Sultan Abdülhamide Kızıl Sultan diyerek Avrupalı ağzıyla konuşanların onun o karışık dönemde 33 yıl Osmanlıyı nasıl ayakta tuttuğunu unutmuş görünüyorlar. Evet onun zamanında ülke toprak kaybetti ama o İsrail gibi bir çıbanbaşı devletinin kurulmasını 50 yıl geciktirdiğini ve uyguladığı akıllı politika ile Balkanları Kafkasları ve özellikle de Orta doğuda asayişi nasıl sağladığını unutuyorlar.
Yine onun zamanında kaybolan toprakların kaç katı toprakların 7-8 yıl gibi kısa sürede İttihat ve Terakki tarafından elden çıkarıldığı ve kala kala elimizde bir Anadolu topraklarının kaldığını unutuyorlar. Osmanlı ne zaman ki Balkanlardan Kafkaslardan ve bilhassa Orta doğudan çekildikten sonra bu Topraklarda huzur sağlanamadı. Bu her geçen gün artarak devam etmektedir.
Sultan Vahdetine gelince her şeyi bir kalemde silerek onu tamamen vatan haini ilan etmek ona yapılan en büyük hakarettir. Onu bu şekilde davranmaya o günün memleket şartları zorlamıştır. Onu savunmak gibi bir gayemiz yoktur ama ona biraz da haksızlık yapılmaktadır. Ona kızıp bütün Osmanlıya düşman olmak tamamen bir densizliktir. Biz Atatürküde Vahdettini de seviyoruz.
O hain denen Vahdettin Atatürkün Samsuna çıkması için teşvik eden kolaylık gösteren ona bütün şartları hazırlayan bir kişidir. Yine o ülkeyi terk ederken isteseydi hazineyi tamamen yanında götürür bir kuruş bile bırakmazdı ama o gurbet ellerde yoksulluk içinde ölmüş birçok alacaklılar cenazesine bile el koymuşlardı. Hem Atatürk Samsuna çıktıktan sonra onu İstanbul’a geri çağıran ve hatta idama mahkûm eden Vahdettin değil İstanbul’u işgal eden İngilizlerdir.
Rahmetli Ecevit Vahdettin hain miydi değil miydi sorusuna şu cevabı vermiştir.- Bu konular tarihçiler tarafından daha ayrıntılı olarak incelenmesi gerekir diyerek devamla şöyle konuşmuştur. İncelenecek çok şey var İstanbul un işgali sırasında ordusu yokken doğru dürüst bir devlet mekanizması yokken, ayrıca birbiriyle kavgalı politikacılar ortalığı kasıp kavururken, bir aciz kişi değil bir dahi olsa İstanbul da bir şey yapamazdı.
Atatürk İstanbul’dan uzaklaşarak yapmak istediklerini yapabildi. Vahdettinin Mustafa Kemale bir düşmanlığı olduğunu aklımdan bile geçirmem. Herhalde Vahdettin –Aman şu Osmanlı Devleti yılıksında ben de kurtulayım diye hareket etmedi.600 yıllık devletin çöküntüsü Vahdetinin omuzlarına yükleniyordu.
Bu dayanılacak bir ıstırap değil. İstanbul’dan ayrılıp Avrupa ülkelerine gittikten sonra kısa bir sürede bütün malı mülkü elinden gitmiştir. O kadar ki yakınları cenazesini hastaneden kaçırmak zorunda kalmışlardır. Bazı başka ülkelerde ki gibi devleti de soymamıştır.
O bir hain değildir. Bazı hoş olmayan şeyleri mecburen yapmıştır. Ayrıca tarihçi Murat Bardakçı da şöyle demiştir.-Atatürk ün Samsun yolculuğu Sultan Vahdettin önderliğinde Osmanlı Devletinin hazırladığı çok ciddi bir operasyondur.
Günümüzde her sıkıştığı anda Atatürk e sarılarak sözde Atatürkçü geçinen ve koca Osmanlıyı bir Vahdettin hainliğiyle düşünüp değerlendiren ve Osmanlı düşmanlığı yapanların belki bir kere bile Atatürkün en büyük eseri Nutuku okumadıklarını sanıyorum. Ben iki defa Nutuku okumuş bir kişi olarak bu konuda herkesle medyada, basında, TV de her yerde tartışmaya hazırım. Ne mutlu Türküm diyene.
Sağlık ve esenlik dileklerimle.
ASLAN TORUN