Evet…Gazze,Kudüs ve Filistin bizim neyimiz
oluyor?
Burada yaşayanlar kim?
Burada yaşayanların ve burada
yaşananların bizlere yüklediği bir sorumluluk
var mı?
Filistin’de anne olmak,Ermenistan’da
anne olmak,Küba’da anne olmak arasında
hiçbir fark yoktur,bütün annelerin
acısı ortaktır.Filistindeki annelerin acısı
insanlığın acısıdır.
Yeryüzünün en saf insanlığını içinde
barındıran çocuklar, Filistin’de çocuklar
paramparça…
Evet ,bütün bu olup bitenlere karşı
kendimden başlayarak ,bütün insanlığa
soruyorum
İnsan olmamız Filistin de neyi gerektirir?
Müslüman’ız diyorsak ,özelde Müslüman
olmamız Filistin de neyi gerektirir?
Bir sızı yeter mi vicdanımızı rahatlatmaya?
20 yıl önceydi .Mustafa Ruhi Şirin’in
bir şiirinde Lübnan’lı bir çocuğun savaş
dehşeti içinde annesine seslenişi vardı
“Küçük çocukları da küçük mermilerle mi
öldürüyorlar anne?”çığlığı hiç kulağımdan
gitmedi.
İnsan ve Müslüman olarak yaşama bilincine
erdim ereli bir Filistin sızısı ,bir
Gazze acısı ve Mescid-i Aksa zafiyeti
içinde oldum.Yaptığımsa kocaman bir
hiç…
Müslümanlardan ve Müslüman ülkelerden
bi haber , evrensel hukuk bilincine
erenlerde ise Filistin konusunda İsrail’i
haklı çıkartırcasına bir çifte standart …
Evrensel hukuk standartları sanki
Müslüman için özelde ,Filistinliler için
geçerli değilmiş gibi…
Gizliden gizliye “Müslüman insan
değildir.”tavrı…
Ölen çocuklar mıdır?,ağlayan anneler
midir?,tarumar olan Filistin
midir?Gerçekten olan bundan öte…
Ölen insanlık , bizde ki Müslümanlık ve
vicdan…
Dua’nın ilki çabadır,sığınmaktır.
Müslüman’ın ömrü insanadır,insanlığadır,
hakkadır.Hakla maalesef
tanışamadık.
Hak mevzuunda hukukçu olarak bile
az şey biliyoruz.Bu kadar az vakıfiyetimiz
ancak acılarmızı çoğalttı.
İnsan olma bilincine varmadan
Müslüman olma bilincine varmayı çıkmaz
sokaklarda yürümek olarak yaşadık.
Adem Turan’ın Gazze çalışması olan
“Şairlerin Gazze’si,Geride Kalanların
Türküsü”kitabı 2008 yılında yine bir İsrail’in
Filistin katliamı sonrasında Filistin
için çıkmıştı.Kitabın tamamını okudum.
Yüz şair’in çığlığını hissettim ,paylaştım.
Kendi çığlığımızı duymamış olmalıyız ki
Filistin’de dram 2014’tede devam ediyor.
Filistin konusunda yazar rahmetli Cahit
Zarifoğlu Müslümanların mesuliyetini
“Filistin bir sınav kağıdı,her mümin kulun
önünde.”diye ifade etmiş.Bunu 1980’lerde
söylüyor.Kaç nesil sınıfta kaldı bilmiyorum.
Evet bizde sınıfta kalan nesillerdeniz.
En acısı Müslümanlık sınıfta kalmış kabul
edilecek ya da öyle algılatılacak ya
da öyle algılatılmaya çalışıyoruz.Bizim
acziyetimiz yüzünden dinimizi değersizleştirme
çabaları…
Sıkıntılarımızın sebebini kendimizde
değil dinimizde aratma acziyetine
düşürecekler bizi.
Mescid-i Aksa’da İsrail’in askerleri
denetiminde Allah’ın huzuruna durmak?
Gerçekten biz neyin acısını taşıyoruz.
Çağdaş Müslüman dörtlemesi dediğimiz
servet,şehvet,miktar ve iktidar hırsı
Müslümanlığımızla nasıl bir arada tuttuğumuzu
bende algılayamıyorum.
Evet,Filistin ateş altında ,biz mübarek
Ramazan ayında iftar gösterilerindeyiz…
Evet ,Filistin kan ağlıyor ,biz sınıfta
kalıyoruz.Dünyanın en uzun hüznü
yağıyor,yorgun ve yenilmiş insanlığımızın
üzerine”Erdem Beyazıt.