Spor giyim sektörünün en köklü rekabetlerinden biri olan PUMA-adidas mücadelesinin temeli, Adolf “Adi” Dassler ile Rudolf Dassler kardeşlerin Almanya’nın Herzogenaurach kentindeki ortak ayakkabı işletmesinin bölünmesine dayanıyor. Rudolf Dassler 1948’de PUMA’nın bağımsız faaliyetini başlatırken, Adi Dassler adidas’ı 1949’da tescil ettirdi. Böylece aynı aileden çıkan iki şirket, yaklaşık 78 yıldır küresel spor endüstrisinde karşı karşıya geliyor.
İki kardeş arasındaki ayrılığın tek ve kesin nedeni ise doğrulanmış değil. II. Dünya Savaşı dönemindeki kişisel, ailevi ve ticari anlaşmazlıkların ilişkileri bozduğu yönünde farklı tarihsel anlatılar bulunuyor. Rudolf’un, Adi’nin kendisini Müttefiklere ihbar ettiğine inandığına ilişkin anlatımlar da mevcut ancak kardeşlerin kopuşunu yalnızca bu olaya bağlayan kesinleşmiş bir veri bulunmuyor.

İki dev marka aynı fabrikadan çıktı
Dassler kardeşler 1920’lerde Gebrüder Dassler Schuhfabrik adı altında spor ayakkabıları üretmeye başladı. Ortaklığın sona ermesinin ardından Rudolf kendi şirketini kurarak PUMA markasıyla yoluna devam etti. Adolf Dassler ise adının ve soyadının ilk bölümlerini birleştirerek “Adi + Das” formundan adidas markasını oluşturdu.
PUMA’nın kurumsal başlangıcı 1948’e, adidas’ın resmi tescili ise 1949’a uzanıyor. Bu nedenle iki marka arasındaki rekabetin başlangıcı 1948 olarak kabul edilebilirken, iki ayrı şirket yapısının tamamen ortaya çıkışı 1948-1949 döneminde gerçekleşti.
Her iki şirketin genel merkezi bugün de Herzogenaurach’ta bulunuyor.

Futbol rekabeti 1950’li yıllarda hızlandı
Rekabetin ilk önemli alanlarından biri futbol oldu.
PUMA, 1952’de piyasaya çıkardığı SUPER ATOM modelini dünyanın ilk vidalı kramponlarından biri olarak öne çıkardı. adidas ise 1954 Dünya Kupası’nda değiştirilebilir vidalı çivili futbol ayakkabılarının Batı Almanya’nın şampiyonluğu sırasında sağladığı görünürlükle öne çıktı.
İki anlatım farklı teknolojik ve tarihsel noktaları kapsıyor. PUMA’nın iddiası ürünün erken dönem vidalı krampon teknolojisine, adidas’ın anlatısı ise değiştirilebilir vidalı sistemin Dünya Kupası koşullarındaki kullanımına odaklanıyor.
PUMA, 1958’de Formstrip tasarımını marka kimliğinin temel parçalarından biri haline getirdi. adidas ise 1967’de Beckenbauer eşofmanıyla ayakkabı dışındaki ürün kategorilerine genişledi.
1970 yılında adidas TELSTAR, FIFA Dünya Kupası’nın ilk resmi maç topu olarak kullanıldı. Marka daha sonraki yıllarda Dünya Kupası ve futbol organizasyonlarıyla kurduğu ilişkiyi genişletti.

Spor kültürü sokak modasına taşındı
adidas açısından 1986’daki Run-D.M.C. ve “My Adidas” dönemi, spor giyim ile popüler kültürün birleşmesinde dikkat çeken dönüm noktalarından biri oldu.
Markanın üç çizgili kimliği futbolun yanı sıra hip-hop ve sokak modasıyla da ilişkilendirildi. Originals, Samba, Gazelle ve Superstar gibi modeller ilerleyen yıllarda performans ürünlerinin yanında lifestyle pazarının önemli parçalarına dönüştü.
PUMA ise marka kimliğini futbolun yanı sıra atletizm, sprint ve motor sporları üzerinden güçlendirdi.
Şirketin 2002’de Usain Bolt ile başlayan iş birliği, 2008 ve 2009 yıllarında küresel görünürlük kazandı. Bolt, PUMA ayakkabılarıyla 100 metre dünya rekorunu kırarken daha sonra 100 ve 200 metre rekorlarını geliştirdi.

