Kilo vermekte zorlanmak her zaman fazla yemekle açıklanabilecek bir durum değil. Hormonlar, genetik yapı, uyku, stres, kullanılan ilaçlar ve metabolik sorunlar kilo kontrolünü doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle aynı diyeti uygulayan iki kişinin aynı sonucu alması da mümkün olmayabiliyor.
İnsülin Direnci Ve Tiroid Etkili Olabilir
İnsülin direnci, özellikle karın bölgesinde yağlanma ve metabolik sorunlarla birlikte görülebiliyor. Ancak insülin direncini tek başına kilo verememenin nedeni olarak görmek doğru değil.
Tiroid hormonlarının düşük olması, yani hipotiroidi de metabolizmayı yavaşlatıp kilo artışına katkıda bulunabiliyor. Fakat tiroid hastalığının kilo üzerindeki etkisi çoğu zaman sanıldığı kadar büyük değil. Gerekli durumlarda TSH başta olmak üzere uygun testlerle değerlendirme yapılması gerekiyor.
Stres Ve Uyku Düzeni De Önemli
Uzun süreli stres, iştahı ve yeme alışkanlıklarını değiştirebilir. Özellikle stres dönemlerinde yüksek kalorili yiyeceklere yönelme ve hareketin azalması kilo vermeyi zorlaştırabilir.
Benzer şekilde yetersiz veya düzensiz uyku da iştah kontrolünü ve kilo yönetimini olumsuz etkileyebilir.
Vücudun Açlık Sistemi Kilo Vermeyi Zorlaştırabilir
Leptin ve ghrelin gibi hormonlar, beynin iştah ve tokluk merkezleriyle birlikte vücudun ne zaman acıkacağını ve doyacağını düzenler.
Kilo verildikçe vücudun kaybedilen kiloyu geri kazanmak için iştahı artıran biyolojik tepkiler oluşturması mümkün. Bu nedenle obeziteyi yalnızca “az ye, çok hareket et” şeklinde değerlendirmek her zaman yeterli olmayabilir.
Genetik Yatkınlık Da Rol Oynuyor
Bazı insanların kilo almaya daha yatkın olmasında genetik faktörlerin payı bulunuyor. Genler; iştah, tokluk, enerji harcaması ve yağların vücutta nasıl depolandığı gibi birçok süreci etkileyebiliyor.
Özellikle çocukluk veya gençlik döneminden itibaren başlayan ciddi kilo problemi ve ailede benzer öykü bulunması genetik yatkınlık açısından değerlendirilebilir.
PKOS Kilo Vermeyi Zorlaştırabilir
Kadınlarda görülen polikistik over sendromu (PKOS); adet düzensizliği, insülin direnci, kilo artışı ve hormon değişiklikleriyle birlikte seyredebilir. Bu nedenle PKOS bulunan kişilerde kilo yönetiminin kişiye özel planlanması önem taşıyor.
Zayıflama İğneleri Herkese Uygun Değil
Son yıllarda kullanılan kilo verme ilaçları iştah ve tokluk mekanizmalarını etkileyerek kilo kaybına yardımcı olabiliyor. Ancak bu ilaçların herkes tarafından kullanılması doğru değil.
Tedavi kararı; kişinin vücut kitle indeksi, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve genel sağlık durumu değerlendirilerek doktor tarafından verilmelidir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
Düzenli beslenme ve fiziksel aktiviteye rağmen kilo veremiyorsanız, kısa sürede açıklanamayan kilo artışı yaşıyorsanız veya verdiğiniz kiloları sürekli geri alıyorsanız altta yatan nedenlerin araştırılması faydalı olabilir.
Özellikle adet düzensizliği, aşırı tüylenme, sürekli halsizlik, belirgin karın yağlanması, diyabet veya tiroid sorunları gibi başka belirtiler de varsa endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanına başvurulabilir.






