Prostat kanseri özellikle ilerleyen yaşlarda daha sık görülürken, erken dönemde belirti vermeyebiliyor. Tanı sürecinde kullanılan PSA testi, prostat MR’ı ve mikro ultrason önemli rol oynuyor.

Mikro ultrason ise yüksek çözünürlüklü görüntüleme özelliği ve işlem sırasında gerçek zamanlı görüntü sunması nedeniyle son yıllarda dikkat çekiyor.

Hasta-1

PSA Normal Olsa Bile Risk Bitmiyor

PSA testi prostat kanseri araştırmasında önemli bir araç olsa da tek başına kesin sonuç vermiyor. PSA değerinin yüksek olması her zaman kanser anlamına gelmediği gibi, normal olması da hastalığı tamamen dışlamıyor.

Bu nedenle sonuçlar yaş, aile öyküsü, muayene ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendiriliyor.

Prostat MR’ı Tanıda Önemli

Prostat MR’ı, şüpheli bölgelerin belirlenmesi ve biyopsinin daha hedefli yapılması açısından önemli bir yöntem. Ancak MR her şüpheli alanı kesin olarak göstermeyebiliyor.

Bu noktada mikro ultrason, bazı hastalarda MR’a destek olabilecek bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

Mikro Ultrason

Mikro Ultrason Nasıl Avantaj Sağlıyor?

Mikro ultrason, klasik ultrasona göre daha yüksek çözünürlüklü görüntüler sunuyor. Doktorun prostat dokusundaki bazı küçük farklılıkları daha ayrıntılı değerlendirmesine yardımcı olabiliyor.

En önemli özelliklerinden biri ise görüntünün işlem sırasında gerçek zamanlı olarak alınabilmesi. Böylece şüpheli görülen bölgelere hedefli biyopsi yapılması mümkün olabiliyor.

MR’ın Yerini Mi Alacak?

Hayır. Mikro ultrason şu an için MR’ın tamamen yerine geçen bir yöntem olarak değerlendirilmemeli. Araştırmalar, iki yöntemin bazı durumlarda farklı şüpheli bölgeleri gösterebildiğini ortaya koyuyor.

2025 yılında yayımlanan OPTIMUM çalışmasında da mikro ultrason eşliğinde yapılan biyopsilerin MR eşliğindeki biyopsilerle karşılaştırılabilir sonuçlar verdiği bildirildi. Hangi yöntemin kullanılacağı ise hastanın durumuna göre doktor tarafından belirleniyor.

Kontrolleri İhmal Etmeyin

Prostat kanseri erken dönemde belirti vermeyebildiği için özellikle risk grubundaki erkeklerin düzenli kontrollerini yaptırması önem taşıyor. Ailede prostat kanseri öyküsü bulunan kişilerde kontroller daha erken yaşta gündeme gelebiliyor.

İdrar yapmada zorlanma, idrar akışında zayıflama, gece sık idrara kalkma veya idrarda ve menide kan görülmesi gibi şikayetlerde üroloji uzmanına başvurulması gerekiyor. Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmese de nedeninin araştırılması önemlidir.

Erken tanı, prostat kanserinde uygun tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesini sağlayabilir. PSA sonuçlarının ise doktor değerlendirmesi olmadan yorumlanmaması gerekiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