2025 gelirlerinde adidas yaklaşık 3,4 kat büyük
İki markanın günümüzdeki finansal büyüklüğü eşit değil.
adidas, 2025 yılında 24,811 milyar euro gelir elde etti. PUMA’nın aynı dönemdeki geliri ise 7,296 milyar euro olarak gerçekleşti.
Bu verilere göre adidas’ın yıllık satış hacmi PUMA’nın yaklaşık 3,4 katına ulaştı.
2016-2025 döneminde adidas’ın geliri 18,48 milyar eurodan 24,81 milyar euroya yükseldi. Aynı dönemde PUMA’nın geliri yaklaşık 3,63 milyar eurodan 7,30 milyar euroya çıktı.
Başlangıç ve bitiş değerleri karşılaştırıldığında adidas’ın gelir artışı yaklaşık yüzde 34, PUMA’nınki ise yüzde 101 olarak hesaplanıyor. Ancak PUMA’nın 2025 yılında yaşadığı düşüş, önceki büyüme eğiliminin zayıfladığına işaret etti.
Kârlılık tarafındaki fark da dikkat çekti. adidas, 2023’te devam eden faaliyetlerinde 58 milyon euro zarar açıkladıktan sonra 2025’te yaklaşık 1,38 milyar euro net kâra ulaştı.
PUMA’da ise hissedarlara atfedilebilir sonuç, 2024’teki yaklaşık 282 milyon euro kârdan 2025’te 646 milyon euro zarara geriledi.

Çalışan sayısında da büyük fark var
2025 yıl sonu verilerine göre adidas’ın 64 bin 938 çalışanı bulunuyordu.
PUMA’nın yıllık raporundaki yıl sonu çalışan sayısı ise 18 bin 488 olarak kaydedildi. Şirketin 2026 tarihli kurumsal kariyer sayfasında yaklaşık 22 bin çalışan ifadesi de yer alıyor. Ancak ölçüm tarihi ve metodolojisi farklı olduğundan doğrudan karşılaştırmada 2025 yıl sonu rakamları esas alınıyor.

adidas futbolda daha geniş bir ekosisteme sahip
Futbol iki marka arasındaki rekabetin en görünür alanlarından biri olmaya devam ediyor.
adidas, 1970 TELSTAR’dan bu yana FIFA Dünya Kupası resmi maç toplarıyla güçlü bir bağ kurdu. Şirket, 2026 Dünya Kupası döneminde 20’den fazla futbol federasyonunun tedarikçisi olduğunu bildiriyor.
PUMA’nın futbol portföyünde ise Manchester City, AC Milan, Borussia Dortmund ve Portekiz gibi yüksek görünürlüklü takımlar ve federasyonlar bulunuyor.
PUMA ayrıca 2025-2026 sezonundan itibaren Premier League’in resmi maç topu tedarikçisi oldu.

Motor sporlarında PUMA'nın uzun yıllara dayanan varlığı var
Motor sporları PUMA’nın uzun süredir güçlü olduğu alanlardan biri.
Şirketin güncel portföyünde Ferrari, McLaren ve Aston Martin Formula 1 takımları yer alıyor. PUMA’nın Formula 1 ile yaptığı anlaşma, markaya pistlerde F1 ve takım taraftar ürünlerini satma hakları da sağladı.
adidas ise Formula 1 pazarına daha yakın tarihte girdi. Marka Mercedes-AMG Petronas ile ortaklık kurarken, 2026’dan itibaren Audi Formula 1 projesiyle de iş birliğine başladı.

