Ramazan ayında oruç tutamayan veya fitre verme yükümlülüğü bulunan Müslümanlar, fitresini verdiği gibi tutamadığı oruçların karşılığında da fidye öder.
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, oruç ibadetini yerine getiremeyecek durumda olan yaşlı ve kronik hastalar, tutamadıkları oruç yerine fidye veriyorlar.
Peki Fidye verme gücü olmayanlar ne yapacak?

Fidye Verme Gücü Olmayanlar Ne Yapmalı?
Yaşlılık veya iyileşme umudu olmayan hastalık gibi nedenlerle oruç tutamayacak durumda olanlar, maddi imkanları varsa, her bir gün için bir fakire fidye vermeli.
Bir fidye o seneki bir fitre miktarıdır. 2026 yılında belirlenen fitre miktarı 240 TL'dir. Bu aynı zamanda bir günlük orucun fidye miktarıdır.

İmkanı Olmayana Sorumluluk Yok
Ramazan ayı, yardımlaşma ve arınma ayıdır; ancak İslam dini "teklif-i mâ lâ yutâk" (güç yetirilemeyecek şeyle sorumlu tutmama) ilkesi üzerine kuruludur.
Fidye verecek gücü olmayanlar ise fidye vermekten sorumlu olmazlar. Fidyeden muaf olurlar. Peki fidyenin manevi sorumluluğundan kurtulmak için ne yapacaklar?
Bu durumda olanlar bol bol "Estağfirullah" diyerek istiğfar etmeli, Allah'tan bağışlanma dilemelidir.
Yine fidye ödeme durumu olmayanlara bol bol salavat getirmeleri tavsiye edilir. Kısaca "Allahümme salli ala seyyidine Muhammed" diyerek salavat getirmiş oluruz.

Din İşleri Yüksek Kurulu 'nun Açıklaması
Fidye verecek gücü olmayanlar için Din İşleri Yüksek Kurulu şu açıklamayı yaptı: "Fidye verecek gücü olmayanlar ise fidyeden sorumlu olmazlar. Ancak kasten tutmadıkları oruçların uhrevî sorumluluğunu taşırlar. Bu durumda olanların yapabileceği Cenâb-ı Hak’tan bağışlanma dilemektir."
Kimler Fitre Vermekle Yükümlüdür?
Aynı muafiyet fitre için de geçerlidir. Fitreyi imkanı olan verir. İmkanı olmayan fitre vermekten sorumlu değildir.

Kimler Fitre Vermelidir?
Ramazan Bayramı'na erişen ve temel ihtiyaçları ile bir yıllık borçlarının dışında nisab miktarı mala sahip olan Müslümanlar, kendileri ve velâyetleri altındaki kişiler için fitre vermekle yükümlüdürler.
Nisap miktarı; 80,18 gr. altın veya bu değerde mala sahip olmaktır.

Her Müslüman Fitre Vermeli
Şâfiî mezhebine göre ise, bayram günü ve gecesine yetecek kadar azığa sahip olan her Müslüman, zengin ya da fakir, fitre vermekle yükümlüdür.
Bir hurma da olsa kişi sadaka vermelidir. Kişi kendi adına ve küçük çocukları adına fitre verir.

Kimlerin Fitresini Vermek Zorunlu Değil?
Fıtır sadakasını, kişinin ana-babası, büyük çocukları, karısı, kardeşleri ve diğer yakınları için ödeme zorunluluğu yoktur.
Bunlar fitre vermekle kendileri sorumludur. Bununla birlikte, bu kişiler adına yapılan fitre ödemeleri de geçerlidir.

İslam Kolaylık Dinidir
Sonuç olarak: Fitre ve fidye verme imkanı olmayanın sorumluluğu yoktur.
Dinimiz kolaylık dinidir. Bu kişiler de farz ve sünnet ibadetleri yerine getirerek, zikir ve istiğfarda bulunarak, dua ederek, herkese selam vererek manevi sorumluluklarını yerine getirmiş olurlar.

İmkanı Olmayanlar İçin Fidye ve Fitre Rehberi
-
Mali Gücü Olmayana Sorumluluk Yoktur: İslam hukukunda ibadetlerin mali yükümlülükleri, kişinin "nisap miktarı" (temel ihtiyaçlar ve borçlar çıktıktan sonra 80.18 gr altın veya değerinde mal) varlığa sahip olmasına bağlıdır. Bu imkana sahip olmayan bir Müslüman, ne fitre (sadaka-i fıtır) ne de tutamadığı oruçlar için fidye vermekle yükümlüdür.
-
Manevi Telafi Yolları (Tövbe ve İstiğfar): Fidye veremeyecek kadar darda olan yaşlı veya hasta kimseler, bu mali eksikliği kalp huzuruyla telafi edebilirler. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun da belirttiği üzere, bu durumdaki kişiler bol bol istiğfar etmeli (Estağfirullah) ve Allah’ın rahmetine sığınmalıdır. Dua, mali imkansızlığın manevi anahtarıdır.
-
Salavat ve Zikirle Gönül Köprüsü: Maddi imkansızlık, sevap kapılarının kapandığı anlamına gelmez. "Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed" diyerek getirilen salavatlar ve çekilen zikirler, kişinin Ramazan bereketinden hissedar olmasını sağlar.
-
2026 Yılı Ölçüsü: 2026 yılı için belirlenen 240 TL'lik miktar, bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacını temsil eder. Hem fitre hem de bir günlük fidye miktarı bu rakam üzerinden hesaplanır. Ancak bu rakamı ödeyemeyecek durumda olanlar, dinen muaf sayılırlar.
-
Mezhepsel Farklılıklar ve Şafii Görüşü: Hanefi mezhebinde nisap miktarı mal şartı aranırken, Şafii mezhebinde ölçü daha hassastır. Şafii fıkhına göre, bayram günü ve gecesi için kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin asgari azığına sahip olan herkesin fitre vermesi gerekir. Bu, "en yoksulun bile paylaşmanın tadına varması" amacını taşır.
-
Kimler Kimden Sorumludur? Bir kimse bakmakla yükümlü olduğu küçük çocuklarının fitresini vermekle mükelleftir. Ancak eşi, anne-babası veya yetişkin çocukları zengin bile olsalar, onların fitresini verme zorunluluğu yoktur (isteyen onlar adına hediye niyetine verebilir).
-
Hastalığın İyileşmesi Durumu: Eğer bir kişi "iyileşme umudu olmadığı" için fidye vermiş ancak daha sonra sağlığına kavuşmuşsa, verdiği fidyeler sadaka sayılır ve o kişinin tutamadığı oruçları kaza etmesi gerekir. Hiç imkanı olmayıp fidye veremeyen kişi ise sağlığına kavuşursa sadece kaza ile mükelleftir.
-
İslam'ın Kolaylık İlkesi: Bakara Suresi 185. ayette buyurulduğu üzere: "Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez." Maddi durumu yetersiz olanların mahzun olmaması gerekir; zira dinimize göre samimi bir "Gülümsemek sadakadır", "Selam vermek sadakadır".
Maddi imkansızlık nedeniyle fidye ve fitre veremeyen bir Müslüman, dinen borçlu kalmaz. Onun "fidyedi" kalbiyle yaptığı dua, diliyle düşürmediği zikir ve halis niyetidir.

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!





