Karmaşık.. çok karmaşık.. epey karışık..
Çözemediğimiz problemler..
Havuz medya, işçi-asgari ücret, YAŞ problemleri..
Her on senede bir gömlek değiştiren adamlar
Ve değişmeyen tek şey değişimin kravatı..

Titrek.. çok titrek.. zangır zangır..
Themis’in terazi tutan pamuk eli..
Ve gözleri ayaklarının ucunda nemli..
Vicdanın her on yılda bir köşe değiştirmesi
Barutu, biberi,şeytanın neşesi..

Endişeli.. tedirgin.. hayli gergin..
Takke altında su torbası gözler..
Terleyen alın ve hastalıklı ciğerler..
Ciğersiz denilebilecek kadar hastalıklı olan
Oksijen alıp karbondioksit soluyanlar..

Yorgun argın yine kahve köşelerinde kasketli adamlar
Yine büyük bir satrancın adamı sayıyorlar kendilerini..
Adam yerine koyuyorlar yani
Dört yılda bir sayıldıkları gibi
Oyunu kendileri kuruyor gibi
Öyle dikkatli ve sessiz
Dinliyorlar tam da kıble tarafında konuşlanmış
Camdan bir kutudan gözükeni..
Candan bir adam bulmuşlar
Candan bir muhabbet
Ve cam keskinliğinde dalavere..

Kırık.. dökük.. paramparça..
Lazım olmadı hiç ama aratıyor gurur kendini..
Kuru bir oduna bağlanmış paçavra
Barışın adı olsun sırtımda babamın gömleği
Hadi barışalım..
Diplomasi oynayalım seninle şimdi
Büyüklerin oynadığı gibi..
Ver bana güvenini, vereyim sana herşeyimi..

Tam olmadı.. eksik oldu.. yarım kaldı..
İthal kalemle yazılan oyunlar
Barış ve kardeşlik türküleri..
Ve tükenmez oldu şimdi kulaktan dolma kalemler
Bermuda üçgeninde ebe olmak en zoru
Şeytanı bilinmeyenin denkleminde veri kabul etmek
Asilliği anakronizmin duvarlarında
Hoparlörlerin kulağında ciyaklamak..

Olmadı.. olduramadık..tutturamadık..
Dedelerimiz çıtayı çok yüksekte bırakmışlar maalesef
Biz işin içinden çıkamadık..
Belki de budur çocuklarımız için güzel olan
Çıta diye bir şey bırakmadık..