Küresel pazar payında adidas önde
Aynı metodolojiyle hazırlanmış ve 2016-2025 döneminin tamamını kapsayan ücretsiz doğrulanabilir küresel spor giyim pazar payı serisi bulunmuyor.
GlobalData verilerinin Reuters tarafından aktarılan sonuçlarına göre adidas’ın küresel sportswear pazarındaki payı 2023’te yüzde 8,2 seviyesindeyken 2024’te yüzde 8,9’a yükseldi.
PUMA’nın payı ise aynı dönemde yaklaşık yüzde 3,4’ten yüzde 3,3’e geriledi.
Bu veriler 2024 itibarıyla adidas’ın payını artırdığını, PUMA’nın ise yataya yakın ve hafif gerileyen bir görünüm sergilediğini gösteriyor. Ancak yalnızca iki yıllık veri üzerinden uzun vadeli pazar payı eğilimi çıkarmak mümkün değil.

Üretimin büyük bölümü Asya’da yapılıyor
Her iki şirketin merkezi Almanya’da bulunmasına rağmen üretimin büyük kısmı bağımsız fason üreticiler aracılığıyla gerçekleştiriliyor.
adidas, 2025 yılında üretim hacminin yüzde 92’sini Asya’dan sağladı. Üretimde Vietnam yüzde 27, Endonezya yüzde 18 ve Çin yüzde 16 pay aldı.
PUMA ise 27 ülkedeki 141 bağımsız tedarikçiden ürün satın aldı. Şirketin üretim hacminin yüzde 95’i Asya kaynaklıydı.
PUMA’nın üretiminde Vietnam yüzde 29, Çin yüzde 23, Kamboçya yüzde 17 ve Bangladeş yüzde 9 paya sahipti.
adidas ayrıca bağımsız üretim ortaklarının yüzde 65’iyle en az 10 yıldır çalıştığını bildiriyor.

Çalışma koşulları tartışmaları da gündemde
Fason üretim modeli, iki şirket açısından işçi ücretleri, fazla mesai, örgütlenme özgürlüğü ve iş güvenliği başlıklarını da gündeme getiriyor.
Clean Clothes Campaign’in 2019 yılında yayımladığı araştırmada hem adidas hem PUMA, üretimde yaşam ücreti ödendiğine ilişkin yeterli kanıt sunamadığı ileri sürülen şirketler arasında gösterildi.
2022’de bazı sivil toplum kuruluşları adidas tedarik zincirlerindeki ücretler ve sendikal haklarla ilgili protestolar düzenledi. Söz konusu değerlendirmeler sivil toplum kuruluşlarının iddiaları niteliğinde olup mahkemece verilmiş genel bir ihlal hükmü anlamına gelmiyor.
adidas, 2025 raporunda ücret, zorla çalıştırma, çocuk işçiliği, örgütlenme özgürlüğü ve iş güvenliğini temel insan hakları riskleri arasında sıraladı. Şirket, tedarik zincirinde uluslararası çalışma standartlarına uyulmayan vakaların ortaya çıkabildiğini de bildirdi.
PUMA ise asgari ücretin eksiksiz ödenmemesini “sıfır tolerans” kapsamındaki konular arasında değerlendiriyor ve 2030’a kadar ana fabrikalarda yaşam ücretine doğru ilerleme hedeflediğini belirtiyor.

adidas performans ile lifestyle'ı birleştiriyor
adidas’ın güncel ürün stratejisinde performans sporları ile günlük kullanım ürünleri aynı yapı içerisinde ilerliyor.
Adizero gibi performans serilerinin yanında Originals, Samba, Gazelle ve Superstar markanın lifestyle tarafında öne çıkıyor. Bad Bunny, Pharrell ve Wales Bonner gibi isimlerle gerçekleştirilen iş birlikleri de spor ürünlerinin sokak modasıyla buluşmasında kullanılıyor.
PUMA ise futbol, koşu, hız ve motor sporlarını sportstyle ürünleriyle birleştiren bir strateji izliyor.
Şirket yönetimi 2025 yılında markanın fazla ticari hale geldiğini belirterek daha seçici dağıtım, daha güçlü ürün hikâyeleri ve marka talebini yükseltmeyi amaçlayan bir yeniden yapılanma sürecine girdi.

