Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, narenciye bahçesinin bakımında çalışan B.G.’nin işçilik alacaklarına ilişkin davada önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, tarım işi niteliğindeki çalışma nedeniyle uyuşmazlığa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek, işçinin ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanmasına karar verilmesi gerektiğini bildirdi.
B.G., ailesiyle birlikte cüzi bir ücret karşılığında narenciye bahçesindeki kulübede kaldı ve 8 yıl boyunca bahçenin bakımını yaptı. İşten çıkarılmasının ardından İş Mahkemesi’ne başvuran B.G., son 5 yıla ait ücretleri de dahil olmak üzere çeşitli işçilik alacaklarının kendisine ödenmediğini öne sürdü.
Davacı, hayvanların ve bahçenin bakımıyla ilgilendiğini, bahçedeki kulübenin işveren tarafından kendisine tahsis edildiğini ve sigortasız çalıştırıldığını ileri sürdü. Hak ettiği ücreti talep etmesi üzerine iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini iddia eden B.G.; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istedi.
Davalı bahçe sahibi ise B.G.’nin kulübede çok düşük bir kira karşılığında oturduğunu, taraflar arasında iş ilişkisi ve bağlılık unsurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etti.
İş Mahkemesi davayı reddetti. B.G.’nin istinaf başvurusunu da Bölge Adliye Mahkemesi kabul etmedi. Bunun üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne taşındı.
Yargıtay iş ilişkisinin varlığını kabul etti
Yargıtay kararında, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının B.G.’nin dava konusu işyerinde çalıştığını bildirdiğine dikkat çekildi. Tanık anlatımlarının, davacının çalışma karşılığında davalıya ait evde oturduğu yönündeki iddiasını doğruladığı belirtildi.
Kararda, dosya kapsamı ve tanık beyanları doğrultusunda taraflar arasında iş ilişkisinin bulunduğunun ve davacının davalıya ait işyerinde kesintisiz 5 yıl çalıştığının kabul edilmesi gerektiği ifade edildi.
Yargıtay, yapılan işin tarım işi niteliğinde olması nedeniyle uyuşmazlığa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda B.G.’nin kıdem tazminatı hakkının bulunmadığı, ancak ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği kaydedildi.
Ev kirası ücretten mahsup edilecek
Yüksek Mahkeme ayrıca, B.G.’nin çalışması karşılığında davalıya ait evde kaldığının anlaşıldığını belirtti. Buna göre çalışma süresi boyunca asgari ücret üzerinden hak kazanılan toplam ücret miktarından evin tespit edilecek kira bedelinin mahsup edilmesi gerektiğine hükmedildi.
Bu hesaplama sonucunda ödenmediği belirlenen ücret alacağı ile asgari geçim indirimi alacağının da hüküm altına alınması gerektiği ifade edildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararını ortadan kaldırarak İş Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verdi.





