Kültürümüzde anne terliğinin anlamı çok önemlidir.

-Birincisi, anne terliği, bazen te'dip (edep vermek) için kullanılır.Burada anne kızdığı çocuğuna terliği fırlatırken genellikle korkutma amacıyla atar.Kaçmakta olan çocuğunun ya sağına yada soluna bilerek fırlatır.Çünkü amacı vurmak değildir.

-İkincisi yüreği yanan annenin çocuğuna zarar veren/vermek isteye attığı terliktir.Bu terlik füze gibidir ve hedefini şaşmaz.

Anne terliğinin önemini neden hatırlattık.

Malum bugünkü Dünyamızı iki seviyesiz, acımasız, zeka seviye numaraları ( İQ) ayakkabı numaralarından düşük iki katil ( Sarı Çiyan ve Siyonist Yahudi Maymun) yönetmektedir.

Bu iki 'ÇUKUR' ( Çünkü alçak bir zeminin de bir seviyesi vardır) 'Vur ' diyor vuruyorlar ' Dur' diyor duruyorlar.Adeta aklımızla ve varlığımızla alay ediyorlar.

Bu iki 'ÇUKUR' sanki " Biz sizin babanızız biz ne dersek o olur" pozisyonundalar.

Bu iki çukur istediği devletin başkanını sıradan bir suçlu gibi kelepçeleyip alıp götürüyor, istediği ülkeye " Gelirim haa!"diye tehdit edebiliyor ve istediği bir ülkenin başkanına utanmadan (bir Arap Ülkesinin başkanına) " Gel münasip yerimi öp" diyebiliyor.Tarihte belki bu kadar tutarsız iki anı birbirini tutmayan başka bir insan gelmiş mi bilmiyorum.

Tarih, tutarsız ve deli bir Roma kralından bahseder.Augustus Germanıcus Roma İmparatorluğu’nun üçüncü İmparatorudur. 37-41 yılları arasında imparatorluk yapmıştır ve takma adı Caligula’dır. Çok uçuk bir adamdı...

Etrafını küçük görür, iktidar gücünün doruğunda kendini tanrının yeryüzündeki gölgesi sanırdı. Yarattığı korku düzeninde kimse karşı çıkmaya cesaret edemezdi. Kendini öyle güçlü ve vazgeçilmez sayıyordu ki atı Incitatus’u mermerden bir ahırda besliyordu.

Atı halkından kıymetli ve önemliydi. Zulmü, ahlâksız yaşamı etrafını öylesine bezdirmişti ama hiç kimse karşı çıkma cesaretini gösteremiyordu. Kendisini öylesine güçlü görüyordu ki atı Incitatus’u Senato’ya Konsül yaptı ve kimse ağzını açıp itiraz edemedi.

Güçlüydü ama için için de korkuyordu. Korkusu yüzünden etrafında yüzlerce koruma ile gezerdi. İnsanların bir tahammül, bir dayanma sınırı olduğunu bilemedi ve daha uzun yıllar o dorukta gücünü kullanarak imparatorluğunu sürdürüceğini sandı.

En kuvvetli olduğu bir gün, topluma yaşattıklarına, yarattığı zulme dayanamayan muhafızları Caligula’yı hançerlerle delik deşik ettiler.

Neden Anne terliğini hayal ediyorum?Hani bilim insanları " Her şey hayal ile başlar" derler ya. Ben de beşer için zor ama Allah için kolay bir manzarayı hayal ediyorum.

Şöyle ki:Bu İKİ ÇUKUR ele geçirilmiş ,bir salona getirilmiş büyük bir kalabalığın önünde sahneye çıkarılmışlar. Sahnenin yanında da çocukları, eşleri,kardeşleri şehit olmuş Gazzeli anneler ellerinde terlik ile bekliyorlar.

Ayetin ifadesiyle "Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız". (Alak,15-16).

Anneler ellerinde terikle o yalancı,günahkar,katil suratlara vurmak için sıra bekliyorlar.

Öylesine vuruyorlar ki ayetin ifadesiyle "O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır..."(Ali İmran,106).

Ağaran annelerin yüzleri ve kararanlar da Sarı Çiyan ve Siyonist Yahudi Maymunun yüzü.

Daha bitmedi.Ve biri şöyle anons edecek bu yüzlere karşı "Bugün hükümranlık,mülk,güç, kuvvet kimindir? Elbette tek ve mutlak hükümran olan Allah'ındır!"(Mü' min,16). Neden olmasın? Allah isterse neden olmasın?

Şöyle ki: İnsan ancak bir vasıta ile denizde yolculuk yapabilir. Ama Allah isterse Denizi yarar ve yürüyerek karşıya geçirir ( Hz.Musa ve ordusu gibi). İnsan ancak bir anne ve babadan Dünyaya gelir. Ama Allah isterse annesiz ve babasız yaratır ( Hz.Adem gibi). İnsan ancak denize varıp gemisini yüzdürebilir.

Ama Allah isterse Denizi ayağına getirir ( Hz.Nuh gibi). Günümüz Müslümanlarına iş kalırsa bu iş yatar.Nasreddin Hocanın " Hırsız da hiç mi suç yok?" Dediği gibi bu iki 'ÇUKUR' un Dünyanın başına bela olmasında İslam Dünyasının hiç mi suçu yoktu?

Kur'an bize şöyle emretmiyor mu? " Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir" (Enfal,60).

Biz ne yaptık?Kur' an ve Sünnete karşı hurafeler uydurarak kendimizi de inandırmaya çalıştık. UNUTMAYIN: Allah'ın yardımı bütün ümitlerin kesildiği bir anda gelir.

Abdulvasih DURAN

Kaynak: gencgazete.net