Koşu teknolojilerinde rekabet sürüyor
Teknoloji tarafında adidas’ın Adizero yarış ayakkabıları ve yeni üretim yöntemleri öne çıkarken, PUMA NITRO köpük teknolojisi, ULTRA futbol ayakkabıları ve hafif performans malzemelerine ağırlık veriyor.
PUMA, 2026 yılında NITRO teknolojisinin yeni nesli için Shincell ile teknoloji ortaklığı yaptığını duyurdu.
İki marka sürdürülebilirlik alanında da farklı projeler yürütüyor.
PUMA’nın RE:FIBRE programı kapsamında 2024-2025 sezonundan itibaren resmi replika futbol formalarının büyük bölümünde plastik şişeler yerine ağırlıklı olarak tekstil atığından elde edilen ham maddeler kullanılmaya başlandı.
adidas ise tedarikçilerde enerji dönüşümü, daha düşük karbonlu üretim süreçleri, geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir malzemeler ile tekstilden tekstile geri dönüştürülmüş polyester ürünlerin ölçeklenmesine odaklanıyor.

PUMA Group'ta Cobra Golf ve stichd de bulunuyor
İki şirketin portföy yapıları da birbirinden farklı.
PUMA Group bünyesinde PUMA’nın yanı sıra Cobra Golf ve stichd bulunuyor.
adidas ise 2006 yılında satın aldığı Reebok’u 28 Şubat 2022’de Authentic Brands Group’a devretti. Originals, TERREX ve Y-3 gibi isimler ise bağımsız şirketler değil, adidas markasının ürün ve marka mimarisi içerisinde yer alıyor.

2026'da adidas büyürken PUMA geçiş yılı yaşıyor
24 Eylül 2026 itibarıyla iki şirketin finansal görünümü de birbirinden ayrılıyor.
adidas’ın 2026 ikinci çeyrek satışları 6,7 milyar euroya ulaşırken performans kategorisindeki büyüme yüzde 39 olarak açıklandı.
Şirket yönetimi 2026 yılı için kur etkisinden arındırılmış yüzde 9-10 satış büyümesi ve yaklaşık 2,3 milyar euro faaliyet kârı bekliyor.
PUMA ise 2026’yı bir “geçiş yılı” olarak tanımlıyor. Şirket, yıl genelinde düşük ila orta tek haneli satış gerilemesi ile 50 milyon euro ile 150 milyon euro arasında faaliyet zararı öngörüyor.

ANTA Sports PUMA'nın yüzde 29,06 hissesi için anlaşma yaptı
PUMA açısından 2026’nın önemli gelişmelerinden biri Çin merkezli ANTA Sports’un yatırım kararı oldu.
ANTA, Ocak 2026’da Artémis’ten PUMA’nın yüzde 29,06 hissesini satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıkladı.
PUMA’nın Şubat 2026 tarihli açıklamasında işlemin bazı ön koşullara tabi olduğu belirtildi. Kaynak metinde nihai kapanışın doğrulandığı birincil bir bilgi bulunmadığı için işlemin tamamlanma durumu kesinleşmiş kabul edilmiyor.

PUMA-adidas rekabeti hangi alanlarda devam edecek?
İki şirket arasındaki rekabetin önümüzdeki dönemde özellikle koşu teknolojileri, futbol, kadın sporları, lifestyle sneaker modelleri ve Çin ile Asya pazarlarında yoğunlaşması bekleniyor.
adidas için retro modellerdeki talebin normalleşmesi ile tedarik zinciri ve jeopolitik gelişmeler izlenen başlıklar arasında bulunuyor.
PUMA’nın ise yeniden daha premium bir marka konumuna ulaşmaya çalışırken satış hacmi ve toptancı ilişkilerindeki dengeyi koruması önem taşıyor.
PUMA ile adidas, aynı aile şirketinden doğmuş olmalarına rağmen bugün ölçek, finansal performans, sponsorluk yapısı ve ürün stratejisinde farklı noktalarda bulunuyor. Yaklaşık sekiz on yıla yaklaşan rekabet, kardeşler arasındaki anlaşmazlıktan çıkarak milyarlarca euroluk küresel spor endüstrisinin en uzun soluklu marka mücadelelerinden birine dönüştü.





