımlar söz konusu.

Burada büyük harflerle yazmak istediğim en büyük tespit şu. Türk milleti coronavirüse en güzel hazırlığı "Cumhurbaşkanlığı Başkanlık Sistemini" hayata geçirmekle başlamıştır.

Neden bunu söylüyorum? Bu kadar güzel, insanî olan pratik ve kapsamlı çalışmaların birlik ve beraberlik içinde icraata geçmesi bu yönetim sistemi ile ortaya çıkmıştır.

Bir akıl "insanı yaşat ki devlet yaşasın" felsefesi ile istişare edip tüm akıllara emirler vererek  bunca çalışmalar yapılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile gurur duyduğumu haykırmak isterim bir vatandaş olarak. Dert varsa derman da vardır. "Karantina  Günlük"ü buna şahit örneklerle bitirilebilir. Sonuçta milli bir mücadele bu

Tüm Yorumları Göster (0)