Özür sahibi kimselerin aldığı abdestin ne zamana kadar geçerli olduğu, özellikle sabah namazı vakti ve güneşin doğuşuyla birlikte merak edilen konular arasında yer alıyor.
Hanefî ve Mâlikî mezheplerine göre farklılık gösteren uygulamalar, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun açıklamasıyla netlik kazandı.

Hanefî Mezhebine Göre Sabah Abdesti Ne Zamana Kadar Geçerli?
Namaz Vaktinin Çıkması Abdesti Bozar
Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre, özür sahibinin abdesti namaz vaktinin çıkmasıyla bozulur. Buna göre sabah namazı için alınan abdest, sabah namazı vaktinin sona ermesi yani güneşin doğması ile geçerliliğini kaybeder.
Ancak sabah namazı vakti içinde özrün geçici olarak kesildiği bir anda abdest alınır ve henüz özür tekrar ortaya çıkmadan, ayrıca abdesti bozacak başka bir durum da meydana gelmeden güneş doğarsa, bu durumda namaz vaktinin çıkmasıyla abdest bozulmuş sayılmaz.

Güneş Doğduktan Sonra Alınan Abdestin Süresi
Özür sahibi kişi, güneş doğduktan sonra abdest almışsa ve abdesti bozacak başka bir durum gerçekleşmemişse, cuma namazı dâhil olmak üzere öğle namazı vaktinin sonuna kadar dilediği namazları bu abdestle kılabilir. Çünkü bu durumda yeni bir namaz vakti çıkmış değildir.
“Özür sahibinin abdesti Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre namaz vaktinin çıkması ile bozulur.”
Bu görüş, Merğînânî, el-Hidâye (1/34) ve Kâsânî, Bedâ’i (1/29) kaynaklarında da yer almaktadır.
Mâlikî Mezhebine Göre Özür Sahibinin Abdesti
Vakit Değil, Abdesti Bozan Fiil Esas Alınır
Mâlikî mezhebine göre ise özür sahibinin abdesti, namaz vaktinin girmesi veya çıkması ile değil; özür dışında abdesti bozan başka bir durumun meydana gelmesiyle bozulur.
Bu görüş İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid (1/41) ve Desûkî, Hâşiye (1/114-118) kaynaklarında yer almaktadır.
Zorluk Durumunda Mâlikî Görüşüyle Amel Edilebilir
Bir kimsede bulunan özür hâli, kişiyi ileri derecede sıkıntıya sokuyor ve her namaz vakti abdest alma konusunda ciddi zorluklara yol açıyorsa, bu durumda Mâlikî mezhebinin söz konusu görüşü ile amel edilebileceği ifade edilmiştir.
Özür Sahibi Kimseler İçin Abdest Hükümleri
-
Hanefî Mezhebi Genel Kuralı: Hanefîlerde tercih edilen görüşe göre, özür sahibinin abdesti namaz vaktinin çıkmasıyla bozulur. Yani alınan abdest, içinde bulunulan namaz vaktinin sonuna kadar geçerlidir.
-
Sabah Namazı Vakti: Sabah namazı için alınan abdest, güneşin doğmasıyla (vaktin çıkmasıyla) sona erer. Güneş doğduktan sonra bu abdestle namaz kılınamaz; yeniden abdest alınması gerekir.
-
İstisnai Bir Durum: Eğer kişi sabah namazı vakti içinde, özrünün (mazeretinin) geçici olarak durduğu bir anda abdest alırsa ve henüz mazereti tekrar nüksetmeden veya başka bir abdest bozucu hal yaşanmadan güneş doğarsa, bu kişinin abdesti vakit çıktı diye bozulmuş sayılmaz.
-
Kuşluk Vakti ve Öğle Namazı: Güneş doğduktan sonra (kerahet vakti çıktıktan sonra) alınan abdest, öğle namazı vaktinin sonuna kadar geçerlidir. Bu abdestle kuşluk namazı, kaza namazları ve hatta cuma namazı kılınabilir; çünkü güneşin doğuşu ile öğle vaktinin bitişi arasında yeni bir "vakit çıkma" durumu yaşanmaz.
-
Şâfiî Mezhebi Farkı: Şâfiîlere göre özür sahibi her farz namaz için ayrı bir abdest almalıdır. Hanefîlerdeki "vakit" esasının aksine, burada "namazın bizzat kendisi" esastır. Bir abdestle birden fazla farz namaz kılınamaz ama dilediği kadar nafile kılabilir.
-
Mâlikî Mezhebi Kolaylığı: Mâlikîlere göre özür (akıntı, sızıntı vb.) abdesti bozmaz. Abdesti ancak özrün dışındaki normal haller (uyumak, tuvalete çıkmak vb.) bozar. Eğer mazeret hali kişiyi çok zorluyorsa, kişi bu görüşle amel ederek vakit çıksa dahi abdestini koruyabilir.
-
Süreklilik Şartı: Bir kimsenin "özür sahibi" sayılabilmesi için, söz konusu mazeretin bir namaz vakti boyunca abdest alıp namaz kılacak kadar bile kesilmemesi gerekir. Sonraki her vakitte ise en az bir kez tekrarlaması yeterlidir.
Fıkhi Analiz ve Tavsiye
Mevcut bilgiler ışığında; eğer mazeretiniz sizi çok zorluyor ve her vakit giriş-çıkışında abdest tazelemek sağlık veya şartlar açısından ciddi külfet oluşturuyorsa, Mâlikî mezhebinin görüşü büyük bir ruhsat (kolaylık) sağlar.
Ancak normal şartlarda, ihtiyatlı davranmak adına Hanefî mezhebinin "vakit esaslı" görüşüne uymak ibadetin sıhhati açısından daha yaygın kabul gören bir yoldur. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!








